Ebû Hureyre ve Zeyd b. Halid dediler ki, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin yanındaydık. Bir adam kalktı ve şöyle dedi: “Allah için, aramızda sadece Allah’ın kitabıyla hükmetmeni istiyorum.” Davalısı daha anlayışlıydı, o da kalktı ve şöyle dedi; “Aramızda Allah’ın kitabı ile hükmet ve beni dinle.” Peygamberimiz, “konuş” dedi, o da şöyle konuştu:
“Oğlum bunun işçisiydi, karısıyla zina etti. 100 koyun ile hizmetçi köleyi fidye olarak verdim. Bilenlere sordum, oğluma 100 değnek ve bir yıl sürgün, kadına da recm gerektiğini söylediler.”
Peygamberimiz dedi ki: Canım elinde olana and içerim, aranızda elbette şanı yüce Allah’ın kitabı ile hükmedeceğim. 100 koyun ile köle geri alınır. Oğluna 100 değnek ve bir yıl sürgün gerekir. Üneys, şu adamın karısına git, suçu kabul ederse recmet. Gitti kadın suçu kabul edince recmetti.[13]
Burada sözü edilen “Allah’ın kitabı”nın Tevrat olduğu kesindir. Çünkü Kur’ân’da zina ile ilgili bir âyet henüz inmemişti. İnen âyetlerin hiçbirinde de recm cezası bulunmamaktadır.
Elimizdeki Tevrat’ta değnek cezası yoktur. Bu ceza, Medine Yahûdilerinin elindeki nüshada olabilir. (bu bilgi süleymaniyevakfı.org adresinden alınmıştır)Yukarıdaki hadisi şeriflerde koyu olarak gösterdiğim kısımlar açıkça bu olayın Nur suresinin indirilmesinden sonra meydana geldiğini gösterir neden mi?

1- Nur suresindeki ayetin indilirdiği tarih rivayetlerde hicretin dördüncü, beşinci veya altıncı yılında olduğu bildirilir bu olay sırasında Hz. Ebu Hureyre (ra)'ında hazır bulunması olayın hicretin 7. yılından sonra olduğunu gösterir çünkü Hz. Ebu Hureyre (ra) hicretin 7. yılında müslüman olmuştur.[2]

2- "Oğluna 100 değnek ve bir yıl sürgün gerekir." ifadesi olayın Nur suresindeki ayetin indirilmesinden sonra olduğunu açıkça göstermektedir çünkü "değnek ve sürgün cezası" Tevrat'ta olan bir ceza değildir "100 değnek" cezası Kuran-ı Kerim'de bildirilmiştir. Öyleyse hüküm Tevrat'a göre verilmemiştir zaten yazının sonunda şu ifade yazarın bu konudaki çıkmazını da ortaya koymaktadır "Elimizdeki Tevrat’ta değnek cezası yoktur. Bu ceza, Medine Yahûdilerinin elindeki nüshada olabilir."

3- Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılabileceği gibi hadisteki "Kitap" "Kuran veya Tevrat" manasında değil "Allah'ın hükmü" manasında kullanılmıştır
Zaten İbn-i Kuteybe'nin bu hadis hakkındaki itiraza verdiği aşağıdaki cevap "Kitap kelimesinden kastın Allah'ın hükmü olduğunu" bize göstermektedir
(...)
Cevap: Biz deriz ki; Rasulullah (S.A.V) buradaki “…ikinizin arasında Allanın Kitabı ile hükmedeceğim“ sözü ile Kuran’ı kastetmemiştir. O sadece “ikinizin arasında Allahu taâlânın hükmü ile hükmedeceğim” demek istemiştir.
Kitap(yazı) kelimesi çeşitli manalarda kullanılır.
Bu manalardan birisi.Allah (cc) “…bunlar, üzerinize Allah yazısı olarak haramdır. Haram kılınanların dışında kalanlar size helal kılındı. ” (4.en-Nisâ:24) ayetinde de olduğu gibi hüküm ve farz demektir. “… Allah’ın yazısı olarak ” demek Allah’ın sizin üzerinize farzı olarak demektir.
Yine Allah “… size kısas yazıldı ” (2,el-Bakara, 178) buyurmuştur. Yani size farz kılındı, demektir.
Ey Rabbimiz, üzerimize şu savaşı niye yazdm …” dediler. (4.en-Nisa, 77} ayeti,”…niye farz kıl*dın demektir.
Keza “Tevrat’ta İsrail oğulları üzerine şunu yazdık: Cana can” (5.el-Mâide:45) buyurmuştur.Yani “…şunu hükmettik ve farz kıldık” demektir.
En-Nâbiğatul-Ca’dî’de şöyle demiştir:
Velâ bağları, bizim (şerefli) soyumuzu lekeledi. Siz de (zâten) lekeliydiniz. Fakat yazdığı zaman Allah böyle dememişti.”
Yani: Akrabalık bağları, bizim soylu şerefimizi lekeledi. Hükümde bulunuyorken Allah bunu vacip kılmış değildir” demektir. [İbn-i Kuteybe, Te’vilu Muhtelifi’l Hadisi Müdâfaası, Kayıhan Yayınları: 179-181.][3]


  1. Buhârî, Hudud, 21, 37; Müslim, Hudud 29, (1702).
  2. İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/241-242
  3. http://www.cevizyapragi.com/hadis-mu...an-celiskisi-2