107- MÂÛN SÛRESİ

Cumhur, sûrenin mekkî olduğu görüşündedir. İbn Abbâs ve Katâde'den ri*vayete göre ise sûre medenîdir.
Müfessir Hibetullah ibn Selâme de sûrenin ilk yarısının (ilk üç âyetinin) Mekke'de el-As ibn Vâil es-Sehmî hakkında, ikinci yarısının da Medine-i Mü-nevvere'de münafık Abdullah ibn Übeyy hakkında nazil olduğunu söylemiştir.[1] Tekâsür Sûresinden sonra nazil olmuştur.[2]

l. Dini yalanlıyanı gördün mü?
2. Îşte odur yetimi şiddetle iten.
3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyen
Bu âyet-i kerimenin kimin hakkında nazil olduğu ihtilaflıdır. Münafıklar*dan bir adam (İbn Abbâs), Amr ibn Aiz (Dahhâk), el-Velîd ibnu'l-Muğîra (Süddî), el-As ibn Vâil es-Sehmî (Mukatil, İbnu's-Sâib el-Kelbî), Ebu Süfyân ibn Harb (İbn Cüreyc) hakkında nazil olduğu görüşleri vardır.[3]
İbn Cüreyc'den nakledildiğine göre Ebu Süfyân her hafta bir (bir rivayette iki) deve kurban eder ve etini dağıtırmış. Bu (cömertliğinin) yanında bir gün bir yetim kendisine gelip bir şeyler istemiş de onu asasıyla iteleyip bir şey verme*miş ve bunun üzerine Allah Tealâ bu sûreyi indirmiş.[4]

4. Vay o namaz kılanların hakline
5. Ki onlar kıldıkları namazdan gafildirler.
6. Ki onlar (namazlarında) riyakârdırlar (gösteriş yaparlar).
7. Ve zekâtı da men 'ederler.
İbnu'l-Münzir'in İbn Ebî Talha kanalıyla İbn Abbâs'tan rivayetine göre "Vay o namaz kılanların haline..." âyet-i kerimesi münafıklar hakkında nazil olmuştur. Onlar, mü'minlere karşı onların yanında namaz kılarak onlara riyakâr*lık yaparlar, mü'minlerin gıyabında, yanlarında mü'minler yokken de namazı terkeder ve kimseye emanet bir şey vermezlermiş.[5]



[1] ibnul-Cevzî, age. ix,243.
[2] Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/972.
[3] İbnui-Cevzî, age.IX,243-244.
[4] Kurtubî, age. xx,i43.
Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/972.
[5] Suyotî, Lubâbu'n-Nukul, 11,199-206.
Bedreddin Çetiner, Esbab-ı Nüzul, Çağrı Yayınları: 2/972.