İman ve İslam nedir? Mümin ve Müslüman kimdir? Gayrimüslim mümin olabilir mi?

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında soru işareti tarafından paylaşıldı.

  1. soru işareti

    soru işareti Üyeliği İptal Edildi

      
    İman ve islamın aynı şeyler olmadığını 49:14 ayetinden biliyoruz. Peki iman nedir? Kuru kuru iman ettim demek değildir. Öyle olsaydı bedeviler biz peygamberden daha imanlıyız "demekle" en imanlı insanlar olabilirlerdi. Ancak peygamber onların iman iddialarını red etti ve sadece teslim olduklarını belirtti. O halde iman öyle "iman ettim" demekle olmuyor. O kadarını münafıklar da söylüyor. Şimdi eğer bedeviler ile münafıklar da iman iddia ettikleri halde imansızlarsa iki grub da aynı kefeye mi konmalıdır? Tabi ki hayır. Bedeviler islama samimi birşekilde herşeyleriyle teslim oldular. Ancak münafıklar samimiyetsiz bir şekilde sadece dil ve fiilleriyle teslim oldular ancak onların bedevilerden farkı içlerinde samimiyet bulunmamasıdır.

    İman kuru kuru gerçek olduğunu aklen kavrayamadan "şu doğrudur, şu gerçektir" demek değildir. İman gayba iman etmeyi de içinde barındırmakla beraber var olan ve tanık olunan gerçekleri tasdik etmektir. İmanın kuru kuru gayba iman etmek olmadığının bir delili de imanın tersi olan küfrün inkar etmek, gerçeği örtmek, tasdik etmemek olmasıdır. İman Kitab'ın iddia ettiği şeylerin doğruluğunu, gerçekliğini idrak etmektir. İnkar etmek ise gerçekleri idrak ettiği halde inkar etmektir. Bir müslüman imansız olabileceği gibi bir gayrimüslim de mümin olabilir. Mümin olmanın şartı islam olmak değildir. Kitab'ın getirdiği gerçeklere tanıklık edip idrak eden inkar etmeyen herkes islam teslim olmamış olabilir ancak bu onun mümin olmasına engel değildir. Kitab'ın gerçeklerini aklen idrak edebilen bir gayrimüslim müminken Kitab'ın gerçeklerini aklen idrak edemeyen bir müslim imansız olabilir ya da en azından gayrimüslim, müslümandan daha imanlı olabilir. İslam gerçeği taleb etmek, iman ise gerçeği idrak etmektir. Müslüman öğrenmek isteyen, mümin ise öğrenmiş olandır.
  2. abdullah ebu muslim

    abdullah ebu muslim Islam-TR Üyesi

  3. soru işareti

    soru işareti Üyeliği İptal Edildi

    Merhaba sayın arkadaşım, mümkün olursa dersleri dinlemeyi düşünürüm.
    Ancak şimdilik yazdıklarım hakkında eleştirinizi yazar mısınız?
    Sizce islam ve iman, müslim ve mümin anlayışımda bir yanlış var mı?
  4. abdullah ebu muslim

    abdullah ebu muslim Islam-TR Üyesi

    eğer "iman" kelimesini sözcük anlamına göre ele alırsak, doğru, samimi bir gayrimüslim de, hatta bir darwinist de imanlıdır.
    ancak; biz sözücklerin etimolojik anlamlarına göre değil, islamın o sözcüklere atfettiği değere göre bir kıyaslamada bulunabiliriz. yani bu konuda ölçüt senin veyea benim fikrim değil Allah(cc) ve râsûlunun(asvs) bize öğrettikleridir.
    bu açıdan baktığımızda Kur'an-ı kerimde kimi yerde mu'min ve müslüman aynı anlamda, kimi yerde farklı anlamda, kimi yerde de birbirlerini kapsayacak şekilde kullanılmışlardır. ancak bunlar sadece ve sadece müslümanlar için kullanılmıştır. dolyısıyla kelime-i tevhidi dillendirmeyen birisi islama göre bu sıfata layık olamaz.

    benim ilmim bu kadar. dersleri dinlersen daha detaylı bilgi edinebilrsin.
    en doğrusunu Allah(cc) bilir.
  5. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin Forum Yöneticisi

    Abdullah b. Ömer'in, babası Hz. Ömer'den naklettiği bu hadis şöyledir:

    "Bir gün Rasûlullah (s.a.v.)'in yanında bulunduğumuz sırada âniden yanımıza, elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah bir zat çıkageldi. Üzerinde yolculuk eseri görülmüyor, bizden de kendisini kimse tanımıyordu. Doğru peygamber (s.a.v.)'in yanına oturdu ve dizlerini onun dizlerine dayadı. Ellerini de uylukları üzerine koydu. Ve:
    "Ya Muhammed! Bana İslâm'ın ne olduğunu söyle" dedi.
    Rasûlullah (s.a.v.): "İslâm; Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in de Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman ve gücün yeterse Beyt'i hac etmendir" buyurdu.
    O zat: "Doğru söyledin" dedi.
    Babam dedi ki: "Biz buna hayret ettik. Zira hem soruyor, hem de tasdik ediyordu."
    "Bana imandan haber ver" dedi.
    Rasûlullah (s.a.v.): Âllah a, Allah'ın meleklerine kitaplarına, peygamberlerine ve ahiret gününe inanman, bir de kadere, hayrına şerrine inanmandır" buyurdu.
    O zât yine: "Doğru söyledin" dedi.
    Bu sefer: "Bana ihsandan haber ver" dedi.
    Rasûlullah (s.a.v.): " Allah'a O'nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü her ne kadar sen onu görmüyorsan da, o seni muhakkak görür" buyurdu.
    O zat: "Bana kıyametten haber ver" dedi.
    Rasûlullah (s.a.v.) "Bu meselede kendisine sorulan, sorandan daha çok bilgi sahibi değildir" buyurdular.
    "O halde bana alâmetlerinden haber ver" dedi.
    Peygamber (s.a.v.): "Câriyenin kendi sahibesini doğurması ve yalın ayak, çıplak, yoksul koyun çobanlarının bina yapmakta birbirleriyle yarış ettiklerini görmendir" buyurdu.
    Babam dedi ki: Bundan sonra o zat gitti. Ben bir süre bekledim.
    Sonunda Allah Rasûlü bana: "Ya Ömer! O soru soran zatın kim olduğunu biliyor musun?"dedi.
    "Allah ve Rasûlu bilir" dedim.
    "O Cibrîl'di. Size dininizi öğretmeye gelmişti" buyurdular.
    (Buhârî, İman 1; Muslim, İman 1).

    Dini öğrendik mi?
Yüklüyor...

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.