Namazın Fazileti

Konu, 'Namaz' kısmında Zeyd bin Hârise tarafından paylaşıldı.

  1. Zeyd bin Hârise

    Zeyd bin Hârise Islam-TR Üyesi

      
    - Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in şöyle söylediğini işittim:

    "Sizden birinizin kapısının önünden bir nehir aksa ve bu nehirde hergün beş kere yıkansa, acaba üzerinde hiç kir kalır mı, ne dersiniz?"

    "Bu hal, dediler, onun kirlerinden hiçbir şey bırakmaz!" Aleyhissalâtu vesselâm:

    "İşte bu, beş vakit namazın misalidir. Allah onlar sayesinde bütün hataları siler" buyurdu."

    Buhâri, Mevâkît 6; Müslim, Mesâcid 282, (666); Tirmizî, Emsâl 5, (2872); Nesâî, Salât 7, (1, 231); Muvatta, Sefer 91, (1,174).

    - Sa'd İbnu Ebî Vakkas (radıyallâhu anh) anlatıyor: "İki erkek kardeş vardı. Bunlardan biri öbür kardeşinden kırk gün kadar önce vefat etti. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)ın yanında bunlardan birincinin faziletleri zikredildi. Bunun üzerine Efendimiz (aleyhissalâtu vesselâm):

    "Diğeri müslüman değil miydi?" diye sordu.

    "Evet, müslümandı ve fena da değildi!" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:

    "Öldükten sonra, namazının ona ne kazandırdığını biliyor musunuz? Namazın misali, sizden birinin kapısının önünde akan ve her gün içine beş kere girip yıkandığı suyu bol ve tatlı bir nehir gibidir. Bu (nehrin) onun üzerinde kir bıraktığını göremezsiniz. Öyleyse, siz ona namazının neler ulaştırdığını bilemezsiniz."

    Muvatta, Kasru's-Salât 91, (1,174).

    - Ebü Ümâme (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraber mescidde idik. O esnada bir adam geldi ve:

    "Ey Allah'ın Resülü, ben bir hadd işledim, bana cezasını ver!" dedi, Resülullah adama cevap vermedi. Adam talebini tekrar etti. Aleyhissalâtu vesselâm yine sükut buyurdu. Derken (namaz vakti girdi ve) namaz kılındı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazdan çıkınca adam yine peşine düştü, ben de adamı takip ettim. Ona ne cevap vereceğini işitmek istiyordum. Efendimiz adama:

    "Evinden çıkınca abdest almış, abdestini de güzel yapmış mıydın?" buyurdu. O:

    "Evet ey Allah'ın Resülü!" dedi. Efendimiz:

    "Sonra da bizimle namaz kıldın mı?" diye sordu. Adam:

    "Evet ey Allah'ın Resülü!" deyince, Efendimiz:

    "Öyleyse Allah Teâlâ hazretleri haddini -veya günahını demişti- affetti" buyurdu."

    Buhârî, Hudüd 27, Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765); Ebü Davud, Hudüd 9, (4381).

    - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın yanında idim. Bir adam huzuruna gelerek:

    "Ey Allah'ın Resülü, dedi, ben bir hadd (suçu) işledim, cezasını tatbik et!"

    Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) adama (birşey) sormadı. Derken namaz vakti girdi. Resülullah'la birlikte o da namaz kıldı. Aleyhissalâtu vesselâm namazını tamamlayınca, adam yanına geldi ve:

    "Ey Allah'ın Resülü! dedi, ben hadd (çeşidine giren bir suç) işledim. Bana Allah'ın Kitabını tatbik et!"

    Efendimiz:

    "Sen bizimle birlikte namazını eda etmedin mi?" diye sordu. Adam:

    "Evet!" dedi. Efendimiz:

    "Öyleyse git. Zîra Allah, senin günahını affetti" veya -hadd'ini affetti" dedi."

    Buhârî, Hudud 17; Müslim, Tevbe 44, 45, (2764, 2765), Hudüd 24, (1696).

    - Âsım İbnu Süfyan es-Sakafi (radıyallâhu anh)'nin anlattığına göre, bunlar Selâsil gazvesine gitmişler. Fakat fiilen gazveye iştirak edememişlerdi. Bunun üzerine kendilerini Allah yoluna verdiler. Sonra Hz. Muâviye (radıyallâhu anh)'nin yanına döndüler. Hz. Muâviye'nin yanında Ebü Eyyüb el-Ensârî ve Ukbe İbnu Âmir vardı. Âsım:

    "Ey Ebü Eyyüb! dedi. Bu sene gazveyi kaçırdık. Bize, (bunun telafisi için bir çare) haber verildi. Buna göre, kim dört mescitte namaz kılarsa, günahları affedilirmiş."

    Ebü Eyyüb:

    "Ey kardeşimin oğlu! dedi. Ben sana bundan daha kolayını haber vereyim. Ben Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şu sözünü işittim: "kim emredildiği şekilde (mükemmel olarak) abdestini alır, emredildiği şekilde namazını kılarsa, önceden yapmış olduğu (kusurlu) ameli sebebiyle affolunur. " Ey Ukbe! (Resülullah'ın tebşiri) böyleydi değil mi?"

    Ukbe: "Evet!" dedi."

    Nesâî, Tahâret 108, (1, 90-91).

    - Ukbe İbnu Amir (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Rabbin, koyun güden bir çobanın, bir dağın zirvesine çıkıp namaz için ezan okuyup sonra da namaz kılmasından hoşlanır ve AIIah Teâlâ hazretleri şöyle der:

    "Benim şu kuluma bakın! Ezan okuyor, namaz kılıyor, yani benden korkuyor. Kasem olsun, kulumu affettim ve onu cennetime dahil ettim."

    Ebü Dâvud, Salât 272, (1203); Nesâî, Ezân 26, (2, 20).

    - İmam Mâlik (radıyallâhu anh)'e ulaştığına göre, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: "İstikamet üzere olun. (Bunun sevabını) siz sayamazsınız. Şunu bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır. (Zâhirî ue bâtînî temizliği koruyarak) abdestli olmaya ancak mü'min riayet eder."

    Muvatta, Tahâret 36, (1, 34); İbnu Mâce, Tahâret 4, (277).

    - Hz. Huzeyfe (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı herhangi bir şey üzecek olursa namaz kılardı."

    Ebü Dâvud, Salât 312, (1319); Nesâî, Mevâkît 46, (1, 289).

    - Abdullah İbnu Selmân, Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)'ın ashabından birisinden naklediyor: "Hayberin fethedildiğii gün bir adam Hz. Peygamber'e gelerek:

    "Ey Allah'ın Resülü, bugün ben öyle bir kâr ettim ki böyle bir kârı şu vadi ahalisinden hiçbiri yapmamıştır" dedi. Efendimiz:

    "Bak hele! Neler de kazandın?" diye sordu. Adam:

    "Ben alıp satmaya ara vermeden devam ettim. Öyle ki üçyüz okiyye kâr ettim dedi. Aleyhissalâtu vesselâm efendimiz:

    "Sana kârların en hayırlısını haber vereyim mi?" diye sordu. Adam:

    "O nedir, ey Allah'ın Resülü?" dedi. Efendimiz açıkladı:

    "(Farz) namazdan sonra, kılacağın iki rekattir."

    Ebü Dâvud, Cihâd 180, (2785).

    - Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Bana kadın ve güzel koku sevdirildi, gözümün nuru namazda kılındı."

    Nesâî, İşretu'n-Nisâ 1, (7, 61).

    - Rebî'a İbnu Ka'b el-Eslemî anlatıyor: "Ben Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) ile beraber gecelemiştim, kendisine abdest suyunu ve başkaca ihtiyaçlarını getirdim. Bana:

    "Dile benden (ne dilersen)!" buyurdu. Ben:

    "Senden cennette seninle beraberlik diliyorum!" dedim. Bana:

    "Veya bundan başka birşey?" dedi. Ben:

    "Hayır, sadece bunu istiyorum!" dedim.

    "Öyleyse kendin için çok secde ederek bana yardımcı ol!" buyurdu."

    Müslim, Salât 226, (489); Ebü Dâvud, Salât 312, (1320).

    - Ma'dan İbnu Ebî Talha el-Ya'merî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın azadlısı Sevbân (radıyallâhu anh)'a rastladım. Kendisine:

    "Bana bir amel söyle de onu yapayım. Allah da onun sayesinde beni cennetine koysun" dedim. -Veya şöyle demişti: "Dedim ki: "..Allah nezdinde en hayırlı ameli bana bildir."- Sevbân sükut etti. Sonra ben tekrar aynı şeyi sordum. O yine sükut etti. Ben üçüncü sefer sordum. Sonunda dedi ki:

    "Aynı şeyleri ben de Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)a sormuştum. Bana şu cevabı vermişti:

    Çokça secde yapman gerekir. Zîra sen secde ettikçe, her secden sebebiyle Allah dereceni artırır, onun sebebiyle günahını döker." Ma'dan der ki: "Sonra Ebu'd-Derdâ'ya geldim. Aynı şeyi ona da sordum. O da Sevbân'ın bana söylediğinin aynısını söyledi."

    Müslim, Salât 225, 226, (488, 489). Nesâî, Tatbik 81; Tirmizî, Salât 169, (388); İbnu Mâce, İkâmet 201, (1422-1424).
  2. ankakuşum

    ankakuşum Islam-TR Üyesi

    Allah razı olsun kardeşimmmmmm :güller
  3. Zeyd bin Hârise

    Zeyd bin Hârise Islam-TR Üyesi

    Amiinn ecmainn :)
  4. IsLaM4eVeR

    IsLaM4eVeR لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah Yetkili Kişi Site Admin

    Allah razı olsun kardeş namazlarımıza dikkat etmemiz lazım.Kafirlerle bizi ayıran en önemli etken namazdır bunu dikkate alalım.
  5. Zeyd bin Hârise

    Zeyd bin Hârise Islam-TR Üyesi

    amin Rabbim hepimizden razı olsun
  6. foton12

    foton12 Islam-TR Üyesi

    NAMAZIN FAZİLETİ
    [​IMG]Kuran'da ve sünnette ibadetler ayrıntılarıyla anlatılmıştır. İslam'ın beş temel şartı kapsamdaki farz olan ibadetleri Peygamberimiz (sav) şöyle özetliyor: "İslam dini beş temel esas üzerine bina edilmiştir. Allah'tan başka İlah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak ve haccetmektir." (Buhârî, Îmân 1, 2, Tefsîru sûre(2) 30; Müslim, Îmân 19-22. Ayrıca bk. Tirmizî, Îmân 3; Nesâî, Îmân 13)
    Bir ayette Rabbimiz namazla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:
    Sana kitaptan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklardan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı zikretmek muhakkak en büyüktür. (Ankebut Suresi, 45)
    Peygamberimiz (sav), ahirette muhasebesi yapılacak ilk amelin namaz olduğu ve kulun namazları tamamsa kurtulacağını aksi takdirde hüsrana uğrayacağını buyurmuştur. (Tirmizi)
    Hz. Ömer'den rivayet edilen bir hadiste, "Resulullah'a Allah'ın en çok sevdiği salih amel nedir"diye soruluyor. Hz. Muhammed (sav): "Vaktinde kılınan namazdır. Kim namazını terkederse onun dini yoktur. Namaz İslam dininin direğidir diye buyuruyor." (Beyhaki)
    Peygamberimiz (sav) müminlerin üzerine farz olan beş vakit namaz içerisinde en çok sabah ve ikindi namazları üzerinde durmuştur. Bu namazlarda titizlik gösterenleri cennetle müjdelemiştir. (Buhari)
    Kendisi namaz konusunda en ufak bir gevşeklik göstermemiş, aksine ayakta duracak hali kalmayıncaya kadar namaz kılmaya devam etmiştir. Bir sahabe cennetle müjdelendiği halde niçin kendisini bu kadar yorduğunu sorduğunda Resulullah şöyle cevap veriyor:
    "Ziyadesiyle şükreden bir kul olmayayım mı?" (Ahmed)
    Resulullah Efendimiz (sav)'in namaz ile ilgili bazı hadisleri şunlardır:
    "Beş vakit namaz, kapısının önünde akıp giden ve insanın her gün içinde beş defa yıkandığı suyu gür nehir gibidir." (Müslim)
    [​IMG]"Namaz, insan ile küfür arasında bir perdedir. Namazı terketmek bu perdeyi kaldırmaktır." (Müslim)
    "Onlarla bizim aramızda alamet-i farika namazdır. Binaenaleyh, namazı terkeden kafirlere benzemiştir." (Tirmizi)
    "Cemaatle kılınan namazın sevabı yalnız başına kılınan namazdan yirmi derece efdaldir." (Buhari)
    "Müminler yatsı namazı ile sabah namazındaki sevabı bilselerdi emekleyerek de olsa bu namazları cemaatle kılmaya gelirdi." (Buhari-Müslim)
    "Bir kimse evinde güzelce temizlenir ve Allah'ın farzlarından birini ifa etmek maksadıyla mescitlerden birine giderse, attığı adımlardan biri günahlarını siler diğeri de onun derecesini yükseltir." (Müslim)
    "Namazda insanların en büyük sevap alanı, camiye en uzak olanıdır." (Buhari)
    "Camiye devam edenin imanına şehadet ediniz." (Tirmizi)
    Peygamber Efendimiz, namazda sakalı ile oynayan bir kişi gördü ve 'eğer bunun kalbinde huşu olsaydı diğer azalarında da olur ve sakalı ile oynamazdı' buyurmuştur. (Tirmizi)
    "Kırk sene beklemek namaz kılanın önünden geçmekten daha hayırlıdır." (Bezzar)
    "Bir zaman gelecek mescitlerde dünya işleri konuşacaklar, Allah Katında onların bir değeri yoktur. Sakın onlarla düşüp kalkmayın." (Beyhaki)
    Resulullah her farz namazın arkasından şu duayı okurdu: "Yegane olan Allah'tan başka İlah yoktur. O'nun hiçbir ortağı yoktur. Mülk O'nundur. Hamd O'na mahsustur. O'nun herşeye gücü yeter. Allah'ım senin verdiğine hiç engel yoktur. Senin vermediğini verebilecek yoktur. Hiç kimseye sahip olduğu makam ve serveti, sana karşı koyup fayda vermez." (Buhari-Müslim-Nesei)
    Her namazın arkasından otuz üç kere "Sübhanallah", otuz üç kere "Elhamdülillah" ve otuz üç kere "Allahu Ekber" deyip yüze tamamlamak için şu duayı okumaya teşvik etmiştir: "Yegane Allah'tan başka İlah yoktur. O'nun ortağı yoktur. Hamd O'na mahsustur. O'nun herşeye gücü yeter." (Müslim)
    Namazdan en önemli unsur huşu içinde kılınmasıdır. Resulullah Efendimiz namazdaki huşuyu yakalamamız için bize şöyle bir tavsiyede bulunmuştur: "Namaz kıldığın vakit, nefsine, hevasına ve ömrüne veda eden, mevlasına teveccüh eden gibi namaz kıl." (İbn-i Mace)
    Hz. Ayşe, Resulullah Efendimiz (sav)'in namaz konusunda ne kadar titizlikle durduğunu şöyle anlatmaktadır: "Peygamber Efendimiz bizimle, biz de onunla konuşur güler ve sohbet ederdik. Fakat namaz vakti gelince, azamet-i İlahi'den olacak, sanki O bizi bilmez ve bizde O'nu bilmez ve birbirimizi tanımaz gibi olurduk."
Yüklüyor...

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.