Çözüldü Risale-i Nur'larda Tezat Ve Yanlışlıklar! (kitap)

Konu, 'Tevhid' kısmında ABDULHAK tarafından paylaşıldı.

  1. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

      
    Kardeş saptırıyorsun hem de gözümün içine bakarak.

    Kuranda Allah'ın bizlere aktardığı birşeyi nasıl oluyorda üstadınıza yorumluyorsunuz. Söyler misiniz aynı ilhamdan islam tarihinde kimler aldı.

    Bir örnek daha verir misin meyrem as. gibi.

    Mesala Hz.Ali yada Hz Ebu bekir yada Hz ömer ya da Hz. Osman ra bunların hangisine ilham edildi. Bir tane daha örnek verir misin?
  2. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    copy ettiğinin yazının hiç bir ilmi dayanağı yok.

    tamamen uydurma tevillerle yazılmış bir yazı.

    Bak açık ve net soruyorum!!!


    1- İlham var olan hükümü değiştirir mi?
    2- İlham alıp, aldığı ilham ile Rasul sav'in getirdiği hükümü değiştirmiş bir insan var mı?

    Varsa kim bunlar.

    Hz Musa ve annesinin durumunu bu olaya örnek getirmeniz çok saçma.

    Sorularım gayet net.

    Risale-i nur da yüzlerce kuran ve sünnete ters hüküm var ve bunları ilham edildi diyerek uydurmakda.

    Bana islam tarihinden bir tane tek delil getirin ilhamın dini konuda nas olacağına dair.

    Copy etmeyin tek delil istiyorum.
  3. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    Konuyu sulandırmayın diyorum. Demogoji yapmayın diyorum.

    Konuya anlamsız sulandıranlar direk silinecektir.

    Sorum gayet net.

    İlham, herhangibi hükmü değiştirir mi?

    Değiştirdiğini akide edindiyseniz.

    Ayet delili.
    Sünnet delili.
    Kime ilham gelmişde rasul sav'in getirdiğine aykırı hüküm vermiş.

    Varsa sahabelerden.
    Varsa 4 mezhep diye bilinen imamlarımızdan.
    Varsa 27 küsür büyük hadis külliyatini yazan hadis mühaddislerinden.
    Varsa ehli sünnetin büyük alimlerinden bana isim örnekleri verin.

    Akidenizde bu soruya delil bulamıyorsanız susun!
  4. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    bakın buradada çok kısa net bir uydurmadan bahsettim.

    http://www.islam-tr.com/forum/risal...dan-baska-birsey-degildir-ispat-ediyoruz.html

    her gün okunan bir duaya Rasullah sav ve Cebrail as adına yalan uydurarak o kadar insana uydurmadan başka birşey vermiyor.

    risaleye hak'mış hiç eksiği yok gibi inananlar komikçe ya dua etmenin neresi kötü diye komikçe savunuyorlar. Oysaki ilme değer veren insan bunun ne kadar tehlikeli olduğunu bilir. Zira ortada Rasullah adına söylenmiş yalan bir söz var.

    Görüldüğü üzere bu aktarılmış uydurma rivayetleri ravi olarak Rasul sav'e kadar dayandıramıyorsunuz. Zaten benim eklediğim görüş sadece şii kitaplarında var. Hiç bir ehli sünnet kaynağında risaledeki gibi aktarılmıyor. Zaten risalede olan bu tür vakaların hemen hemen hepsi bu şekilde batıldan başka birşey değil. Tahriç edilmemiş, uydurmalardan başka birşey değildir. Aksini diyen risale bölümünde tek tek konu açacağım ispat etsinler ehli sünnet kaynaklarınca görelim.
  5. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Yukarıdaki safsatalara önceden verilmiş olan REDDİYE :


    İlham ; İlim Elde Etme Yolu Değildir


    İLHAM

    Feyiz yoluyla kalbe ilka olunan mana. Akıl yürütme ve düşünmeye dayanmadan kalpte doğan bilgi.
    İlhamın çeşitli tarifleri yapılmakla beraber ortak noktaları dikkate alındığında şöyle tarif edilebilir; herhangi bir istidlal yoluna başvurmadan insanın ruhî melekeleri vasıtasıyla bir konu hakkında ilim sahibi olması.


    Kur'an-ı Kerim'de Allahu Teâlâ'nın arıya vahyettiği anlatılmaktadır (Nahl, 68). Bu vahiyle kastedilen ilhamdır.

    Yine Kur'an'da peygamber olmadığı bilinen şahıslara geldiği bildirilen vahiy ilham ile tefsir edilmiştir.
    Allah Hz. Musa'nın annesine "çocuğu emzir, başına gelecekten korktuğun zaman, onu suya bırak, korkma, üzülme biz şüphesiz onu sana döndüreceğiz ve peygamber yapacağız" (Kasas, 7).

    Bu ayet-i kerimedeki vahyin ilham olduğu kabul edilirse, ilhamın uykuda ve uyanık iken geldiği söylenebilir. Nitekim Allahu Teâlâ'nın Hz. İbrahim'e oğlunu kurban etmesini söylemesi uyku halindeki ilhama misaldir.
    (Ramazan Efendi, Haşiye ala Şerhi'l-Akâid, s. 63).
    İslâm akâidinde, ilim elde etme yolları arasında ilham kabul edilmemiştir.
    Kelâm âlimlerinin çoğu bu görüştedir.

    Ancak bu meseleyi Taftazanî (ö. 797/1395) şöyle yorumlamıştır:

    İlham herkes için bilgi vasıtası değildir. Başkasına karşı delil olarak kullanılmaya elverişli de değildir. Kişinin kendisi için ilham delil olabilir. Çünkü ilhamla ilim hasıl olduğu konusunda şüphe yoktur. Bu hususla ilgili hadisler mevcuttur. Bir çok seleften bununla ilgili haberler nakledilmiştir.
    (Taftazani, Şerhu'l-Akâid, terc. Süleyman Uludağ. s. 121).
    Gazzalî, Razî ve Âmidî gibi bazı kelâmcılar nazar ve istidlal söz konusu olmaksızın ilhamla yakînî ve kat'î bilgilerin elde edileceğini kabul ederler. Ancak ilham zannedilen şey vehim olabilir. Şeytan'ın vesvesesi olabilir. Bunun için ilhamı vehim ve vesveseden ayırabilmek için onun dine uygunluğunu âyetlerle ve hadislerle kontrol etmek gereklidir. Bu şekilde kabul edilen ilham bile dinler ve mezhepler konusundaki tartışmalarda ölçü değildir ( İsmail Hakkı İzmirli, Yeni İlm-i Kelâm, I, 59).


    Vahiy ile ilham arasındaki farklı yanlar şunlardır:
    1. Vahiy yalnızca peygamberlere gelir.
    2. İlhamda melek gözükmez.
    3. Kendisine ilham gelen kişi bunu gizleyebilir. Hatta gizlemesi daha güzeldir. Peygamber vahyi gizleyemez,
    4. Vahiyde kesinlik vardır. Peygamber vahyin, Allah'tan geldiğini kesin olarak bilir. İlham zannîdir.

    (Zurkânî, Menâhilu'l-İrfân, Kahire 1954, I, 64).
    İham, Batı dünyasında mistisizm; Doğu dünyasında ve özellikle İslâm aleminde tasavvufun gerçeğe ulaşma yollarından biri ve en önemlisi olan sezgi (hads-instuition) ile eş anlamlı kullanılmıştır. Sûfiler ilham'ı bir bilgi edinme yolu olarak kabul etmiştir
    (Curcânî, Ta'rifât, s. 35)
    Şamil İslam Ansiklopedisi

    Son cümlede gördüğümüz gibi , ehli sünnet müslümanlar değil , sofiyye bunu kendine kullanarak istediğini dizme imkanı bulmuş ve böyle ilim elde edilir itikadındadırlar. Fakat üst tarafta gördüğümüz gibi İslam akaidinde buna itibar eidlmez.

    İlk defa Şia'nın aşırı gruplarına mensup Mugire b. Saîd el-İclî'nin "ism-i a'zam" sayesinde ilâhî bilgilerin kalbe akacağını iddia etmesinden sonra Ca'fer es-Sâdık'a nisbet edilen çeşitli rivayetlerin de etkisiyle ilham, bazı Şiî fırkaların kendi imamlarına gelen kesin bilginin kaynağı olarak görülmüştür.
    [Hayyât, s. 110-111; Eş'arî, s. 50-51]

    İlk devir sûfîleri, Kur'an ve Sünnete başvurarak değerlendirmeye tâbi tutmayı gerekli gördükleri ilhamı sadece itikadî konularda dikkate alırken daha sonra yetişen sûfîlerce ilham, bütün dinî konularda kullanılan müstakil bir bilgi kaynağı haline getirilmiştir. Diğer taraftan Mu'tezile kelâmcılan içinde "as-hâbu'l-ilhâm" (ashâbu'l-maârif) adı verilen bir grup, aklî bilginin tefekkür sonunda ilâhî ilham yoluyla meydana geldiğini savunmuştur.
    [Kâdî Abdulcebbâr, et-Muğnî, XII, 96]

    Bilindiği kadarıyla ilhamın dinî konularda bilgi kaynağı olamayacağını söyleyen ilk Sunnî kelâmcı Ebû Mansûr el-Mâturidî'dir.

    Mâturîdî, insana ait bilginin eksikliğini öne sürerek doğrudan doğruya Allah'tan gelen ilhamı bilgiye başvurmak gerektiğini iddia eden çeşitli grupların bulunduğuna dikkat çekmiş ve görüşlerini eleştirmiştir.
    [Kitâbû't-Tevhîd, s. 6]

    İnsan kalbine bazı bilgilerin ilham edilmesi mümkün olmakla birlikte bunlar genel geçerliliği bulunan kesin bilgi kaynağı teşkil etmez ve dinî alanda delil olarak kullanılamaz.
    Sûfiyye ile onlara tâbi olanların dışında kalan İslâm âlimlerinin çoğunluğu bu görüştedir. Delilleri ise şöylece özetlenebilir:

    a) Kur'an'da insanın doğru bilgiye ulaşmak için başvurması gereken kaynaklar duyular, akıl yürütme ve vahiy olmak üzere üç noktada toplanır.

    Yine Kur'an'da canlı cansız bütün varlıkları gözlem altına alıp incelemeyi ve akıl yürüterek onların menşei hakkında bilgi üretmeyi emreden, daha sonra da üretilen bilgilerin vahyi teyit ettiğini açıklayan 700'den fazla âyetin mevcudiyetine karşılık ilhamî bilgilerin elde edilmesiyle ilgili açık anlamlı beyanların bulunmayışı bu yöntemin kesin bilgi kaynağı olmadığını gösterir.
    [Kâdî Abdulcebbâr, el-Muğnî, XII, 3 İ 3; Zerkeşî, VI, 16]

    b) Hz. Peygamber'in Allah'tan ruşdunü ilham etmesini istemesi özel anlamda değil genel anlamda bir ilham niteliği taşır,

    c) İlham kesin bilgi kaynağı olsaydı bu yöntemle elde edilen bilgiler arasında çelişki bulunmaz, farklı din ve mezhepler teşekkül etmezdi.
    [
    Mâturî-dî.Kitâbu't-Tevhîd, s. 61; İbn Fûrek, vr. 10b. 6ia]

    d) İlhamî bilgiler kontrolü mümkün olmayan sübjektif bir nitelik taşır. Bu sebeple ilhamın bilgi kaynağı olduğunu iddia etmek kadar olamayacağını söylemek de mümkündür.
    [
    İbn Hazm, II, 272; IV, 171; Nesefî, 1,22-23]

    İlhamın dinî alanda kullanılabilecek kesin bilgi kaynağı olmadığını ve uyulması Zorunlu bir hükmün delilini teşkil edemeyeceğini savunan görüş nasların yanı sıra akıl ilkelerine daha uygun görünmektedir. İlham taraftarlarının dayandığı âyetlerde, muttaki ve sâlih kullara dinî hükümlere kaynak teşkil edebilecek bilgi verildiğine dair açık bir beyan mevcut değildir. Bu âyetlerde ilâhî emirlere uyanların Allah yolunda başarılı kılınacakları, nefislerine karşı verdikleri mücadelede yardıma mazhar olacakları ve izledikleri yolun isabetli olduğuna dair müjdelerin işaretlerini bu dünyada alacakları anlatılır.
    İmâm-ı Rabbânî ile Abdulvehhâb eş-Şa'rânî ilhamın hiçbir şekilde helâl, haram, farz, vacip gibi dinî bir hükme mesnet teşkil edemeyeceğini belirtmişlerdir [Âlû-sî, XVI. 17-18]

    İlhama dair hadislere gelince bunların bir kısmının uydurma olduğu tesbit edilmiştir; "Bildiğiyle amel eden kimseye Allah yeni bilgiler verir" anlamına gelen rivayet bunlardan biridir.
    [Haris el-Muhâsibî, s. 100]

    Konuya dair bazı hadisler de İsabetsiz şekilde yorumlanmıştır. Nitekim Hz. Ömer'in özel olarak ilâhî ilhamlara mazhar kılınmış (muhaddes) bir kimse olduğunu belirten rivayet bunlardan biridir.
    İbn Kuteybe, bu hadiste geçen "muhaddes" kelimesinin "sanki kendisine önceden bildirilmiş gibi, bir şeyi söylediği zaman sezgisinde ve zannında isabet eden kimse" anlamına geldiğini belirtir.

    [Ğaribu'l-hadiş, 1, 97-98]

    Nubuvvet müessesesi sona erdiğinden sâlih kullarda ortaya çıktığı kabul edilen ilhamî bilgiyi onların başkasına tebliğ etmekle yükümlü olmadıkları dikkate alınırsa bu tür bilgilerin ferdî dinî tecrübenin ötesinde bir anlam taşımadığı anlaşılır.

    Şu halde başkasına aktarılamayan, duyu verileri ve rasyonel bilgilerle de kontrol edilemeyen bu tür tecrübelerin genel geçerliliğinin bulunmaması gerekir. Ayrıca ilhamî bilgiyi öne çıkarıp bütün gayretini buna ulaşmak için harcamak, akıl ilkelerinin yanı sıra duyu verilerine dayanan bilgileri İhmal etmek gibi bir sonuç doğurur.

    Gerçeğe ilhamî bilgiyle ulaşılabileceğini savunanların akıl ve duyu verilerine güvenmedikleri, hatta böyle bir çabayı terketmeyi tavsiye ettikleri bilinmektedir. Kur'an ise insanı objektif bilgi kriterleri olan duyu verilerine ve rasyonel bilgilere yöneltmektedir. Allah'ın her insana iyiliği ve kötülüğü tanımasını sağlayıcı duygular ilham ettiği ise tartışmasız kabul edilmesi gereken bir husustur.

    Şeytanlar da vahiyde bulunurlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    Tıpkı bunlar gibi her nebiye insan ve cin şeytanlarından, düşmanlar oluşturmuşuzdur. Aldatmak için biri diğerine yaldızlı sözler vahyeder...” (En’am 112)

    “... Şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmelerini vahyederler. Onlara boyun eğerseniz tam müşrik olursunuz.” (En’am 121)

    Konumuz açısından şu âyet de önemlidir:
    Allah’ın bir insanla konuşması sadece vahiy yoluyla veya perde arkasından ya da bir elçi göndererek kendi izniyle dilediğini vahyettirmesi şeklinde olabilir.” (Şûrâ 51)

    Kur’an’da arıya (Nahl 68), Musa aleyhisselamın annesine ve Meryem’e yapılan vahiylerden bahsedilir. Sahih rüya da perde arkasından yapılan vahiy yani verilen bilgidir. Bunun şifresini herkes çözemediği için tabirine ihtiyaç duyulur.

    Bu tür vahiyler her insana; rüya, ilham veya başka şekillerde olabilir. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    Musa'nın annesine şunu vahyettik: "Çocuğu emzir, bir şey olacağından korktuğunda onu denize bırak ama korkma ve üzülme. Biz onu yine sana döndüreceğiz ve resullerden biri yapacağız". (Kasas 7)

    Bu tür vahiyler kesin bilgi ifade etmez. Bunu şu ayetlerden anlarız:
    Musa'nın annesinin gönlü bomboş kalmıştı. İçi rahat olsun diye kalbini pekiştirmiş olmasaydık olanı biteni nerdeyse açığa vuracaktı. Ablasına, "Onu izle" demişti. O da uzaktan gözetlemişti. Onlar fark edemiyorlardı. (Kasas 8-9)

    Musa’nın annesi, yapılan telkinin doğruluğunu ancak çocuk kendisine döndükten sonra anlamıştı. Bunu da şu ayetler göstermektedir:
    Önceden, oradaki sütannelerini ona yasaklamıştık. Ablası dedi ki: "Sizin için onun bakımını üstlenecek bir aileyi gösterebilir miyim? Onlar ona iyi bakarlar."

    Böylece onu, annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun da üzülmesin. Bir de bilsin ki, Allah'ın verdiği söz gerçektir ama çokları bunu bilmezler.” (Kasas 12-13)

    Bunlar, rasullere gelen bilgi çeşidinden değildir. Rasul, birinin sözünü diğerine ulaştıran kişidir. Allah’ın resulleri, Allah’ın sözlerini insanlara ulaştırırlar. Allah’ın resullerine Kur’ân’da hem rasul, hem nebi denir. Nebi denmesi, vahiy aldıkları için, rasul de o vahyi tebliği ettikleri içindir. Onların vahiy alış şekilleri farklıdır, daha vahyi alırken onun Allah’tan geldiği konusunda kesin bilgiye ulaşırlar. Allah Teâlâ şöyle buyurur:
    Allah bütün gaybı bilir, kendi gaybını kimseye açmaz. Dilediği elçi bunun dışındadır. Onun da önüne ve arkasına gözcüler diker. Bunu yapar ki o (elçi), (gelen meleklerin) Allah’ın gönderdiklerini tastamam ulaştırdıklarını bilsin, onların yanında olanı kavrasın ve her şeyi bir bir hafızasına yerleştirsin. “ (Cin 72/26-28)

    Ayetteki “kendi gaybını” ifadesi, resullere bildirilenin özel gayb bilgisi olduğunu gösterir. Bu bilgiyi, ancak Allah’ın Nebileri alabilirler. Bunlar, insanlara ulaştırılmak için yapılan vahiylerdir. Vahiy ve ilhamın diğer şekillerinde böyle bir şey yoktur. Bu sebep onlar, sadece ilgili kişiyle alakalıdır. Bir başkası için önemli değildir.

    Ama hurafeciler, insanlara olan vahiy ve ilham sınırını aşarak kendilerini Allah’ın nebileri gibi göstermeye çalışır “Nebilere olan bize de olur, biz de vahiy alırız” diyerek yoldan çıkarlar. Allah Teâlâ bunlar için şöyle buyurur:
    Allah'a karşı yalan uydurandan, ya da kendine vahiy gelmediği halde vahiy aldığını söyleyenden yahut Allah'ın indirdiği gibisini ben de indireceğim" diyenden daha zalimi kim olabilir? …” (En’âm 93)


    Nurcuların ruh sağlığı ve pisikolojileri yerinde değildir.
    Çünkü metod olarak İslami usullere , metod ve ilkelere değil aksine tamamen İslam'ın reddettiği ebced, cifir , gayb, vehim-ilham, batıni hezeyanlara dayanan mistik usullere dayanılmıştır.
    Ehli sunnet islam alemi ile nurcu - sofiyyenin İslam akaidleri ve metod anlayışları farklı olduğundan , bir taraf Kuran ve sünneti kaynak edinip bu yolda islam alimlerinin geliştirmiş olduğu usuller neticesinde meselelere yaklaşırken,
    diğer kesim (sofiyye-nur) ise batını ve keşf ile bilgi alınadığına itibar edilerek islama aykırı bile olsa kendi alimleri öyle demişse sorgusuz sualsiz kabullenilecektir.


    Yazının Orijini ve devamı için :

    http://www.islam-tr.com/forum/tevhid/14134-ilham-ilim-elde-etme-yolu-degildir.html
  6. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Humble kardeşim reddiyede hata yok . hata sizin reddiyedeki linkteki yazıyı göremeyişinizde. Şimdi buraya tekrar aktarıyorum:


    Muhakemat : Evvelâ: Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır

    yazının pc hali :

    Muhakemat, Sayfa 52


    hamkadır. Zira bürhan-ı kat’î ile sabit olan birşeyi hak ve hakikat olan dine muhalif olduğuna ihtimal veren ve münafatından havf eden adam, hâlî değil, ya dimağında bir sofestai gizlenmiş, karıştırıyor; veyahut kalbini delerek bir müvesvis saklanmış, ihtilâl ediyor; veyahut yeniden dine müşteri olmuş, tenkitle almak istiyor.

    İkinci Mesele
    Pûşide olmasın, Sevr ve Hûtun kısas-ı meşhuresi, İslâmiyetin dahil ve tufeylîsidir. Râvisiyle beraber Müslüman olmuştur. İstersen, Mukaddeme-i Saliseye git, göreceksin, hangi kapıdan daire-i İslâmiyete dahil olmuştur.
    Amma, İbn-i Abbas’a olan nispetin ittisali ise: Dördüncü Mukaddemenin aynasına bak; o ilhakın sırrını göreceksin. Bundan sonra mervîdir: "Arz, Sevr ve Hût üzerindedir." Hadis olarak rivayet ediliyor.
    Evvelâ: Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır.
    Saniyen: Hadis olsa da zaaf-ı ittisal için yalnız zannı ifade eden âhâddendir. Akideye dahil olmaz. Zira yakîn şarttır.
    Salisen: Mütevatir ve kat’iyyü’l-metin olsa da, kat’iyyü’d-delâlet değildir. Eğer istersen, Beşinci Mukaddemeye müracaatla, On Birinci Mukaddemeyle müşavere et! Göreceksin, nasıl hayalât, zahirperestleri havalandırmış, bu hadisi, mahamil-i sahihadan çevirmişlerdir. İşte vücuh-u sahiha üçtür:
    Nasıl Sevr ve Nesir ve İnsan ve diğeriyle müsemmâ olan Hamele-i Arş, melâikedir. Bu Sevr ve Hût dahi, öyle iki melâikedir. Yoksa, Arş-ı Âzamı melâikeye; küreyi, küre gibi himmete muhtaç olan bir öküze tahmil etmek, nizam-ı âleme münafidir. Hem de lisan-ı şeriatte işitiliyor: Herbir nev’e
    « Önceki Sayfa



    yazının pc linki:


    http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Muhakemat&Page=52



    Daha sonraki yıllarda yazdığı Lemalar adlı kitabında ise, israiliyat olan söz sahihleniyor ve sözü israiliyattır diye reddedenleri sahih bir hadis reddetip küfre düşmüş gibi gördüğünden Haşa bu hadisi inkar ediyorlar diye kınıyor!

    Lemalar : Coğrafyacılar, hâşâ bu Hadîsi inkâr ediyorlar !

    yazının pc hali :

    Lem'alar, Sayfa 376
    İkinci Nokta: Şeytan, kusurlu insana kusurunu îtiraf etmemek ile istiğfar ve istiâze yolunu kapayıp, enâniyeti tahrik ederek, avukat gibi nefsini müdâfaa ettirir; âdetâ nefsini taksirâttan takdîs ettirmesine mukâbil, herkesi iknâ edecek bir cevaptır. Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusur bulunduğunu ve kusurunu görmek, kusurunu kusurluktan çıkarmak olduğunu beyân eder.
    Üçüncü Nokta: İnsanın hayat-ı içtimâiyesini ifsad eden en mühim bir desîse-i şeytâniye, "mü’minin birtek seyyiesiyle hasenâtını örtmek" ile, o mü’mine karşı adâvet ettirmeye mukâbil, mîzân-ı ekberde adâlet-i mutlaka-i Ilâhiyenin tecellîsindeki düstur ile, herkese lüzumlu, husûsan hadîdü’1-mîzac ve müşkülpesent insanlara, kıymettar ve haklı ve kuvvetli bir cevaptır.
    İşte, şu risâle, On Üç İşaret ile, şeytân-ı insî ve cinnînin on üç hücum yollarını kapadığı gibi, [​IMG] sûresinin kal’a-i metîninde tahassun etmek için on üç anahtar olup, on üç kapıyı ehl-i îmâna açar.
    Şu Hikmetü’l-İstiâze Risâlesinin iki mühim kardeşi var. Biri, Yirmi Dokuzuncu Mektubun altıncı risâlesi olan Hücumât-ı Sitte mühim bir kale olduğu gibi, ikinci bir kardeşi olan Yirmi Altıncı Mektubun "Hüccetü’1-Kur’âni ale’şşeytâni ve Hizbihî" nâmındaki risâlesi dahi bir hısn-ı hasîndir. Bu üç risâle birbiriyle münâsebettardır. Ve ehl-i îmâna bu zamanda çok lüzumlu olduğunu ihtar ediyorum. Fakat şu risâleler, tamamıyla Kur’ân’a sâdık olanların ellerine verilebilir. Bid’a ve dalâlete taraftar veya siyasetçiliğe müptelâ olanların ellerine vermemek gerektir. Bilhassa Hücumât-ı Sitte, içerisinde Eski Said’in şiddetli lisânı karıştığı için, en has ve en sâdık kardeşlerime mahsustur. şimdilik hakkı dinlemek ve kabul etmek istidâdında olmayanlara gösterilmemesini tavsiye ediyorum. Hem de, İşârât-ı Seb’a, Hücumât-ı Sitte gibi şimdilik havâssa mahsustur.

    On Dördüncü Lem’a
    İki makamdır.

    BİRİNCİ MAKAM : Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmdan sorulmuş ki:"Arz ne üstünde duruyor?" Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş [​IMG] Yani, "Öküz ve balık üstünde duruyor." şu hadîse dâir çok münâkaşât vardır. Coğrafyacılar-hâşâ-bu hadîsi inkâr ediyorlar.

    İşte, bu hadîsin hakîki mânâsını, üç vecihle, bu risâlenin Birinci Makamı öyle bir tarzda beyân ediyor ki, münkirlerin zerre miktar insafı varsa ve coğraf yacılann hakka karşı zerre miktar iz’anları bulunsa, bu hadîsi, bâhir bir
    « Önceki Sayfa


    yazının pc linki:

    http://www.risaleinurenstitusu.org/index.asp?Section=Kulliyat&Book=Lemalar&Page=376



    Hangisi doğru :

    Muhakemat : Evvelâ: Teslim etmiyoruz ki, hadistir. Zira, İsrailiyatın nişanı vardır


    Lemalar : Coğrafyacılar, hâşâ bu Hadîsi inkâr ediyorlar !
    ?
  7. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Al bir tane daha ilim düşmanı!
    sen nerde kaldın , amma beklettin bizi ha.

    Burada kişileri putlaştırmak yasak. Burası muslumanların yeri, karıştırma.
    Kimse burada kişinin fiziki özelliğine yada korkaklığına bir şey demiyor. Aksine ehli sü sünnete uymayan akideleri kendi kitabındaki yazılarından delkillerle ortaya konuluyor.

    Burada Kuran ve sünnetle konuşup, yine Kuran ve sünnetle karşı çıkacaksan başla yazmaya.
  8. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Kendi kitabından kendi yazısındaki şirk sözleri söylemek Ustadına saygısızlık mıdır?
    Az bir şey duygusal yaklaşmayıp ta akıl sahibi muslumanda olması gereken bir tavır sergileyecek olsan ; " bu adam ne diyor delili nedir, hatası nedir " deyip, ehli sunnete göre akidemizdeki hatayı ve said nursiden gösterdiğimiz sakat yerlerin delillerini yazıp bizden cevap beklemek olurdu .
    Ama tüm taasub ile saldırnların yaptığı gibi körü körüne konuş git.
    Şahid ol ya Rab X3
  9. usayko74

    usayko74 Islam-TR Üyesi

    ......
    ..............................................

    Abdulmuizz Fida:
    Edebsiz ve ilimsiz zırvalamalar silinmiştir :

    Kuran ve sünnete göre yazılarımı tenkid edeceksen et.
    Yoksa sende ilmi konuşup hakikatle yüzleşmek yerine "cevabul ahmak es sukut" diyerek uzayacak mısın?


    Sana 4 soru :
    1_ Said Nursi hata (Risale-i Nurlarda) yapar mı?
    2_Eğer hata yapar der iseniz kitabından bir hata gösterebilir misiniz?
    ( Hem hata yapar deyip, hem de hatasını gösteremez seniz kitabını Kur'an la yer mi değiştirdiniz?)
    3-Hata yapmaz der iseniz vahy ile kontrol mu ediliyor ki hata yaptığında düzeltiliyor (rasulullah (s.a.v.) gibi)
    4_Eğer hata yapar dediğiniz halde bizim gösterdiğimiz hatalara niye dinlemeden araştırmadan saldırıyor reddediyorsunuz? Tılsım mı bozulacak?
  10. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Bak kardeşim zanlarınla hakkımızda yazma. sana kim dedi kitaplarını okumadığımızı?
    Sen okudun ise karşı çıktığımız yere yaz o zaman .
    Kıyametin tarihini vermek , kendini ve kitabını Kuranı kerimin içine sokmak . Kitabın birinde sahih hadis dediği söze , diğerinde israiliyat uydurma izi var demek . Kabirden yardım istemek vs .
    sen şimdi bütünüyle değerlendir bu küfür ve şirkleri.


    Bundan sonra yorumları bırakın ve direk hatalarımızı yazılarımızdan alın ve delilinizi koyun .
    Zamanındaki komunizm ve Allah inkarına karşı yazdığı meselelere bvir şey demedik . İtikadi görüşleri ehli sünnete aykırı olduğu için ehli sünnetin delillerini koyduk . O zaman sen ehli sünnete uygunluğunu delillendir.
  11. ufuklar2534

    ufuklar2534 Islam-TR Üyesi

    Üstad Bediüzzaman gibi zatlar mutlaka hata yapabilirler ama bunlar bizim gibi sıradan insanların hataları gibi değil...mesala Üstad dine hizmeti önceleri siyasette arar fakat sonra zararını görünce siyasetten uzak bir şekilde hizmetinin eda eder... şimdi kitabında hata göster diyorsunuz kitapta siyasete dünyevi meselelere yönelik bir mevzu yok ki hepsi Allah'ı ahireti ispata yönelik deliller...Ben tenkit edenlerin risalelerin tamamını okumadığını sadece bir kısmını alıp tenkitte bulunduğunu düşünüyorum

    Tamam hiç tereddütsüz herhangi bir kaynağa müracaat etmeden tüm sorularınızı yanıtlayayım...İlk cevap kıyamet tarihi meselesi orada kıyametin tarihini Allah'tan başka kimse bilemez diye başlıyor ve yine cifir hesabına göre bu tarih olabilir diyor bunda da bir mahzur olmasa gerek ikincisi Risale-i Nur'un geneline bakılınca Üstad'ın kendisini beğenmediğini kusurlu gördüğünü her mevzuya nefsine hitap ederek başladığını müşahade ederiz. Yine bilmediğinizi sandığım ve ilhamlara sünuhata da bağlı cifir hesabıyla Risale-i Nur'u işareten (Kur'anın bir çok manasından biri olan) o dönemin az olan dindar insanlarına aşk şevk versin diye bazı saptamaları olmuş olabilir bu onu dinden çıkarmaz nitekim Fethullah gülen onun takipçisi olmasına rağmen bu mevzulara hiç girmemiş üçüncü sorunuzun hangi hadis olduğunu ve nerelerde geçtiğini lutfederseniz cevaplarım...dördüncüsü bu kadar tevhid meselesini işleyen birinin herhalde kabirlerden yardım istenmeyeceği malumdur. yerini belirtirseniz sevinirim... siz tüm bunları söyleyip küfür ve şirkle itham etmişsiniz benim cılız cevaplarım sadre şifa olmasa bile ben onun küfre düştüğüne hiç bir zaman inanmam...

    *****************

    Abdulmuizz Fida:

    Bu ilimden nasipsiz , Delil Kuran sünnet yerine, nefsani ve taasubi ibretlik zırva yazı kalsın ki hangi cahiller ile uğraştığımız görülsün.
  12. Muhammedyusufyahya

    Muhammedyusufyahya Islam-TR Üyesi

    Evet gercekten kapasitenin ve istidatlarının pek fevkinde acib ve anlaşılmaz bir ise girismissiniz.nasil bir ruh haleti tasiyosunuz merak ettim. Milyonlar insanların imanının kurtulmasına vesile olan bu mübarek eserlere tarihte yanlizca azili dinsiz masonlar ve mutemerrid zındıklar ve birkaç kıskanç ve hasedci hocalardan baskası saldirmamistir. Siz kendinizi hangi kategoride görmek istersiniz merak ediyorum. Yok bence kalbinizde hastalık yok ama kıskançlık ve hasedinizden ve birazda farklı olmayan vehmi bir farklılık oluşturma cabasından başka birsey değil öyle ümid ediyorum, yoksa yazdıklarınızdan cok derin(!) bir ilme sahip olduğu gorunuen siz zat-i muhterem dunyanın hemen hemen bütün ülkelerinde okunan ve iman hizmetini kıtalara yayan böyle kudsi bir cemaatin faaliyetlerini tekzip edip o mübarek cemaatin külli hakkını üzerine almak gibi bir hataya düşmezsiniz.herneyse insaAllah bu kadar mensubu olan ve hizmetleri ve himmetleri sırf Allah rızası icin iman hakikatlarını nesretmek olan böyle bir hizmete ve ona vesile olan böyle buyuk bor Zat'a dil uzatmak cok buyuk cesaret grektirir. Ama bildigim cok güzel bir hadis var bana teselli veriyor ve sizin hakkinizdaki düşüncemi adavetten merhamete çeviriyor:" Cahil cesur olur". İnsaAllah bu cahiliginiz Cenab-i Allah in huzurunda affa kabil olur.
  13. tevhidulhak

    tevhidulhak Islam-TR Üyesi

    YA ARTIK BÖLE DEMOGOLOJİ YAPARAK DİN HAKKINDA BİLGİ SAHİBİ OLMAYAN SİZİN GİBİ TEVHİDDEN UZAK TAĞUTLARIN BOYUNDURUĞUNA BOYUN EĞMİŞ VE ONLARLA HAREKET EDİP ÇIKAR AMAÇLI OLUŞUMLAR KURARAK TABİKİDE SÖZDE MİLYONLARCA SAF İNSAN OKUYACAK YAD AOKUYORMUŞ GİBİ YAPIP ÇIKAR YOLCUĞULUNA DEVAM EDECEK HAŞA HZ ALİ HABER VERİYORMUŞ YOK YAZDIRILMIŞ YOK 3 AYDA ALLEME OLMUŞ GAYBE TAHMİNLER BULUNMA OKUMADIK SANKİ BİRDE BU KÜFÜR SÖZE NE DEMELİ Milletimin imanını selâmette görürsem cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım Hangi Alim böle bir söz söylemiş böle çocuk konuşması yapmıştır birde hz ebubekiri örnek verip uydurma sözler uydurma hadislerden yola çıkıyorlar ne güzel memleklet tahirif edilmiş ayetler uydurma hadisler tek bir admaın görüşleri ve iman kurtuldı ölemi siz imanı ne sandınız Allah katında bunların hesabını verceksiniz bbakalım kim allah için çalışmış o zaman görecez ALLAH NURCUYUM DİYEN HERKEZE HİDAYET VERSİN
  14. tevhidulhak

    tevhidulhak Islam-TR Üyesi

    BİLDİĞİM TEK BİR ŞEY VARSA NUR CEMAATİNİN,İMANLA BİR ALAKASI BULUNMADIĞIRDIR İMAN TEVHİDİ ALLAHIN HÜKÜMLERİNE GÖRE TAĞUTLARA RIZA GÖSTERMEDEN ALLAHIN HAKİMİYETİNİ KABÜL EDİP HAYATA KURAN VE SÜNNETİ İTİKAD ETMEKTİR.NUR CAMİASINDA BUNUN A SI BİLE YOK AKİSENE KAFİRLERE HOŞGÖRÜ DİYALOG BAŞKA ALİMMİ KALMADI İMANI SAİD NURSİ KURTARIYOR NİYE BİR ADAMIN KİTAPLRINDAN YOLA ÇIKALIM BİZ KERİMİZYİZ ALLAHIN KURANI VE RASULUNUN METODU VARKEN HAYATA İTİKAD ETMEK VARKEN İTİKAD BOZUCU BİR KİTABA BOYUN EĞELİM ANCAK BUNA SİZİN GİBİ İLİMDEN ANLAMAYAN TEK BİR ADAMA MAHKUM OLMUŞ İNSANLAR KANAR
  15. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Adın Muhammed ama yazında ne Muhammede indirilenden (Kuran) , ne de kendi söz ve yaşamından (hadis) bir eser yok ama ; onun yerine koyduğun kişinin kitabındaki cümleleri kendine örnek alarak yazıyorsun.

    Bak küçük said ; bırak terbiyesizce edebiyat parçalamayı da ismet sıfatı verdiğin adama iftira mı atmışız yoksa yanlış değerlendirdiğim iz neresidir? Sahi sen ehli sunnet akaidi diye bir şey duydun mu? Akaidie ve tevhide muhalif olan inancın cümlelerini savunmanın nedeni bu mudur? Boş ve abes işleri bırak ve bizim yazımızdan yanlış olanları Kuran ve sünneti baz alarak ortaya koy. Said Nursi peygamber, yazdığı pardon yazdırıldığı kitabta (bize göre) vahiy değil ki senin gibi eleştirilemez kılalım!
    Bir dahaki mesajında isteğimi yerine getir ve yazımdan beğenmediğin yerin sebeblerini sunasın.
  16. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    ahi niye öyle diyorsun, sen bilmez misin her türk müslümandır. biri müslüman değilse türkde olamaz.

    Bak risaleyi nurda ne yazıyor. Aynen kitapdan alıntıdır.

    Nerede Türk varsa Müslümandır.
    (Risale-i Nur Külliyatı- Tarihçe-i Hayatı-sf.360-Yeni Asya Neşriyat)

    Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler, Türklükten dahi çıkmışlardır. (Risale-i Nur Külliyatı- Mektubat-sf.543-Yeni Asya Neşriyat)


    SubhanAllah... Ne kadar türk varsa müslüman mışşş mışşş mışşşş...
  17. ibni kayyım

    ibni kayyım Islam-TR Üyesi

    abi bu adamlar mütekellim....Alim dediğin ikhtilaflı bir konu olduğunda mevzuyuAllaha ve resulüne taşır '' O hâlde bir şey hakkında ihtilâfa düşerseniz, Allah’a ve âhiret gününe îmân ediyorsanız, artık onu Allah’a ve peygambere arz edin! Bu hem hayırlı, hem de netîce i'tibârıyla daha güzeldir.'' nisa 59_____
  18. Muhammedyusufyahya

    Muhammedyusufyahya Islam-TR Üyesi

    •Bir Müslüman, kâfir olarak ölebilir. Onun kâfir olarak veya iman ile öleceği bilinmediği halde, ona kâfir denmez. Buna kâfir demek, küfür olur. Bir hadis-i şerif meali:
    (Mümine kâfir diyenin, kendisi kâfir olur.) [Buhari]

    •Onlardan bir kısmı ümmidir. Kitabı bilmezler; (bildikleri) bir sürü asılsız şeylerden başkası değildir ve yalnızca zannederler. (2/78)

    1- Said Nursi yi hiçbir nurcu peygamber yerine koymaz, ne de kötü zan ediyorsun
    2- ismet sıfatının sadece peygamberlere has olduğunu bilmek icin alım olmak gerekmiyor ne de kötü zan ediyorsunuz, siz birde kur an dan dem vuruyorsunuz, kötü zan sizde, iftira sizde, insanları sirkle kafirlikle itham etmek sizde,bizde olmayan düşüncelerle bizleri mahkum ediyorsunuz, bu nasil bir sartlanmisligin ürünü anlamak zor, Allah askına soruyorum size sizin zihniyetteki bir insan, kendi beynini aydinlatmaktan aciz biri nasil olurda aydinlatici,müjdeleyici olabilir? Bir tarafta sınırları kıtaları aşmış ve milyonlar şahıslardan hüsn-U kabul gormuş bir iman hizmeti diğer taraftan daha beyin sınırlarını aşamamış, sarf ve nahiv bilmekle kendini ıslam alimi sanan sizler.
    Üstadımız olsaydı size hakkını helal ederdi, onu idam etmek isteyen hakîme, savcıya hakkını helal ettigi gibi beddua etmediği gibi. Allah a emanet olun. Biz sizin gibi abilerimizden küsmüyoruz darilmiyoruzda, karşımızda küfür ceryani var, hariçten düşman geldiginde en bedevi kavimler bile dahilde savaşmazlar haricteki düşmana karsı ittifak ederler. Herneyse. Allah ilminizi ziyadelestirsin insaAllah, bizlerde ihlas-i tamme yi ve sarsılmaz bir uhuvveti nasip etsin insaAllah
  19. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    bak muhammed yusuf yahya boş konuşuyor iyice batıyorsun ?
    Biz senin ustadına ne demişiz önce onu al buraya göster ve tenkidimizin yanlış olduğıunu bize delillendir. Bakarsın hatamızdan döneriz sende sevap kazanırsın değil mi ? Hala yazılarımıza ayet hadis ile cevap vermek yerine said nursi böyle derdi böyle alimdi böyle yazdırılırdı diyerek bizi korkutmaya mı çalışıyorsun? Biz Allahtan korktuğumuz için Bidat ve hurafeleri din edinenleri burada deşifre ediyoruz. Sen bunların Kuran ve sunnete uyduğuna iman ediyorsan delilli konuş dilli değil.
    Aksi takdirde militanca yazılarına son verilecektir.
  20. Muhammedyusufyahya

    Muhammedyusufyahya Islam-TR Üyesi

    Sevgili yazar veya içinizden herhangi biri ömr U hayatlarında risale-i nuru bir kere okudunuz muda böyle bol keseden atıp tutuyorsunuz. Okumadığınızı, bektaşiler gibi cimbizla cümleler çaldığınızı düşünüyorum. Çünkü attığınız iftiraların aynisini ( ne garip hem masonlar ve hemde sizler ayni cizgide ayni gorevde gayri ihtiyari beraber calisiyorsunuz, uyanin artik)Said Nursi hayattayken dinsiz masonlar ve komünist komiteleride yapıyordu. Cogunun cevabı risale i nurda var, zahmet edip açıp bir okusanız hakikatler yüzünüze tokat gibi çarpacak. Bir onbaşının nesine bir genareli bir savaş stratejisinde eleştirmek, onbaşının gorevi bellidir, genarellige ait vazifeleri hayalinden bile geçiremez. Biraz haddimizi bilelim lutfen.cevabınızı bekliyorum: risaleleri bastan sona okudunuz mu? Okuduysanız iftiralarinizin cogu cevapları kitapta var, kaçırmanız mümkün değil. Yok okumadıysanız hangi akideye sırtınızı sayıyorsunuz ki böyle her cihette kendini hayatını islamiyete vakfetmis bir ıslam alimine böyle çirkin iftiralar atabiliyorsunuz. Risaleleri hiç okudunuz mü?
  21. tevhidulhak

    tevhidulhak Islam-TR Üyesi

    BEN OKUDUM NE OLACAK VE ŞİRK VE İTİKAD BOZUCU ONLARCA YALNIŞA RASTLADIM ASIL SEN BİR KERE RİSALE NURDAN BAŞKA BİŞEY OKUDUNMU BİR KİTAPLA YOLA ÇIKILMAZ BİR KİŞİ HERŞEYİ BİLEMEZ ZATEN GÖRÜYRUZKİ BİLMEDİĞİDE BELLİ KİTABINDA UYDURMA HADİSLER HADİS USULÜNDEN ZERRE KADAR ANLAYAN BİR İNSAN UYDURMA VE MEVZU HADİSLERİ KİTABINA KOYMAZ AYETLERİ TAHRİF ETMESİ EBJECT VE CİFİR SİSTEM İLE HAŞA HZ ALİYE İFTİRA BİRDE SAİD NURSİ EFENDİNİN MİLLETİNİN İMANINI KURTULSUN DİYE CEHENNEME GİRERİM DEMESİ BUNUDA NUR ŞAKİRTLERİ DEDİĞİMİZ AMN UYDURMA HADİSLERLE CEVAP VE HZ EBUBEKİR R.A İFTİRA GÜYA ODA DEMİŞ BİZ KURAN V SÜNNET VE EHLİ SÜNNET VE CEMMAT DAİRESİNDE BU SONUCA VARYORUZ İLİMDEN NASİBİ OLMAYAN SİZ NUR ŞAKİRTLERİ SİZİ RİSALE NURDAN BAŞKA KİTAB OKUMAYAN HADİS USÜLÜ TEFSİR USULÜNÜ BİLMEDEN SAİD NURSİDEN BAŞKA ALİM TANIMAYAN İNSANLAR SİZE SESLENİYORUM SAİD NURSİ TEK YOK O SADECE OLSA OLSA UFAK BİR TOZDUR ÖBÜR SELEF ALİMLERİMİZİ VS OKUSANIZ O ZAMAN ANLARDINIZ UFKUNUZ DARALMIŞ BEYNİNİZ HEP AYNI
    BİZDEN SİZİ YALNIŞLARI KABÜL ETMENİZİ YAPTIĞINIZDAN YALNIŞLARDAN DÖNÜP ALLAHA TÖVBEYE ÇAĞIRIYORUM SİZİ HERŞEYİN EN İYİSİNİ ALLAH BİLİR...ALLAH NURCUYUM DİYEN HERKEZE HİDAYET VERSİN
  22. Muhammedyusufyahya

    Muhammedyusufyahya Islam-TR Üyesi

    Lutfen cerbeze yapmayın ve soruma hullevari cevap vermeyin. Sorumu yineliyorum; risaleleri bastan sona hiç okudunuz mü? Eğer bastan sona okumadıysanız ve okuduğunuzu iddia edip böyle kainatı titretecek iftiralar atıyorsanız, size bir hadis hatırlatmak istiyorum: " yalan münafıklık alametidir"... bana akideden bahsetmeyin su soruma cevap verin; bastan sona okudunuz mu???
  23. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Bak kardeşim; Ben 6 sene kadar kitapcılık yaptım bundan 3,5 sene önce bıraktım. O dönemde risale-i nurları bazı nurcuların yanıma gelip ısrarla önermesi sonucunda kısmen okuduğum yerleri açardım ve onunla başlardık o sayfanın izahaına, Said Nursi ne demiş diye. Yanıma geldiklerinde ısrarla Risale okuttmak isteyenlere onların gizlediklerini açıkladığımda bana Sen risale nur musteşriki misin? Onlara akaidi tevhidi konuştukça , risaledeki tezatları ve uydurmaları gösterdikçe başlarını yere eğiyor, batıni teviller yaparak vaziyeti kurtarmaya çalışıyorlardı. Sonra da ne geldiler, ne diğer nurcuları getirttiler. Risale-i Nurun, akaide ters ve uydurmalarını okuyabilmek için ya reddiye vermek için sabfretmek lazım , ya da nurcular gibi İslam akaidi diye nurculuğu bilmek lazım.

    Şimdi gelelim sana; sana dedim ki burada yazılardan, tezatlardan yalan yanlış var ise göster ve delilini ortaya koy (Kuran ve sünnete göre) biz de tevbe edelim yazıyı silelim . Eğer samimi isen hem o iftirayı kaldır madem, hemde bize nurculuğu , risalei tebliğ yap . Yapmazsan Risale i nura göre kendi hükmünü kendin ver.
    Daha önce de dedim ki bir daha demogoji yazılar yazıp , yok okudun mu okumadın mı gibi kaypakça sorıular sormanın ne alakası var . Madem 1 tane kitap okuduk 3o tane tezat bulduk ise, tamamını okusak 400 tane çıkacaktı. Ne olacak diğer kitapta okuduğumuz kitaplardaki şirk , hurafe , bidatları red mi ediyor ?


    Seni daha önce uyarmış ve soyut değil somut konuş demiş , yazımızdan eleştirdiğin tenkitleri al ve delilini koy. Bizim okumadığımız kitaplardaki delilleri sen koy ve çürüt. Önceki mesajımı dikkate almadığın için 3 gün yasaklanıyorsun. Bu süre zarfında sitemizdeki iddialarımıza delillerini hazırlamış olursun. aksi taktirde temelli yasaklanacaksın.


    Önceki mesajım

  24. coffe2

    coffe2 Islam-TR Üyesi

    Kardeşim okudum dediğin eserleri biz daha baştan sona okuyamadık.16 yıldır acizane iştigal etmeye çalışıyoruz.
    Şimdi aranıza kabul ederseniz ben yeniyim mevzu nun bu dereceye nasıl geldiğini merak ediyorum.Nurcu luk denilen bir kavram bence yok ALLAH cümlemizi KUR AN VE SÜNNETİ Seniye yi hakkı ile öğrenmeye öğrendiğini az da olsa sindirip Emr i BİL MARUF Nehy i anil münker i tebliğ etmeyi lisan ı hal lisan ı kal ile nasip etsin.Şirk ve itikat bozucu onlarca yanlışı mümkünse hayrat neşriyat ın mukayeseli bir sahife si Hattı KUR AN bir sahifesi latinceli eserlere göre zaman ayırıp inceleyip cevaben yollarsan beni memnun ve mesrur edersin...Hadis usulunün zerre si olmaz kusura bakma zira malum ahirzamandayız küçük de olsa sünneti seniyye yi uygulamak mangal gibi yürek dirayet sabır ve bittabi ilim istiyor.Tevbe olacaktı galiba yazar alim veya alime bir hanımefendi kitabında tövbe değil tevbe demişti beşerdir şaşar bu kul da sık sık şaşar tevbe eder nadiren de olsa taş gibi olan kalbini cilalamaya çalışır.Eleştirdiğimiz nurcuların kötü huylarını biz de sevmeyiz sevmek zorunda da değiliz.Fakat RESUL U EKREM ASV benim ümmetim her türlü günahı .......işler den sonra asla yalan söylemez derken neyi kast ettiğini anlayacağız.Ahirzaman da yaşadığımızı unutmayacağız.Her türlü cemaat vs ilim meclislerinde gerçekten iyi niyetli mu min mi münafık mı vahhabi mi sünni mi yok alevi yok sünni ne olursa olsun.Siz onların dinine sövmeyin yoksa aynı ile mukabele ederler.Bilemiyorum.Vakit geç sabah kalkmak lazım.Bana şöyle sağlam bir iki selef aliminin tahrif edilmemiş orjınal mümkünse Arapça hatlısını tavsiye edebilirmisin.Malum çevirmenler işi ticarete döktüğü için bizim müslüman kardeşlerimiz de böyle bir hizmete zorluğu ve mesuliyetini görüp girmediği için orjınal kalan eser lazım ben tercuman bulup dinler ve mütaala sını yapmaya çalışırım.
    FAKAT BEDİÜZZAMAN SAİT NURSİ DENİLDİĞİNDE biraz dur ve çokca düşün.O zaten zerre olduğunun farkında bir hayat yaşadı.hayatını tahsil ömrünü kuvvetli hafızasını davasına dil uzatılmasını sonra karar verirsiniz sizin hocalarınız bu konuda gerekli uyarı ve bilgiyi aktaramamış veya siz o programdan istifade edememiş de olabilirsiniz memleketini ve kaç aylık kaç tane kitap bitirdiğini de yaz çok merek ettim hem selef alimleri hem risaleler bir hayli yol almışsınız.O okuduklarınızı gazete kağıdı gibi yüzeysel latin harfleri ile okursanız yanlış anlaşılmalara sebep de olur hattı KUR AN ile deneyin hepsini de okumayın.küçük sözler i okuyun yeter 1 sene sonra beş risale veya önce beş risale sonra diğeri nasıl arzu ederseniz.ALLAH hidayetinden ayırmasın e o olmazsa ıslah etsin ne diyeyim kimi tımar dan hoşlanır.
  25. coffe2

    coffe2 Islam-TR Üyesi

    Burada anlamadığımız Üstad Bediüzzaman ı ve eserlerini tebliğ etme gibi gaye yok bence siz seviyenizi çok güzel ithamlarla süslemeyin.Kur an ve sünnet Resul ü EKREM asv nin hayatını güzel mütaala edin sağlam sahih bir kaynaktan O nun muhataplarına hitabını inceleyin sonra insan lık kisve nizi giyip sonra istediğiniz kaynağı alimi alın gelin misafirimiz olun size köfte ve mobilya ikram ederiz yol paranız boşa gitmez.Akıllı insan muhatabına yobazdarane hücum etmez okuduğun kitap daki 30 tane gördüğün yanlış neler veya sizin ilminiz hangi mektep medrese gördü kitapçılık yapıp helal rızık mı kazandınız yoksa işin kolayına kaçıp çamur at nasılsa bunlar bize galebe edemez diye mi düşündünüz.Deli deliyi görünce sopasını saklar derler şimdi ben lik zamanı ALLAH Affetsin biz kimiz ki Kur an ı Kerim Hadis i şerif veya diğer mevzularda alim kesilip fetva verebiliyoruz.Üstad hazretleri ehli imanı imana davet ediyorum diye yazdırdıktan sonra okuduğunda önce nefsine sindirmiş çoğu eseri de yazarken ben nefsimi herkesden ziyade nasihata muhtaç görüyorum demiş.Valla ben 16 yıldır hizmette bir kusur bulamadım en muhaliflerinden biriyim.İnsanlar bilmeden ahkam kesiyorlar ya hasta oluyorum.Zaten bizi bölmeye çalışanların da amacı bu böl parçala fitne fesat kibir riya tv gazete dünya sevgisi ölüm korkusu.Çanakkale içinde vurdular beni...Zahmet olacak şöyle bir rabıta i mevt yapıp ölümü bir kaç gün hususen tefekkür edelim lezzetler acılaşıyor ise kalp paslanmış yok artıyor artı iştiyak varsa paslandırıp dengeleyin Nefsin işi yok amellerinizin fazlalığı ile dümene getirmesin.Anında götürür susuz gideriz.Kur AN VE SÜNNET HARİCİ HİÇ BİR UYGULAMA KÜLLİYATTA YOKTUR EKSERİSİ İMAN İLE ALAKALI MEVZULAR İÇERİR.SİZİN İMANINIZ KUVVETLİ OLDUĞUNDAN BİZ SİZE YETİŞEMİYORUZ.YÜREĞİNİZİ SOĞUTUN VE 3 KİTAP OKUYUP O ESERLERİN YAZILMASINA DAVASI SADECE KURAN IN SÖNMEZ VE SÖNDÜRÜLEMEZ BİR NUR OLDUĞUNU DÜNYAYA İSPET EDEN İNSAN A İFTİRA ATIP NE KAZANDINIZ.KAYIP ETTİKLERİNİZİ KABRİN HEMEN ALTINDA GÖZ AÇIP KAPATTIKTAN SONRA GÖREBİLİRSİNİZ.O SEBEBDEN DOLAYI YOK OKUDUM YOK ANLADIM YANLIŞ VS.YAZIK OLUR CEHENNEM ZATEN DOLDU.İYİCE ANLAMADAN KİMSE KİMSEYE ÇAMUR ATMASIN.ZAMAN BİRLİK BERABERLİK ZAMANI ELİN KEFERELERİ DURURKEN NİYE BİRBİRİNİZİ KÖTÜLÜYORSUNUZ.HATA YANLIŞ ANLAŞILMA VARSA OTURULUR GÜZELCE EDEP SINIRLARI İÇİNDE KONUŞULUR.KİMİN YANLIŞI VARSA DOĞRUSU ORTAYA ÇIKAR.VE GÜNEŞİN ÜZERİNE DOĞDUĞU HERŞEYDEN HAYIRLI SADAKA VERMİŞ OLUR.

    edit: yer söyleme. adres verme açıktan
  26. coffe2

    coffe2 Islam-TR Üyesi

    SİZ OLAYIN YÜZEYSEL BOTUNDA KALMAYA DEVAM EDİN.BU HADİSE BİZZAT RESULULLAH ASV HUZURUNDA OLUP MALUM EFENDİMİZ ASV YAZAR DEĞİLDİ YARIM ÜMMİ İDİ.SİZ MÜTEŞABİH HADİSLERİ AYNEN OLACAK DİYE MİŞ DEĞERLENDİRİYORSUNUZ.KİMSE SAİT NURSİYİ KUTSALLAŞTIRMAZ MAKSAT KURAN I KERİM VE SÜNNETTİR BAZI HAM NURCU OLDUKLARINI ZANNEDEN TIFIL TAKIMI BİLMEYİP İZAHAT YAPMAKTAN ACİZ KALIYORLAR.İSPAT DİYORSUNUZ SİZN İSPAT DELİLİNİZ NEDİR HERKES KURAN MEALİNİ ALSIN TEVİL ETSİN ÖYLE Mİ.GELİN DE BANA ASR SURESİ Nİ ANLATIVERİN VEYA BESMELE Yİ ANLATIN BESMELE NİN B SİNİN ALTINDAKİ NOKTA DAN BAHS EDİN.BOŞ İŞLER.
  27. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Hala demogojik söylemlerle oluşturduğunuz kutsiyetin mudafasını yapıyorsunuz. Bırakın etrafında tur atmayı da , ilk mesajlardaki şirk , küfür, hurafe, bidat , uydurma sözlere ya delil getirin , ya da sizdeki kitaplarda böyle olmadığını delillendirin. Tevhid akidesiyle tanışmayanların Risalelerde akideye muhalif olan inançları görmemesi olağandır. Eğer Hayrat yayınlarının risalesini biliyorsanız buraya aslını koyun ve bizim yanlış şirk küfür dediklerimizin ehli sünnete göre delilini koyunuz. Aksi taktirdeelinden oyuncağı alınmış çocuk gibi çırpınıp durmayın. Burası boş konuşma yeri değil aksine savunduğunu delillendirme yeridir. Eğer dediklerimizi kabul etmiyorsanız kabul ettiğinizi ortaya koyun.
    Burada itiraz edip te delil yerine dilini getirenlere izin verilmez. Acele edin
  28. üye olduk işte

    üye olduk işte Islam-TR Üyesi

    kardeşim ben sitedeki şehadet fotoları vs cok begendiğim için üye oldum amma şuan bu yazıları görünce.......
    evt haklısınız o sadece risale okuyup baska hiç bir kitap okumayanlar için söylediğiniz doğru olabilir bende buna karşıyım ama siz kişileri eleştirmeyi geçip zamanın alimini yargılıyorsunuz bence siz Sait nursi yi tanısaydınız böyle söylemezdiniz bilmelisiniz ki o gencliğinde en en iyi mücahid hemde en iyi komutandı
    uydurma hadis konusuna gelecek olursak ben ilahiyat öğrencisiyim tabi öyle usuller var ama bir hadisin sahih hadis oldugu nasıl tam olarak anlaşılmıyorsa, uydurma hadis oldugu da tam olarak anlaşılmaz
    bence biz müslümanlarla uğraşıp arayı bölmek yerine kafirlerle uğraşıp bir olalım
  29. abdullah11

    abdullah11 Misafir

    Şehadet duam sen hadis usulü okumamissin dedignden onu anlıyorum ne demek bir hadis uydurma olduğu tam anlaşılmaz al is te klasik hadis inkârcı ilahiyatçılardan ders almış biri ... Sizleriniz koca bir cumhur ulemayı hiçe saydgini biliyormusun mesela a bin Hanbel veya Buhari
  30. Mutedeyyin

    Mutedeyyin Misafir

    okumadım, çalıştım ama anlayamadım, dili zor. okumaya memurda değilim sanırım, ama o kitab hakkında söylenenler doğru mu diye bakmak istedim neyse sonuçta söylenenlerin olmadığını kimse söylemiyor. sadece onu sevenler orada ne yazarsa yazsın tevil edip veya bir şekillde yanlış hiç bir şey görmüyorlar. bakın ben o kitaba göre farklı kafa yapısına sahibim okuduğum kısımlarda yanlışlık görüyorum, ve bu noktada ben yanlışım o kitap doğru değip kendimi o kitaba uyduramam. ama diyelim ki ben kuran okuyorum ve bazı ayetler benim kafa yapıma ters geliyor işte tam burada tıpkı sizin rısalede yattığınız gibi, buradaki ben yanlışlığı kendi düşüncemde arayıp kendi kafamı kurana kalibre ederim.çünkü o Allah cc kelamı ondan sonraki her kitapta az yada çok yanlışlık olur
Yüklüyor...

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.