Sadakallahul azim demek(bidaattir)

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Bi-CiHadina tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. s.muhammed

    s.muhammed Islam-TR Üyesi

      
    Şimdilik şunuda yazıp çıkıyorum.

    Şüphesiz bildiğiniz gibi, namazdan sonra "musafahalaşıp, Allah kabul etsin" diye cemaatin birbirine temennide bulunması ilim ehlince BİDAT sayılmıştır.

    Sizin getirdiğiniz kaideye göre bu sözün bidat olmaması gerekmekte. Son sorum, namazdan SONRA Allah kabul etsin demek kötü birşey mi? yada SİZE göre bidat değil mi?

    İşteyim, inşaallah akşam konuşuruz bu konuyu.
  2. Tevhid-Dini

    Tevhid-Dini Islam-TR Üyesi

    sözlerinle çelişiyorsun, Sadakallahul-azim demenin neresinde dine birşey eklemek var?
    Musahaflaşmak değil de Allah'ın Kabul etmesini temenni etmenin neresi yanlış? Bu bir duadır.
  3. Abdullah Yusuf

    Abdullah Yusuf İyi Bilinen Üye Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    bu bahsi geçen alimler kimlerdir suud selefileri ise 3-5 alim toplanıp ıttıfak edıyor sonra bunu ummet dıye gururlanarak soyluyorlar

    2. soruna gelınce Dua bidat olmaz

    not : ben akşam da sabahta cedelı sevmem benım gorusum bu ıster kabul ıster red edersın

    selametle
  4. ibnikayyim

    ibnikayyim Islam-TR Üyesi

    gereksiz yere cedelleşmeyin ebu yusuf akhi bu sadece türkiyede uygulanan bir amel ve kalıplaşmış artık...olmaz ise olmaz hale gelmiş ve kuran gibi tilavet edilerek okunuyor....ben bu konuda bişey söylemekten çekiniyorum lakin bidat dediğim zamanda üzerime bir vebal alacağımı düşünmüyorum....
  5. Abdullah Yusuf

    Abdullah Yusuf İyi Bilinen Üye Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    tr de ınsanların bunu yapması bıdat olması ıcın yeterlı yani !!! o zaman teravıhın cemaatle kılınmasında da bıd'at dıyorsun tr de ınsanlar cemaatle teravıh kılıyor

    inşaAllah mutedil olmaya gayret gosterelım kavramları karıştırmayalım kişi istediği gibi dua edebılır ( meşru dua )

    hakkında bir nass olmadığı ve kurallaştırılmadığı muddetce yapılabılır

    Allahu aelem
  6. s.muhammed

    s.muhammed Islam-TR Üyesi


    Sizler duadan kastın ne olduğunu anlamayacak kadar ilimsizsiniz. Allah'tan birşey talep etmek için yapılan duanın yanında, onu övmek, ona hamd etmek, onu takdis, tesbih etmek gibi duaların varlığından habersiniz.

    İ-S-L-A-M;

    İmam Şafii acaba Suud Selefisi mi? Sen şayet Şafii'nin fıkhından zerre pay sahibi olsaydın Şafii'nin fıkhında da namazdan sonra Allah kabul etsin temennilerinin bidatlerden sayıldığına muttali olacaktın.

    ebu_yusuf; Dua da bidat olmaz demek! SAna üst sağ köşedeki arama butonunu gösteriyorum. Orada bir arat bakalım dua da bidat var mıymış yok muymuş!

    Dua da bidat yok diyen cahillere tek bir örnek göstereyim; Allah'ım felanın hakkı için bana ver! Bu dua bidat değilse Allah beni affetsin.

    Demişsin ki cedeli sevmem, arkadaş sen usul bilmeden zaten "ben" fikriyle ilimsizliğini dökmüşsün ortaya cedele bundan daha büyük davet mi olur?(!)

    _____________

    TERAVİH NAMAZININ CEMAATLE KILINMASINA BİDAT DİYEN CAHİLİ CÜHELAYA REDDİYE (!)
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu; "Kim, îmân ederek ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan gecelerini ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır."
    Bu hadisi buhari ve muslim rivayet ettiler.

    Yine Nebi sallallahu aleyhi ve sellem; "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:
    Kim, terâvih namazını sonuna kadar imamla birlikte kılarsa, ona geceyi ibâdetle geçirmiş olmanın sevabı yazılır." Buyurmuştur. İmam Ahmed b. Hanbel bu hadisle amel ederek, imamla namazı bitirmeden ayrılmazdı.

    Abdurrahman b. Avf, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den şu sözü nakletmiştir:
    "Şüphesiz Allah -azze ve celle- size Ramazan orucunu farz kıldı. Ben de size onun gece kılınan namazını sünnet kıldım."

    Soru:
    Ramazan geceleri kılınan namazın cemaatle edâsının meşruluğu nedir?
    Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in terâvih namazında cemaate devam etmemesinin sebebi nedir?
    Cevap:
    Hamd, yalnızca Allah'adır.
    Ebu Muhammed İbn-i Kudâme "el-Muğni" adlı kitabında şöyle demiştir:
    Ebu Abdillah’a (İmam Ahmed'e) göre bu namazı cemaatle kılmak tercih edilmiştir.
    Yusuf b. Musa’nın rivâyetinde o şöyle demiştir:
    "Terâvihi cemaatle kılmak daha fazîletlidir. Kendisine uyulan bir kimse olur da bu namazı evinde kılarsa, insanların ona uymalarından endişe ederim. namazı kolaylaştırır.
    Nitekim Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den şöyle buyurduğu rivâyet edilmiştir:
    "Benden sonraki iki kişiye uyun."
    Ömer’den -Allah ondan râzı olsun-, bu namazı cemaatle kıldığı bildirilmiştir.
    el-Müzeni, İbn-i el-Hakem ve Ebu Hanife’nin ashâbından bazı âlimler de bu görüştedirler.
    Ahmed şöyle demiştir:
    "Cabir, Ali ve Abdullah bu namazı cemaatle kılarlardı."
    Bu konuda Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'den gelen merfu hadis ise Müslim’in sahihinde Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet edilmiştir.


    O şöyle demiştir:
    "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece mescitte namaz kıldı, insanlar da onunla birlikte namaz kıldılar. Sonra ertesi gün yine namaz kıldı, insanlar çoğaldılar. Sonra insanlar üçüncü veya dördüncü gün de toplandılar, fakat Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- onların yanına çıkmadı. Sabah olunca şöyle buyurdu:
    -Yaptığınızı gördüm. Sadece bu namazın üzerinize farz kılınacağından korktuğum için yanınıza çıkmadım."
    Bu olay Ramazan'da olmuştu.
    Ebu Hureyre’den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-Ramazanda bir gece mescide çıktı. Mescidin bir tarafında bir grubu namaz kılarken görünce:
    Kim bunlar? diye sordu.

    Denildi ki:
    Bunlar ezbere Kur’an bilmediklerinden dolayı Ubeyy b. Ka'b onlara namaz kıldırdığı kimselerdir.
    Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
    -Ne güzel yapıyorlar. Davranışları isabetli ve doğrudur."
    Müslim, Âişe’den -Allah ondan râzı olsun- şöyle rivâyet etmiştir:
    "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gece yarısı dışarı çıktı. Mescitte namaz kıldı. İnsanlar da onunla birlikte namaz kıldılar. Sabahleyin insanlar bunu konuşuyorlardı. Bu sebeple daha çok insan toplandı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ikinci gece yine çıktı, insanlar da onunla birlikte namaz kıldılar. Sabahleyin bu olayı konuştukları için üçüncü gece mescitteki cemaat daha da çoğaldı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- yine çıktı ve insanlar da onunla birlikte namaz kıldılar. Dördüncü gece olunca mescit cemaatı almadı. Fakat bu defasında Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-(namaz kıldırmak için) onların yanına çıkmadı.
    Bazı kimseler:
    -Namaz, namaz diye konuşmaya başladılar.
    Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazı vaktine kadar onların yanına yine çıkmadı. Sabah namazını kıldırdıktan sonra sonra insanlara döndü ve şöyle buyurdu:
    -Gece hangi durumda olduğunuzu biliyorum. Fakat ben gece namazının size farz kılınacağından, dolayısıyla onu kılmaktan aciz kalacağınızdan korktum."
    Bu hadislerden anlaşıldığına göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bazı ashâbıyla birlikte bu namazı cemaatle kılmış,fakat buna devam etmemiştir. Farz olacağı korkusuyla cemaati terk ettiğini söylemiştir.Daha sonra artık bunun farz olmayacağın-dan emin oldukları zaman Ömer -Allah ondan râzı olsun- onları bu namazı cemaatle kılmaları için toplamıştır.
    Buhârî, Abdurrahman b. Abd’den şöyle rivâyet etmiştir:
    "Bir Ramazan gecesi Ömer ile birlikte mescide çıkmıştık. Mescitte halk grup grup ve ayrı ayrı namaz kılıyorlardı.Kimisi kendi başına namaz kılıyordu. Kimisinin kıldığı namaza da birkaç kişi iştirak ediyordu.
    Ömer dedi ki:
    -Öyle zannediyorum ki ben, bunları bir imamın arkasında toplarsam daha hoş olacak.
    Sonra karar verdi ve ertesi gün Ubeyy b. Ka'b’ı -Allah ondan râzı olsun- teravih imamı tayin edip cemaatı onun arkasında topladı."
    Şeyhulislam İbni Teymiyye’nin dediği gibi, Emirul Mu’min Ömer radiyallahu anh’in “ne güzel bid’at” derken kastettiği bidat lugat manasındadır.

    Istılahta bir bidat olduğunu söylemek Ömer radiyallahu anhi bidatçilikle itham etmek ve ona iftira atmaktır.

    _________________

    Sen ne dediğini şaşırmışsın! Kurallaştırılmadığı müddetçe yapılabilir diyor! Eee Sadakallahul azim kural dışında mı? Her kuran okuyanın bitirince bunu demiyor mu? Hani kurallaştırma olmazsa diyordun! Kendi kendini tekzib ediyorsun.

    Sadakallahul azim lafzlı ile kalsalar gam yemeyeceğim peşine bir de, Subhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun.. Bu da yetmedi! birde EL FATİHAAAAAAAAAA

    BU DA YETMEDİ BİRDE SALAVATTTT

    Alın sizin fıkıh anlayışınız ve getirisi.

    Siz evvela Rasule iman ne demek onu bir fıkhedin. Rasulün getirdiklerini kâmil görmenin onun getirdikleriyle yetinmenin ona imanın bir parçası olduğunu fıkhedin!

    Cahillere kaldıysa fetva makamı işimiz yaş. Adam ahkâm kesiyor ancak delil getirmekten yoksun. Kalkmış birde Sahabenin kıldığı namaza Türkiye yapıyor bu bidat mi diyor! Sen Raşid halifelerin sünnetinin de Rasulullah tarafından ümmet için bir hüccet kılındığından haberdar mısın?!

    Şu sözün cehaletine bir bak!
    La havle vela guvvete illa billah! Ya Rabbi seni tenzih ederim.

    _______________________________

    ZİKİRLER HUSUSUNDA BAZI KAİDELER;

    1- Zikirlere kıyâs dâhil olamaz. Çünkü zikirler ibâdettendir ve aslolan ibâdetlerde kıyâs olmadığıdır.

    2- Bir zaman veya bir mekâna bağlı olan zikirlerde onunla amel etmenin cevâzı için isnâdının sahîh olması şart koşulur.

    3- Senedi sahîh olmadıkça tecrübe edilmiş bir zikirle amel meşrû’ değildir. Çünkü zikir dîndendir. Dîn de tecrübe ile değil, ancak sahîh bir sened ile sâbit olur.

    4- Şerîatta bir vakit ile sınırlanmış olan zikirlerde, kişi bu zikirlerin vaktini veya yerini geçirdiği zaman kaza edilmesi meşrû’ değildir. Ulemânın fıkıh usûlünde takrîr ettikleri gibi kaza, Şâri’ tarafından yeni bir hitâba muhtaçtır.

    Zekeriyyâ b. Ğulâm Kâdir el-Pâkistânî, Kavaidil fil ezkar

    __________________________

  7. s.muhammed

    s.muhammed Islam-TR Üyesi

    Bu bir duadır!
    Demek ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve sahabesi böyle bir duanın faziletini bilmiyorlardı. Peygamber ve sahabe bu duanın ecrinden mahrum kaldı. Sizin gibi aklı sahabeden daha çok çalışanlar geldi. Elhamdulillah dindeki bu eksikliği giderdi. Ve adına da bu bir duadır. NE VARKİİİİ DEDİ!

    Yarın birisi çıksa secdeyi üçlese sonrada dese ki Allah buyurdu secde edenlerle birlikte secde edin bu bir secdedir ne varkiiiii! Ona da eyvallah diyecek misiniz?!

    Aklı çok çalışan ama Rasule ittibaya gelince sayaçları patlayanlar ne zaman bilecekler Rasulün getirdiklerinin en makbul olduğunu.

    BENİM PEYGAMBERİM YAPMAMIŞSA BENDE YAPMIYORUM ARKADAŞ!

    Sen istediğin kadar fazilet say dök, rivayet uydur. Bu seni bağlar. Secdenin faziletini bende bilirim, ancak rasulüm 2 yapmışsa 3 YAPMAM.

    Rasulullah kuran okuduktan sonra "Sadakallahul azim dememişse" DEMEM.
    Sahabe namazdan sonra musafahalaşıp Allah kabul etsin töreni yapmamışsa YAPMAM.

    Siz gidin yapın bu sizi ilgilendirir. Benim Rasulullah'a imanım onun getirdikleriyle yetinmek gerekliliği ilkesine dayanıyor.
  8. s.muhammed

    s.muhammed Islam-TR Üyesi

    Gülsem mi ağlasam mı?

    SAdece Türkiye'de yapılan bir ibadettir diye onay veriyor sonrada sadece Türkiye'de diye bidat mi diyor.

    Fesubhanallah kimlerle konuşuyorum. Arkadaş sadece Türkiye'de olan bir ameli kim getirdi Türklere verdi?

    Türklere gökten mi indi?

    Teravih namazını Türkler kılıyor diye değil, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in sünnetinden bir numunesi ve sahabenin buna devam etmelerinden ötürü kılıyoruz. Böyle kıyası fasidlerle, akıl oyunlarıyla dinde delil getirilmez.
  9. s.muhammed

    s.muhammed Islam-TR Üyesi

    Bu da bu sitedeki son mesajımdır. Yönetici kardeşimin siteden üyeliğimi tamamen kaldırmasını, mümkünse mesajlarımı silmesini istirham ediyorum.

    Abdulmuiz kardeş hakkını helal et.
  10. direkli

    direkli Islam-TR Üyesi

    seviyeli olunmasında fayda var
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.