Hata Yapan Bir çocuğu, Yaşına Uygun (Pedagojik Esaslara Aykırı Olmayacak) Bir Şekilde ikaz Etmek

Ebu Hureyre (r.a.) rivayet etmiştir: Hasan b. Ali (r.a.) zekat hurmasından bir tanesini alıp, hemen ağzına attı. Resulullah (s.a.v.): "Hişt, hişt at onu! Bilmiyor musun biz zekat yemiyoruz!" veya: "Bize zekat he/al değildir!-" diye müdahale etti.( Buharı, "Zekat" 60, 57, "Cihad" 188; Müslim, "Zekat" 161)

Zeynep b. Ebi Selerne (r.a.) şöyle rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.v.) gusül abdesti alırken yanına girdim. Bir avuç su aldı ve: "Çabuk git, yaramaz kız!" diyerek yüzüme attı.(Taberanı, Mu'cemu'l-kebfr, C.24, s.281; Heysemı, Mecmeu'z-zevôid. c.l. s.269)

Anlaşılacağı üzere; bir çocuğun küçük olması, onun hatalarının düzeltilmeyeceği anlamına gelmez. Çünkü çocuğun bir hatasının düzeltilmesi, onun hafızasına kazınacak ve ileride kendisine faydalı olacaktır. Birinci hadiste, çocuğa Allah korkusunun nasıl verildiği ve kendini nasıl sakındırması gerektiği gösterilmektedir. İkinci hadis ise, iyi davranışların nasıl öğretildiğini, özel mekanlara girilmeden önce nasıl izin alınması gerektiğini ve başkalarının avret mahalline bakmanın yasak olduğunu göstermektedir.

Çocukların hatalarının düzeltilmesi konusundaki bir diğer güzel örnek de, genç delikanlı Ömer b. Ebi Seleme (r.a.)'nin kıssasıdır: Resulullah (s.a.v.)'ın terbiyesinde bir çocuktum. Yemekte elim, tabağın her tarafında dolaşıyordu. Resulullah (s.a.v.) beni ikaz etti: "Evlat! Allah'ın ismini an, sağınla ye, önünden ye!" O günden sonra hep böyle yedim."(49 Buharı, "Et'ime" 2, 3, Müslim, "Eşribe" 108; Malik, "Sıfatu'n-Nebiyy" 32 50 Müellifin burada (bilhassa) sakındırdığı konuşma, gerek hata düzeltimi gerekse eğitim alanında "uzun süreli bir ilgilenmeye ait konuşma süreci" olsa gerektir.)

Dikkat edilirse Hz. Peygamber (s.a.v.), elini yemeğin her tarafına sürme hatasını yapan delikanlıya öğüt verirken, kısa ve açık kelimeleri seçti ki çocuğun hatırlaması ve anlaması kolaylaşsın. Nitekim bunun çocuk kalbinde meydana getirdiği etki bir ömür boyunca sürmüştür-o "O günden sonra hep böyle yedim."