Namaz Kılmayan Karun, Firavun, Haman ve Ubeyy b. Halef'le Beraberdir Hadisini Nasıl Anlamalıyız?

Konu, 'Namaz Soru - Cevap' kısmında Kutbe tarafından paylaşıldı.

  1. Kutbe

    Kutbe Islam-TR Üyesi

      
    Aşağıdaki hadisin sıhhat derecesi nedir? Eğer sahih ise namazın terkinin kesin olarak küfür olduğuna delalet etmez mi?

    "Kim namaza devam ederek onu muhafaza ederse namazı, kendisi için kıyamet gününde nur, burhan ve kurtuluş olur. Kim de namazı muhafaza etmezse kendisi için nur, burhan ve kurtuluş olmaz. Kıyamet gününde o, Karun, Firavun, Haman ve Übeyy b. Halef ile beraber olur!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 129)
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin Forum Yöneticisi

    Namazı kılmayan kimse; namazın farz oluşuna inanmadığı ve namazı önemsemediği veya tembelliği ve ihmalkârlığı ya da unuttuğu için kılmamıştır.
    Farz oluşuna inanmadığı ve önemsemediği için namazı kılmayan kimse mu’min olamaz çünkü bu kimse Allah’ın kesin emrine inanmamaktadır. Farz oluşuna ve önemine inandığı halde tembelliği, ihmalkârlığı ve meşguliyeti sebebiyle şer’î bir özrü olmadan namazını kılmayan kimse büyük günaha girmiştir.
    Aşağıdaki hadislerin ifade ettiği asıl mana da budur:

    من ترك صلاة العصر فقد حبط عمله
    “Kim ikindi namazını terk ederse ameli boşa gider”
    (Buhârî, Mevâkîtu’s-Salâti, 15. I, 138)

    لا تتركوا الصلوة متعمدا فانه من ترك الصلوة متعمدا فقد برئت ذمة الله و رسوله
    “Namazı kasten terk etmeyin. Kim kasten namazı terk ederse, Allah’ın ve Rasulunun zimmetinden beri olur".
    (Ahmed bin Hanbel, Musned, VI, 421)

    Abdullah ibn-i Amr ibn As (r.anh)’den rivayet edilmiştir: Bir gün Rasulullah (s.a.v.) ‘namaz’dan söz etmiş ve şöyle demiştir:”

    من خافظ عليها كانت له نورا و برهانا و نجاة يوم القيامة و من لم يحافظ عليها لم يكن له نورا و لا برهانا و لا نجاة و كان يوم القيامة مع قارون ز فرعون و هامان و ابي ابن حلف
    "Kim namazına devam ederse bu namaz kıyamet gününde onun için (karanlığa karşı) nur, (doğruluğuna) delil ve (azabtan) kurtuluş olur. Kim namazına devam etmezse onun nuru, delili ve kurtuluşu olmaz. O kimse kıyamet gününde Karun, Firavun, Haman ve Ubey İbn Halef ile beraber olur”
    (Ahmed bin Hanbel, Musned, II, 169; Darimi, 2/301; İbn-i Hibban, 1448)

    Namaz kılmayanın bu dört kişiden biriyle bulunmasının sebebi şudur:
    Kişi malı ile oyalanırken namazını kılmamışsa, servet sahibi Kârun’a benzemiştir, onunla haşredilir. Eğer saltanatı onu alı koymuşsa Firavun’a benzemiştir, onunla haşredilir. Eğer vezirliği veya idareciliği namaz kılmasına engel olmuşsa, vezir Hâman’a benzemiştir, onunla haşrolunur. Eğer namaza ticareti mani olduysa, Mekkeli tacir Ubey b. Halef’e benzemiştir, onunla bir arada bulunur. (İbn Kayyım es-Salat ve Hukmu Tarikuha, s. 22)

    Bu ve benzeri hadislerin zahiri, kasten namazı terk etmenin insanı küfre götürdüğünü ifade ediyor gibi anlaşılıyorsa da İslam alimleri, ancak namazın farz oluşunu inkâr ederek terk etmenin insanı küfre götüreceğini, bu ve benzeri hadislerin mu’minleri namazı terk etmekten sakındırmayı amaçladığını beyan etmişlerdir.
    (Celâluddîn es-Suyûtî, Sunen-i Nesâî Şerhı, I, 231-233. Nesâî’nin Sunen’i ile birlikte. Alâuddîn Abidîn el-Hediyyetu’l-Alâiyye, s.74. Kahraman Yay. İst. 1984. Seyyid Sabık, Fıkhu’s-Sunne, I, 90-91 Mısır, tarihsiz)

    İmam Malik (ö.179/795) Ebû Hanîfe (ö.150/767) ve İmam Şâfiî (ö.204/819) bu görüştedir.

    Bir mu'minin namazını kılmaması düşünülemez. Namazı kılmayan kimse, namazın farz oluşuna inanmadığı veya namazı önemsemediği veya tembelliği ve ihmalkârlığı ya da unuttuğu için kılmamıştır. Namazını vaktinde kılmayı unutan kimse, hatırlayınca hemen namazını kılar. Unutmasından dolayı bir vebal yoktur. (Buhârî, Mevâkît, 37. I, 148; Muslim, Mesâcid, 309. I, 471; Ebû Dâvûd, Salat, 11. I, 303; Nesâî, Mavâkît, 52-54. I, 293, 295-296; İbn Mâce, Salat, 10. I, 227; Ahmed, III, 1000)

    Farz oluşuna inanmadığı ve önemsemediği için namazı kılmayan kimse mu'min değildir. Çünkü Allah’ın kesin emrine inanmamaktadır. Farz oluşuna ve önemine inandığı halde tembelliği, ihmalkârlığı ve meşguliyeti sebebiyle şer’î bir özrü olmadan namazını kılmayan kimse büyük günaha girmiştir. Büyük günah işleyen kimsenin inkâr, şirk, nifak ve tekzîb (âyetleri yalanlama) hariç diğer büyük günahları işleyen kimse kafir ve munafık olmaz, imandan çıkmaz. Bu kimse tövbe etmeden ölürse işi Allah’a kalır. Allah, dilerse affeder, dilerse suçu nisbetinde cezalandırır, sonra imanı sebebiyle cennetine koyar.


    Konuyla İlgili :

    Namazı Terk Etmenin Hükmü
    http://www.islam-tr.com/forum/tevhid/16353-namazi-terk-etmenin-kilmayanin-hukmu.html
  3. Kutbe

    Kutbe Islam-TR Üyesi

    Cezâkellâhu hayran
Yüklüyor...

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.