İslam''ın emir ve nehiylerini ucundan kıyısından çekiştirip kuşa çevirmeye çalışan zevat kimin haklarını kime vererek sitemlerini garanti almaya çalışıyor ki? "Şu başörtüsüdür, şu değildir. Falan yerde örtünebilirsin falan yerde örtünemezsin" ölçülendirmesiyle hicab sınırları Kitap ve sünnet ile belirlenmişken istikamet şaşırtıcı sahte Sırat-ı müstakim levhaları ile "Sırat''ın orta yerine oturuvermişliklerini" icra ediyorlar. Hayır, her ne kadar da o sahte yol levhalarınızda "Cennete gider" ya da "Allah Rızasına götürür" yazsa da ehl-i iman basiret nazarı ile boyalı süslü levhalarınızın çıkmaz sokağa, ateşe ve hüsrana yönlendirdiğini bilecektir. Kitab''ın bir kısmını bir kısmından ayırmanın ne demek olduğunu iyi bilen ümmet sınır koyucunun da kim olduğuna ruhlar âleminde iman etmiş, ikrar etmiştir.

Ne muazzam tevafuktur ki, ne coşkulu hikmet-i ilahi deryasıdır ki sırat şu günlerde yaşamakta olduğumuz gündemin merkez noktası mü''minelerin hicabı, Kur''an''ın mutlak emirlerinden biri olan tesettür ve Sırat-ı müstakim''in sahte ve gerçek levhaları oluverince karşımıza ilk çıkacak gerçek yön levhamızı diken öğretmenimizin Hz.Sümmeyye (r.anh) olması işimizi cidden kolaylaştıracaktır. Evet, Yasir ailesinin kadını, siyahî bir acize, Hz Yasir''in (r.a) hanımı, Hz. Ammar''ın (r.a) anası Hz. Sümeyye''den (r.anh) bahsediyoruz. Hz. Sümeyye (r.anh) öyle bir başlangıç levhası dikmiştir ki, ilk şahadet makamına eren Müslüman olmasından öte İslam yolunda ilk katledilenin bir kadın olması günümüz açısından daha bir manidardır. Bir tarafta zorba dayatmacı, iktidar sahibi müşrik bir otorite diğer tarafta zayıf bırakılmış, köleleştirilmiş bir ailenin en savunmasız en zayıf ferdi. Zorbalık ve dayatma ile acziyet ve imanın levha üzerine kazınan diyaloğu… "Putlarımızı kutsa ve Muhammed''e küfret özgür yaşa" teklifi ile sözde lütuf sahibi bir özgürlük bağışlayıcısı(!) ve mustazaf bir mü''minenin ciltler dolusu kitabı terazinin diğer kefesinde tartabilecek, içerisinde bir harf dahi olmayan kutlu cevabı… Tarih boyu tarih bilinci arayan özgürlük sevdalısı kavimlerin tamamına yetecek kadar içerisinde şifa kimyasını barındıran şahsiyetlilik ve iman mayasıyla kıvama ermiş "La" tükürüğü… Dayatma, tehdit ve Kabilizm ile varlık mücadelesinin kavgasının verildiği nokta… Ve ilk şahadet…

Ebu Cehillerin yüzündeki rezillik simasını deşifre eden tükürüğün yeryüzüne sıçrayan zerreleri ile Hz. Sümeyye''nin (r.anh) peşi sıra gelen kan damlaları özgürlük vadisinde ahidleşerek Sırat üzerine öyle bir yön levhası diker ki erkeğim diyenin dahi mahcubiyetle okuyabildiği kazınmışlık ifadesidir. Yeryüzündeki tüm dayatmacıların ve entrikacıların sahte cennet levhalarını güneş karşısındaki mumun haline çeviriverir. Mum şaşkınlık içerisindedir; "beni eriten ateşim mi yoksa güneşin ışığımı…"

"İslam''ın şu emrinden şu kadar verelim, özgür kalın ve cennete gidin" aldatmacasıyla Sırat üzerine bağdaş kuranlar bilsinler ki kendi şirk babalarının soyu kesilmediği gibi Kendinse Kevser verilmiş Hz Muhammed''in (s.a.v) ilk takipçilerinden olan Hz Sümeyye''nin (r.anh) de iman soyu kesilmemiştir. Ne kadar dayatma ve entrikaları varsa ondan çok daha fazla Sümeyye tükürükleri ümmetin ağzında birikmiş hazır beklemektedir.

Cenneti, Rıza-i Baki''yi ve dünya hayatında sözde özgür yaşantıyı vaat edip kendi kurumsal saltanatlarına devamiyet ve nemalanma sağlayan zorbalar Hz Sümeyye''nin (r.anh) tükürüğünün bizlere ana sütü olduğunu biliyorlar mı acaba? Sırat üzerindeki istikamet levhalarımızın asla sökülemez perçinlerle ikame edildiğini hiç akıl edemiyorlar mı? Daha Sümeyye levhasında iflas eden dayatmacı zihniyet az ilerideki yüzlerce, binlerce Bedir, Uhud, Hendek v.s gibi meydanların ensesinden esen yiğitlik rüzgârıyla damarları yok saymış kandamlalarının kopmuş uzuvları örterek yol aydınlatıcı meşaleli levhalar gözlerini tükürükten öte kamaştırdığında ne yapacak?

Hayır, tutsaklığı ve dayatmacılığı kısmi özgürlük aldatmacası ile meşrulaştırmaya çalışan sözde rabler Sümeyyeleri aciz, Bilalleri tutsak sansalar da kızgın kumlar üzerine düşmüş tüm mustazaf ve mazlumların kanları, gözyaşları, direnç terleri iman harcında kıvam sağlayıcı olmuştur. Sahte özgürlüklere kanmayan, İslam''ın mutlak değerlerini eksiltmeyen, eklemeyen, istikamet levhalarını gereği gibi okuyup anlayabilenlere selam olsun…
(ibrahim kucuk)