-Hz. Peygamber (sav) buyurdular ki: "Sizi (ticari olmayan) atın ve kölenin zekatından affettim, öyle ise gümüş paralannızın zekatını verin. Bunun her kırk dirhemine bir dirhem vereceksiniz. Ancak yüz doksan dirheme zekat düşmez, ikiyüz dirheme ulaştı mı beş dirhem verilecektir."

Tirmizi, Zekat 3, (620); Ebu Davud, Zekat 4, (1574); Nesai, Zekat 18, (5, 37)

<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=2 width="100%" border=0><TBODY><TR bgColor=#ffffff><TD colSpan=2>-Hz. Ebu Bekir es-Sıddik (ra) kendisini Bahreyn'e gönderdiği zaman ona şu gelecek talimatı yazılı olarak vermiş ve altını da Resulullah (sav)'ın mührü ile mühürlemişti. Mühüre nakşedilen yazı üç satır halinde idi. Bir satırda Muhammed, bir satırda Resul, bir satırda da Allah yazılı idi. Mektup şöyle idi: "Bismillahirrahmanirrahim. Bu, Resulullah (sav)'ın müslümanlara farz kıldığı ve Allah'ın da Resulüne emretmiş olduğu zekat farizasıdır. Müslümanlardan her kimden bu, usulünce taleb edilirse, derhal vermelidir. Kimden de belirtilenden fazlası istenirse vermesin: 1) 24 ve daha aşağı miktardaki deve için koyun olarak vacib zekat, her beş devede bir koyundur. 2) 25'e ulaştı mı, 35'e kadar, dişi bir bintu mehaz (ikinci seneye basan dişi deve); eğer bintu mehaz yoksa, bir ibnu lebun (ikisine basan erkek deve). 3) 36'ya ulaştı mı 45'e kadar, bir dişi bintu lebun (üç yaşına basan dişi deve). 4) 46'ya ulaştı mı 60'a kadar, erkek devenin aşacağı bir dişi deve (Tarükatu'l-fahl). 5) 61'e ulaştı mı 75'e kadar, bir ceza'a (beş yaşına basan bir deve). 6) 70'e ulaştı mı 90'a kadar iki bintu lebun. 7) 91'e ulaştı mı 120'ye kadar, erkek devenin aşacağı iki hıkka (dördüne basan deve). 8) 120'yi aşınca, her kırk için bir bintu lebun. 9) Her 50'de, bir hıkka. 10) Sadece 4 devesi olana zekat düşmez, sahibi nafile olarak verirse o başka. 11) 5 devesi olana bir koyun düşer. 12) Koyunun zekatı saime olanlardan alınır. (Saime kırda otlatılan hayvana denir.) Saime koyun 40'a ulaştı mı 120'ye kadar, bir koyun alınır, 13) 120'yi geçti mi 200'e kadar, iki koyun alınır. 14) 200'ü geçti mi 300'e kadar, üç koyun alınır. 15) 300'ü geçti mi her yüz koyunda bir koyun alınır. 16) Adamın saime koyunları 40'tan bir eksik olsa ona zekat düşmez. Sahibi (nafile olarak) kendiliğinden verirse o başka. 17) Zekat korkusuyla, müteferriklerin araları birleştirilmez, birleşik olanlar da ayrılmazlar. 18) İki ortağın malından alınan zekatta her ikisi de adalet üzere birbirlerine müracaat ederler. 19) Zekat olarak çok yaşlı, ayıplı ve (koç, teke gibi) döl hayvanı verilmez, zekat memuru kabul ederse o başka. 20) (İki yüz dirhemlik) gümüşte, onda birin dörtte biri (yani kırkta bir miktarı) zekat vacibtir. 21) Gümüş miktarı 190 dirhemse, 200 dirhemden az olursa zekat yoktur. Sahibi verirse o başka. 22) Kimin deve sayışı, zekat olarak bir ceza'a vermeyi gerektiren miktarı bulur ve fakat sürüsünde ceza'a olmaz da hıkka olursa, bu kimseden hıkka kabul edilir ve buna, adama kolay geldiği takdirde iki koyun eklenir veya yirmi dirhem eklenir. 23) Kimin zekat olarak hıkka vermesi gerekir ve fakat sürüsünde hıkka olmaz ceza'a olursa, adamdan ceza'a kabul edilir, zekat memuru ona yirmi dirhem veya iki koyun verir. 24) Kimin zekat olarak hıkka vermesi gerekir, fakat sürüde hıkka değil bintu lebun olursa adamdan bintu lebun kabul edilir, kendisine iki koyun veya yirmi dirhem verilir. 25) Kimin zekat olarak bintu lebun vermesi gerekir, ancak bintu lebun'u yok, hıkka'sı varsa kendisinden hıkka kabul edilir, zekat memuru kendisine ayrıca yirmi dirhem veya iki koyun öder. 26) Kimin zekat olarak bintu lebun ödemesi gerekir, fakat bintu lebun'u olmaz, bintu mehaz'ı olursa, ondan bintu mehaz kabul edilir, ancak yirmi dirhem veya iki koyun daha verir. 27) Kimin zekat olarak bintu mehaz vermesi gerekir, fakat bintu mehaz'ı olmaz, bintu lebun'u olursa kendisinden bintu lebun kabul edilir, zekat memuru yirmi dirhem veya iki koyun verir. 28) Eğer adamın münasip şekilde bintu mehazı yoksa, ibnu lebun'u varsa, bu ondan kabul edilir, beraberinde bir ödeme gerekmez." </TD></TR><TR bgColor=#ffffff><TD colSpan=2>
Buhari, Zekat 33, 34, 35, 37, 38, 39, 40, Şirket 2, Hiyel 3; Ebu Davud, Zekat 4, (1667); Nesai, Zeka

-Salim, babası Abdullah İbnu Ömer'den naklen anlatıyor: Resulullah (sav) (mallardan alınması gereken) zekatların miktarını belirten bir kitap yazmıştı. Amillerine göndermeden vefat etti. Resulullah onu kılıncına yakın olarak asmıştı. Hz. Ebu Bekir (ra), ölünceye kadar onunla amel etti. Sonra Hz. Ömer (ra) de ölünceye kadar onunla amel etti. Bu kitapta şunlar yazılı idi: DEVELER: 1) 5 devenin zekatı 1 koyundur. 2) 10 devenin zekatı 2 koyundur. 3) 15 devenin zekatı 3 koyundur. 4) 20 devenin zekatı 4 koyundur. 5) 25'e ulaştı mı 35'e kadar, zekat bir bintu mehaz'dır. 6) 36'ya ulaştı mı 45'e kadar, zekat bir ibnu lebun'dur 7) 46'ya ulaştı mı 60'a kadar, zekat bir hıkka'dır. 8) 61'e ulaştı mı 75'e kadar, zekat bir ceza'a'dır. 9) 76'ya ulaştı mı 90'a kadar, zekat 2 ibnetu lebun'dur. 10) 91 'e ulaştı mı 120'ye kadar, zekat 2 hıkka'dır. 11) Deve 120'den fazla ise zekat her elliye bir hıkka; her kırka bir ibnetu lebun zekat gerekir. KOYUNA GELİNCE 12) 40'a ulaşınca 120 koyuna kadar zekatı 1 koyundur. 13) 121 'e ulaşınca 200 koyuna kadar zekatı 2 koyundur. 14) 201'e ulaşınca 300 koyuna kadar zekatı 3 koyundur. 15) 300'ü aştı mı her 100 koyuna bir koyun zekat düşer, yüzden aşağıda kalan küsurata zekat düşmez. 16) Zekat korkusuyla müctemi (birleşik) olanlar ayrılmaz, müteferrik (ayrı) olanlar da birleştirilmez. 17) İki ortağın malından alınan zekatta, her ikisi de adalet üzere birbirlerine müracaat ederler. 18) Zekat olarak, çok yaşlı ve ayıplı olan hayvan alınmaz. 19) Zühri der ki: "Zekatı almak üzere memur geldiği vakit, koyunlar üç sınıfa ayrılır: Üçte biri kötü, üçte biri iyi, üçte biri de vasat. Zekat memuru, zekat payını vasat kısmından alır." Zühri, sığırdan bahsetmez.

Tirmizi, Zekat 4, (621); Ebu Davud, Zekat 4, (1568, 1569, 1570); İbnu Mace, Zekat 9, (1798)

<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=2 width="100%" border=0><TBODY><TR bgColor=#ffffff><TD colSpan=2>-Resulullah (sav) buyurdular ki: "Her otuz sığır için erkek veya dişi bir tebi' zekat verilir. Her kırk sığır için de bir müsinne zekat verilir." </TD></TR><TR bgColor=#ffffff><TD colSpan=2>
Tirmizi, Zekat 6, (622)

-Hz. Ömer (ra) kendisini zekat tahsildarı olarak göndermişti. Gittiği yerde kuzuları halkın addedip, sayıya dahil etmedi. Kendisine: "Kuzuları bizden sayıp, onlardan bir şey almıyor musun?" dediler. (Medine'ye geri dönüp) Hz. Ömer (ra)'e uğrayınca, durumu ona anlattı. Hz. Ömer: "Evet kuzuyu onlara iade edersin, çoban onu götürür, tahsildar almaz. Eküle (denen hususi şekilde kesip, yemek için beslenmiş) olanı, Rübba (denip sütü için evde beslenmekte) olanı, Mahız (denen hamile) olanı, (teke koç gibi) döl alınan davarı zekat olarak almaz. Ceza'ayı (beş yaşına basmış deve), seniyye'yi (altı yasma basmış deve) alır. Bu, davarın iyisi ile düşüğü arasında orta halli olanıdır."

Muvatta, Zekat 26, (1, 265)

<TABLE cellSpacing=0 cellPadding=2 width="100%" border=0><TBODY><TR bgColor=#ffffff><TD colSpan=2>-Resulullah (sav) buyurdular ki: "İslam'da ne (zekatı) ayağa getirme, ne (zekat için) uzağa gitme, ne de şiğar (mehre bedel nikahlama) vardır." </TD></TR><TR bgColor=#ffffff><TD colSpan=2>
Nesai, Nikah 60, (6, 111)



</TD></TR></TBODY></TABLE>

</TD></TR></TBODY></TABLE>


</TD></TR></TBODY></TABLE>