[​IMG]
Müminler içinde, Allah'a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir.” (Ahzab 23)
Günümüz Müslümanlarına baktığımızda, en belirgin problemlerinin dağınık halleri olduğu görülecektir. Kendi memleketlerinde kahir ekseriyeti oluşturdukları halde, azınlıkların haklarına dahi sahip olamayacak şekilde yasaklarla örülmüş ve dinlerini hakkıyla yaşayamaz duruma gelmişlerdir. Toplumun tamamına yakını Müslüman olduğu ve dolayısıyla İslam’ın topluma hükmetmesi gerekirken, İslam yasaklı hale getirilmiş. Müslümanların hakim olması gerekirken, mahkum duruma düşmüşler. Bunun en büyük sebebi, örgütsüzlük ve dağınıklıktır. Bu, çağımız Müslümanlarının belirgin ortak derdidir.
Şehit Rehber Hüseyin Velioğlu, bu önemli noktayı teşhis etmiş, derdini çekmiş ve sorumluluk duygusuyla hareket edip her türlü bedeli göze alarak bu yönde yoğun ve ciddi bir mücadeleye girişmiştir.
Ancak bu kolay bir şey değildi. Yıllardır fikri saldırılar, fiili yasaklar ve her türlü baskı ve zulüm altında birlik ve beraberliğini kaybederek bölük pörçük olmuş, inanç ve değerleri arasına mesafe konulmuş, bütün direncini yitirmiş mazlum ve mustazaf Müslüman halkı bilinçlendirip örgütlemek son derece ağır bir işti. Bununla birlikte, laik rejimin ve sair İslam düşmanlarının her türlü saldırıları, baskı ve engellemeleri söz konusu.
Fakat Şehit Rehber; işin ağırlığını, şartların zorluğunu, karşılaşılabilecek saldırıları, baskıları ve mücadelenin beraberinde getireceği ağır bedelleri, bu ulvi ve kutsal vazife için engel yapmadı. Ciddi bir sorumluluk duydu ve bu sorumluluk duygusuyla hareket ederek İslam davasını yürekten dert edindi. İslam davasının, büyüklüğü oranında ciddi çalışmalar ve bedeller istediğini, büyük nimetin külfetinin de o oranda büyük olduğunu görmezden gelmedi. İslam davasının fiili mücadele olmadan yürümeyeceğine ve Müslümanların örgütsüz hareket edemeyeceğine inandı, suyun toprağa duyduğu ihtiyaç misali Müslüman halkın ihtiyaç duyduğu İslami bir cemaatin inşasına koyuldu.
Şehit Rehber, sadece teşkilatçı değildi. O, hareket adamı olmakla birlikte, aynı zamanda iyi bir fikir adamıydı. Bu özellikleri, Hizbullah cemaatinin hem teşkilati ve hem de fikri açıdan güçlü bir alt yapıya sahip olmasını sağladı.
Şehit Rehber, çağın gereklerini iyi tespit edebiliyordu. Toplumun ihtiyaçlarını, Müslümanların eksikliklerini, düşmanların hile, oyun ve tuzaklarını iyi okuyabiliyor ve içinde bulunulan ortam ve şartlara göre nelerin yapılması gerektiğini iyi tespit edebiliyordu.
İşte bu yüzdendir ki, Kemalist rejim Hizbullah cemaatini en büyük tehlike olarak görmüş ve sürekli üzerine gitmiştir. Gerek sözlü ve gerek fiili olarak her türlü çirkin ve kirli metodları uygulayarak Hizbullah’ı pasifize etmeye çalışmıştır. Hiçbir taktiğin çare olmadığını görünce, topyekün imhaya girişerek 17 Ocak 2000 tarihinde Türkiye genelinde daha önce örneği görülmemiş operasyonlar düzenledi.
Hizbullah; imha amaçlı bu ağır ve uzun süren operasyonlar karşısında da, Allah’ın (cc) yardımı, güçlü yapısı ve sarsılmaz iman sahibi dava erleri sayesinde yok olmamakla ve mücadelesini kararlı bir şekilde sürdürmekte birlikte, çok büyük ve yeri doldurulamayacak bir kayıp verdi. Bu operasyonda Rehber Hüseyin Velioğlu şehit oldu.
Bu sadece Hizbullah cemaati için değil, aynı zamanda Müslüman halkımız için de büyük bir kayıp olmuştur. Böyle bir fikir ve hareket adamından alınabilecek ve istifade edilebilecek daha çok şey vardı. Ancak İslam düşmanları hiçbir zaman boş durmadılar ve 17 Ocak 2000 tarihinde devlet terörüyle Rehber Hüseyin Velioğlu şehit edildi.
İslam’a adanmış yoğun bir mücadele hayatını ölümlerin en güzeliyle noktalayarak aramızdan ayrılan Şehit Rehber Hüseyin Velioğlu’nu, şehadetinin 10. yılında rahmetle anıyoruz. Şehadetin kutlu, ruhun şad, makamın yüce olsun.