Namaz Kılınacak Yerlerin Temizlenmesi

(1) Mescitlerin Temizliği Babı

(161) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Bir siyah kadın veya siyah adam mescidi süpürüp temizlerdi. O vefat etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu sordu, o öldü dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Onu bana duyurmalı değil miydiniz? O kadının veya o adamın kabrini bana gösterin’ buyurdu...”
İbnu’l-Münzir (2512 el-Evsat) Buhari (551) Müslim (956/71) Ebu Davud (3203) İbni Mace (1527) Beyhaki (4/47) Tayalisi (2446) Ahmed (2/353-388) Albânî (113 Cenâiz)
(2) Mescitlere Tükürmek ve Oralara Çöp Atmanın Nehyi

(162) Enes (Radiyallahu Anh) den şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidin kıblesinde bir balgam gördü ve onu eliyle sildi. Ona kızdığı yüzünden görülüyordu. Sonra şöyle buyurdu:
‘Kul kalkıp namaza durduğu vakit şüphesiz Rabbi ile münacat eder veya Rabbi kıblesi ile kendi arasındadır. O halde biriniz tükürmeye mecbur olduğu vakit, sol tarafına veya ayağının altına tükürsün. Yahut şöyle yapsın’ dedi. Sonra elbisesinin ucuna tükürdü ve onu elbisenin bir kısmını diğer kısmına sürtüp ovaladı.”
İbnu’l-Carud (59) Buhari (491) Müslim (548/52) Ebu Avane (1/405) Darimi (1/324) Ahmed (3/176)
(163) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescitte oturuyor iken bir bedevi mescide girip namaz kıldı. Namazını bitirince:
−Allah’ım, bana ve Muhammed’e rahmet et, bizimle beraber başka kimseye rahmet etme dedi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
−‘Geniş olanı dondurdun’ buyurdu. Fazla bir zaman beklemedik ki, adam mescide bevl etti. İnsanlar ona doğru yürüyünce Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara engel olarak:
‘Onu bırakın onun üzerine bevlini kast ediyor bir kova veya büyük bir kırbaç su dökün. Siz kolaylaştırıcı olarak gönderildiniz, zorlaştırıcı olarak gönderilmediniz’ buyurdu.”
İbnu’l-Carud (141) Buhari (349) Ebu Davud (380) Nesei (56) Tirmizi (147) Humeydi (938) İbni Ebi Şeybe (1/221/3) Begavi (2/79) Ahmed (2/239)
(3) Mescitlerin Güzel Kokularla Kokulanması

(164) Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Biz bu mescitte iken Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim yanımıza geldi. Elinde İbni Tâb hurmasının salkım çubuğu vardı. Derken mescidin kıblesinde bir balgam gördü, ona doğru gidip elindeki salkım çubuğu ile onu oradan izale etti. Sonra bize yönelip:
‘Hanginiz Allah’ın kendisinden yüz çevirmesinden hoşlanır?’ buyurdu. Biz korktuk ve cevap veremedik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sözü üç kere tekrarladı. Nihayet biz:
−Hiç birimiz ya Rasulallah, dedik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Herhangi biriniz kalkıp namaza durduğu vakit, Allah onun yüzü tarafındadır. Dolayısıyla hiç kimse yüzü tarafına ve sağına tükürmesin. Sol tarafına veya ayağının altına tükürsün. Şayet balgam veya burun akması gibi bir şey kendisini acele ettirir namazın bitişine fırsat vermezse o vakit elbisesinin içine şöyle tükürüp onu kaybetsin’ buyurdu. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elbisesinin bir kısmını diğer kısmına sürterek bunu bize gösterdi. Müteakiben:
−‘Bana Abîr kokusunu gösterin’ buyurdu. Topluluktan bir genç kalktı ve aceleyle ailesinin yanına gitti, devesiyle Halûk denen bir koku getirdi. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kokuyu aldı, onu hurma fidanının baş tarafına koydu sonra onunla balgam yerinin üzerine iyice sürttü...”
İbnu’l-Münzir el-Evsad (2511) Müslim (3008)