[​IMG]

500 kadar gaspçı Siyonist dün gece (24 Şubat Çarşamba) onlarca askeri aracın eşliğinde dini ayin yapacakları iddiasıyla Nablus’ta bulunan Hz. Yusuf mezarını bastı. Mezara bitişik okulu tahrip eden gaspçı Siyonistler bugün sabaha kadar bölgede kalıp, bölgeyi çöp alanına çevirdikten sonra duvarlara Filistinliler aleyhinde sloganlar yazdılar.

Filistinli vatandaşlar, Siyonistlerin bu şekilde Hz. Yusuf mezarını ziyaret (!) etmelerinin arkasında Ramallah yönetimiyle işgal hükümeti arasında gaspçıların buraya tekrar gelmelerini kolaylaştıran gizli bir anlaşmanın olabileceğinden endişe ediyorlar. Gaspçıların bu şekilde ellerini ve kollarını sallayarak bölgeye gelip, burada taşkınlık yapmaları ve onların gelişlerine Ramallah yönetiminin itiraz etmemesi böyle gizli ve sinsi bir anlaşmanın olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Birkaç ay önce de gaspçı Siyonistler Hz. Yusuf’a ait mezarın bulunduğu yere gelip yerleşmek için bir hareket kurmuş, bu hareket gayri meşru Ramallah yönetiminin suskunluğundan istifade ederek, buraya gelişleri organize etmeye başlamıştı.

150 tarihi eseri daha gasp etmeyi planlıyorlar

Kudüs ve mukaddes mekânları korumayı amaçlayan İslam ve Hıristiyanlık Teşkilatı, Siyonist işgal yönetiminin aralarında Mescidi Aksa ve Kıyamet Kilisesi'nin de olduğu 150 tarihi eseri daha Yahudilerin tarihi eserleri iddiasıyla "ulusal tarihi eserler" listesine almayı planladığını duyurdu.

Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan teşkilat şunları ifade etti: “Liste son derece gizli tutuluyor ve bu liste Siyonist Başbakan Benyamin Netanyahu’nun bürosuyla tamamıyla irtibatlıdır. Bu liste çok tehlikeli bir listedir. Bu liste işgal hükümetinin buradaki bütün tarihi eserlere karşı savaş başlattığını gösteriyor. Savaşın amacı ise, Kudüs’teki bütün tarihi eserlerin İslamî ve Hristiyan kimliğini yok edip, Yahudileştirilmelerini kolaylaştırmaktır.”

Siyonist işgal hükümetinin bu listeyi UNESCO’ya bağlı Uluslararası Tarihi Eserler Komisyonunun önümüzdeki Ekim ayında yapacağı toplantıya sunmayı planladığının belirtildiği açıklama şu ifadelerle devam etti: "Hâlbuki bazı eski sinagogların dışında Filistin topraklarında Yahudiliğe ait tarihi eser yoktur. 16. asırdan öncesine kadar Yahudilikle bir alakası olmayan Burak (ağlama) duvarını bile kendilerine mal etmeye çalışıyorlar. 17. asırdan önce buranın Yahudilere ait bir ibadet yeri olduğunu tarihi belgeler kabul etmiyor.”

Kudüs’ü kışlaya dönüştürdüler

Siyonist işgal yönetiminin İslami mukaddes mekânlara yönelik başlattığı savaşa karşı bugün yapılacak olası gösterileri önlemek için, işgal polisinin bugün (26 Şubat Cuma) sabah erken saatlerden itibaren Kudüs’e yığınak yapıp şehri adeta kışlaya dönüştürdüğü ve şehrin giriş çıkışlarıyla ana caddelerini kontrol altında tuttukları belirtiliyor.

Görgü şahitleri, olası protesto gösterilerini ve yürüyüşleri engellemek için işgal polisiyle sınır muhafızlarına bağlı güçlerin şehrin eksi bölümüyle, Babu’l-Âmud ve Mescidi Aksa’ya giden girişlerde yığınak yaptıklarına dikkat çektiler.

Kaynaklar işgal ordusunun, Siyonist hükümetin el-Halil’de Hz. İbrahim Camisi ile Beytlaham’da Bilal bn. Ebi Rebah Camisini ulusal tarihi eserler listesine almasına kızan Filistinlilerin gösteri yapıp çatışmalara girmelerinden korktuğunu ifade ediyorlar.

İşgal hükümetinin aldığı bu haksız karar üzerine el-Halil halkı beş gündür intifada günlerini hatırlatan eylemler yaparken, Batı Yaka’nın diğer şehirlerinde de o yoğunlukta olmasa da benzer protesto gösterileri devam ediyor.

Kaynak: Filistinhaber.com/tr