KUR'AN-I KERİM NASIL OKUNUR? (Soruya Cevap)

Âleykum selam we rahmetullah;

Kuran sessiz de (içinden) okunabilir. Bunu yasaklayan bir delil yoktur. Aksine gündüz namazlarında Kuran-ı sessiz (içimizden), sabah akşam ve yatsı namazlarını (gece) sesli okuyarak kılarız. Tek başına kılan kişi, sesli okunan namazlarda muhayyerdir , sesli okuyarak da kılabilir.
Kuran namazda da olsa aynı Kur'andır , yasak olsa gündüz namazlarında da sessiz okunmazdı.

[​IMG]

Kuran-ı Kerim okunduğunda onu duyanların dinlemeleri farzdır.
ARAF 204- Kur'ân okunduğu zaman, hemen susup onu dinleyin, umulur ki, rahmete nâil olursunuz.

ENFAL 2- Gerçek mu'minler ancak o mu'minlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.

İnsanların bulunduğu ve meşgul oldukları bir ortamda sesli Kuran okunurken (meşgul olup dinleyemeyenler) dinleyemeyeceklerinden veya iman etmediklerinden dolayı dinlemeyenlerin azgınlıkları ve küfürleri artabileceğinden bu vebale girmelerine sebeb olacağımızdan sessiz okumamız gerekebilir.

KALEM 15- Kendisine âyetlerimiz okunduğunda: "Eskilerin masalları" der.

FUSSİLET 26- İnkâr edenler: "Bu Kur'ân-ı dinlemeyin, okunurken gürültü yapın, belki üstün gelirsiniz" dediler.

LUKMAN 7- Onun karşısında âyetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.

ENFAL 31- Onlara âyetlerimiz okunduğu zaman, "işittik, dilersek bunun gibisini biz de söyleriz, bu, eskilerin efsanelerinden başka bir şey değildir" diyorlardı.

NECM 59-60 - Siz, bu Kur’an’a mı şaşıyorsunuz? Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!
Tek başımıza yahut musait ortamlarda sesli kıraat yapmamız güzeldir.

NAHL 98- Şimdi Kur'ân okumak istediğin zaman önce o kovulmuş şeytandan Allah'a sığın.

BAKARA 151- Nitekim içinizden size bir peygamber gönderdik. O size âyetlerimizi okuyor, sizi temizliyor, size kitabı ve hikmeti öğretiyor. Size bilmediğiniz şeyleri öğretiyor

İSRA 106- Sana Kur'ân'ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.

Ebu Hurayra (r.anh)’den nakledilen bir hadisi şerifte, Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, içerisinde Bakara suresi okunan evden şeytan kaçar.”

(Muslim, Misâfirin, 212, (780)


419 - Ukbe İbnu Âmir (radıyallahu anh) anlatıyor:
Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı dinledim şöyle diyordu: "Kur'ân'ı cehren (açıktan) okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir. Kur'ân'ı gizlice okuyan , sadakayı gizlice veren gibidir."

(Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân 20, 2920; Ebu Dâvud, Salât 315, 1333; Nesâî, Zekât 68. Kutub-i Sitte; Tefsirden Sakındırmaya Dair. No: 419)


6714- Ukbe b. Âmir radiyallahu anh'dan:
Allah Rasûlu (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu :
"Kur'ân'ı sesli okuyan, sadakayı açıktan veren gibidir; Kur'ân'ı gizli okuyan, sadakayı gizli veren gibidir."
Sunen ashâbı

Tirmizî der ki: "Bu, şu demektir: Sessiz Kur'ân okuyan, sesli okuyandan daha üstündür. Çünkü riyâ ve kendini beğenmişlikten emin kıldığı için ilim ehline göre gizli sadaka vermek, açıkça vermekten daha üstündür."

(Bu hadisi Ebû Dâvud (1333), Tirmizî (2919) ve Nesâî ( zekât 68, V, 80), Er Rudani : 6714 )
Hâlid b. Ma'dân an Kesîr b. Murre an Ukbe asl- ı senedi ile tahrîc ettiler. Tirmizî, kendi isnâdı hakkında "hasen garîb" hükmü vermiştir.

Müslümanın namaz kılarken okuyacağı Kuranın ses yüksekliğini yine Rabbimiz bildirmiştir :

İSRA 110- (Sen onlara) de ki: İster "Allah" deyin, ister "Rahmân" deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O'nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç.

*****************

Kuran okurken ve dinlerken ayetleri tefekkür edip manalarını düşünmek, Allah korkusu ve huşudan dolayı ağlamak güzel hasletlerdendir.

Namazda ağlamak genel anlamıyla namazı bozmaz.
Riya kastıyla veya dünyevi düşüncelerle ağlanıyorsa namazı bozar. Zaten riya için namaz kılınıyorsa bu zaten şirktir , ağlamasına gerek yok namazın bozulması için .


Ağlamak cennet ve cehennemi hatırlamak sebebiyle meydana gelmişse huşu'dan ileri geldiği için namazı bozmaz.

Hadîs-i şerîfte: "Cenâb-ı Hakk'a ağlıyarak itâat eden gülerek cennete dahil olur ve gülerek günah işleyen ağlayarak cehenneme girer" buyurulmuştur.
Namaz dışında da ağlamak abdesti bozmaz. Ancak göz ağrısı gibi hastalıktan meydana gelen akıntının abdesti bozacağı, böyle kimsenin özür sahibi sayıldığından her namaz için vakit girince abdest alması lâzım geleceği Bedayi’us-Sânayi’de yazılıdır.


İbnu Hacer, ağlayabilmenin yolunu şöyle açıklar:
"Kişi, Kur'ân'da zikri geçen şiddetli tehditleri ve cehennem azabıyla ilgili vaidleri (korkutmaları) Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki kesin kararlarını düşünerek kalbini korku ve hüzünle doldurur. Sonra bu hususlara giren kusurlarına, eksikliklerine bakar. Buna rağmen hüzün hissedip gözleri yaşla dolmazsa, bu husustaki eksikliğine ağlasın, zira böylesi bir tefekküre rağmen hüzün duymamak en büyük musibetlerdendir."



Namazda Kur'an Okurken Ağlayan Kâbe imamı
Mahir muaykili




Fatiha'yı okurken ağlayan imam
Tıkla : FİRASET NET

İsra suresi 106- Sana Kur'ân'ı verdik ve onu insanlara sindire sindire okuyasın diye (kısımlara) ayırdık ve biz onu yavaş yavaş indirdik.
107- Ey Muhammed! De ki: İster ona (Kur'ân'a) inanın, ister inanmayın; o daha önce kendilerine ilim verilenlere okunduğunda onlar, yüzleri üstü secdeye kapanırlar.

108- Ve derler ki: Rabbimizi tenzih ederiz. Şubhesiz ki Rabbimizin vaadi gerçekleşir.
109- Ve ağlayarak yüzleri üstü secdeye kapanırlar. Hem de bu Kur'ân'ı işitmek onların Allah'a teslimiyetlerini daha da artırır.
Meryem suresi 58- İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail'in soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân (olan Allah)ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
59- Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir. (Cehennemdeki "Gayya" vadisini boylayacaklardır.)

İbnu Mes'ud (radıyallahu anh) anlatıyor:
"Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana:
"- Kur'ân'ı bana oku!" dedi. Ben (hayretle):
"- Sana indirilmiş bulunan Kur'ân'ı mı sana okuyayım?" diye sordum. Bana:
"- Evet, ben onu kendimden başkasından dinlemeyi seviyorum!" dedi.
Ben de ona Nisa sûresini okumaya başladım. Ne zaman ki, "Her ümmete her şâhid getirdiğimiz ve ey Muhammed, seni de bunlara şâhid getirdiğimiz vakit durumları nasıl olacak?" mealindeki âyete (41. âyet) geldim.
"- Dur!" dedi.
Durdum ve dönüp Rasûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a baktım. Bir de ne göreyim, iki gözünden de yaşlar akıyordu.
"
(Buharî, Fedâilu'l-Kur'ân 32, 33, 35; Muslim, Musâfirin 247, (700); Tirmizî, Tefsir, Nisa, (3027, 3028); Ebû Davud, İlm 13, (3668).)


Abdurrahman İbnu's-Sâib anlatıyor:
"Sa'd İbnu Ebi Vakkas yanımıza geldi. Gözü kapanmış idi. Kendisine selam verdim.
"Sen kimsin?" dedi.
Kendimi tanıttım. Bunun üzerine dedi ki:
"Kardeşim oğluna merhaba! Duydum ki senin Kur'ân okumaya güzel sesin varmış. Ben Rasûlullah aleyhissalâtu vesselâm'ı dinledim. Demişti ki: "Şu Kur'ân hüzünlü olarak nazil oldu, öyleyse onu okuyunca ağlayın. Eğer ağlayamazsanız ağlamaya çalışın ve onu güzel okuyun. Onu güzel okumaya gayret etmeyen bizden değildir."
(İbn Mâce, İkamet'us-sala, 176)


Buhari'nin Şerhi, Fethu'l Bari de geçen bir hadis-i şerifte :

716- Mu'minlerin annesi Aişe (r.anha) şöyle demiştir:
"Rasulullah vefatına sebep olan hastalığı sırasında 'Ebû Bekir'e söyleyin insanlara namazı kıldırsın' diye emir vermişti.
Ben 'Ebû Bekir senin yerine geçtiği zaman hıçkıra hıçkıra ağlamaktan sesini cemaate uîaştıramaz, Ömer'e söyle namazı o kıldırsın' dedim ve hatta Hafsa'dan Rasûlullah'a gidip aynı şeyleri söylemesini istedim.
O da gidip 'Ebû Bekir senin yerine geçtiği zaman hıçkıra hıçkıra ağlamaktan sesini cemaate ulaştıramaz, Ömer'e söyle namazı o kıldırsın' dedi.
Bunun üzerine Rasûlullah: "Yeter artık, "daha fazla üstüme gelmeyin, Yusuf'un başını derde sokan siz kadınlar değil misiniz zaten!? Söyleyin Ebû Bekir'e namazı kıldırsın' diyerek emrini tekrarladı."
Hafsa bu olay üzerine Aişe'ye şöyle demiştir: "Senden bana bir fayda geleceğini zaten hiç düşünmüyordum."


Açıklama

İmam Buhârî'nin kullandığı bu başlık imamın namaz kıldırırken ağlaması namazı bozar mı bozmaz mı anlamına gelir.
Konuyla ilgili olarak nakledilen rivayetler namazda ağlamakta herhangi bir sakınca bulunmadığını gösterir.
Bununla birlikte Şa'bî, İbrâhîm en-Nehaî ve Sufyân es-Sevrî gibi âlimler ağlamanın ve inlemenin namazı bozacağını söylemişlerdir.
Mâlikîler'e ve Hanefîler'e göre cehennem ateşini anmak ve Allah korkusuyla ürpermek gibi hallerden dolayı ağîanmışsa namaz bozulmaz.


Aynı hadis hakkında , Vehbe Zuhayli şöyle demektedir:

Peygamberimiz, mescide gidemeyecek kadar hasta olunca namazın Ebubekir tarafından kıldırılmasını emretmiştir.
Ayşe, “Ey Allah’ın Peygamberi, Ebubekir yufka yüreklidir, sesi zayıftır, Kur’ân okurken ağlar” demiş.
Peygamber, “Ebubekir’e söyleyin, namazı kıldırsın” emrini yinelemiş.
Ayşe, endişesini tekrarlayınca, Peygamber, “Siz Yusuf’un sahibelerisiniz (onu sıkıntıya sokan kadınlarsınız), O'na emredin, namazı kıldırsın” demiştir.


Dünyevi musibetler veya şahsi hastalıktan ötürü sesli ağlamak, ah ve off gibi şeyler söylemek, Hanefî ve Şafii mezhebine göre namazı bozar. (Vehbe. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 2/7-10).

Şafiî mezhebinde konuyla ilgili olarak üç ayrı görüş zikredilmiştir:

a. Şâfiîler'de en doğru olarak kabul edilen görüşe göre ağlayan kişinin ağzından iki harf çıkacak olursa namaz bozulur aksi halde bozulmaz.
b. Ağlamak namazı bozmaz. Çünkü ağlamak söz (kelâm) sayılamaz. Zira ağlarken çıkan sesler anlamlı harfler değildir.
c. Kaffâl'den nakledilen görüşe göre ağlayan kişinin ağzı kapalı ise namaz bozulmaz ancak ağzı açık ve ağzından İki harf çıkmışsa namaz bozulur.


Ancak ikinci görüşün delili daha kuvvetlidir.

Bazı gruplar gülmeyi ağlamakla aynı kategoride değerlendirdikleri için gülmeye ağlamakla aynı hükmü vermişlerdir.
Mutevelli şöyle demiştir: "Fakat daha açık ve doğru olan görüş gülmenin mutlak olarak namazı bozmasıdır. Çünkü gülmek namazın tabiatına terstir, namazda gösterilmesi gereken vakarı zedeler."
Mutevellî'nin belirttiği bu görüş özü itibariyle daha güçlüdür. Her şeyin en doğrusunu sadece Allah (c.c) bilir.


Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayâtu's Sahâbe

Peygamber yatardı ve Bilâl'in ezanıyla uyanıp kalkardı. Sonra abdest alıp mescide giderdi. Saç ve yanaklarından sular damlardı. Namaz kıldırırken de çok zaman ağladığını duyardım.
(Heysemî, II/89 (Ebu Yâ'lâ, Aişe'den).

Rasulullahı gördüm, namaz kılıyordu. Ağlamaktan dolayı göğsünde fıkır fıkır kaynayan çanak sesi gibi bir ses vardı .
(Terğib, I/315 (Ebu Dâvud, Mutarrif babasından).

(Hıçkıra hıçkıra ağlamak şeklinde tercüme ettiğimiz) kelimesiyle ilgili olarak İbn Fâris şu açıklamayı yapmıştır: "Bir kimsenin hıçkırarak ağlaması feryâd u figân etmeden sanki boğazına bir şeyler düğümleniyormuş gibi yutkunarak ağlamasıdır."



[GULYARASI]7144[/GULYARASI]