HALKA, İP, NAZAR BONCUĞU GİBİ ŞEYLERİ KÖTÜLÜĞÜ DEFETMEK İÇİN TAKMAK ŞİRKTİR


Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Ey Muhammed! Yemin olsun ki, eğer sen onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette: "Allah yarattı" derler. Sen onlara şöyle de: "Söyleyin bakalım eğer Allah bana herhangi bir zarar vermek istese, sizin Allah'ı bırakıp da taptıklarınız O'nun bu zararını giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilese O'nun bu rahmetini durdurabilirler mi? De ki: "Bana Allah yeter. Güvenenler sadece O'na güvensinler." (Zümer: 38)



Allah-u teala göklerin ve yerin yaratıcısı, yegane kudret ve kuvvet sahibidir. Kullarına bir fayda vermek istediğinde O'na engel olabilecek veya bir zarar vermek istediğinde o zararı defedebilecek hiçbir şey, güç ve kudret yoktur. Her şey O'nun elindedir. Dilediğini dilediği kimseye verir. Dilediğini de dilediği kimseden alır.

Bu mesele zihinlerde yerleştikten sonra müslümanların artık kimseden korkmasına ve kimseden bir şey ummasına gerek yoktur.

Allah'a bu şekilde iman eden kimse ne sarsılır, ne korkar ne de bir kimse onu yolundan çevirebilir...

Bu hakikat mü'minin kalbine yerleşirse artık onun imanı kemale ermiş demektir. O sadece Rabbine güvenir ve O'na tevekkül eder.

Kim bir melekten, rasulden veya Allah'a yakın olduğunu zannettiği bir ölüden menfaat sağlamak veya kendisinden bir zararı defetmek için yardım ister veya onu yardıma çağırır ya da kendisine fayda verebileceğine inanırsa büyük şirk işlemiş olur.


İmran b. Husayn şöyle rivayet etti:

"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir adamın koluna halka takmış olduğunu görünce sordu:

"Bu nedir?"

Adam da: "Bu kötülüklerden koruyan bir şeydir" dedi.

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem

"Hemen çıkart. Bu seni daha kötü yapar." dedi ve konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Eğer bu üzerinde olduğu halde ölseydin asla felaha erişemezdin." (Ahmed ve Hakim sahih senede rivayet ettiler.)


Hadiste geçen;

"bu seni daha kötü yapar" sözündeki "kötülük" ten kasıt; nefisteki kötülüktür, yoksa cesetteki kötülük değildir.

Fakat nefisteki kötülük bazen cesedi de dolaylı yolla etkileyebilir. Çünkü, hadiste bildirildiği gibi şayet halka takan kimse gibi, kötülükten korunmayı, taktığı şeye bağlayan kimse, böyle inanmak ve yapmakla nefsi zayıf düşer, o şeye daha çok bağlanır ve güvenir. Böylece Allah'a güveni unutur. Bunun sonucunda ise; nefsin zayıflığı insanın bütün vücudunun zayıflamasına sebep olur. Öyle ki sağlıklı olan kişi bazen hasta olduğunu düşünür ve bu düşünce onu sonuçta gerçek hasta yapar. Hatta insan hasta olduğu halde bazen hastalığını unutur ve bu sebeple iyileşir.

Bu da gösteriyor ki; psikolojik durumun vücuda büyük etkisi vardır. Zaten psikolojik hastalığa düşenlerin, bu hastalığa düşmelerinin sebebi aslında nefsin zayıflığıdır. Sonuçta nefsin zayıflığı sebebiyle bu insan şu ya da bu hastalığa tutulduğunu zanneder. Nihayet bu düşünce ve korku onu gerçekten hasta eder.

Kötülüğü defetmek için halka takan kişiyi taktığı bu halka daha kötü yapar. Çünkü bu halkayı taktığı müddetçe iyi olacağını hissedecek ve bu halkayı çıkarınca kötü olacağım zannedecek ve kötü hal ona geri dönecektir. İşte bu, nefsin zayıflığıdır.


Şu iyi bilinmesi gerekir ki; herhangi bir şeye zarar verecek olan da fayda sağlayacak olan da sadece Allah'tır.

Bu sebeple her kim; halka, ip, nazar boncuğu gibi şeyler takıp, bunların doğrudan doğruya kendisine fayda verebileceğine veya kendisinden bir zararı uzaklaştırabileceğine inanırsa, işte o kimse büyük şirk işlemiş ve dinden çıkmış olur.

Fakat taktığı şeyler sebebiyle Allah'ın kendisine fayda vereceğine veya kendisinden bir zararı uzaklaştıracağına inanırsa, büyük haramlardan daha haram olan küçük şirk işlemiş olur.

Bu konuda cehalet özür değildir. Zira durumu bilmeyen sahabeye Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

"Eğer bu üzerinde olduğu halde ölseydin asla felaha erişemezdin." demiştir.


Huzeyfe radiyallahu anh bir adamın kolunda hastalıktan korunmak için takılan bir ip görünce onu kopardı ve şu ayeti kerimeyi okudu:

"Onların çoğu ortak koşmadan Allah'a inanmazlar." (Yusuf: 106) (Ebu Hatem sahih senedle rivayet etti)

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim kötülüğü defetmek için bir şey takarsa şirke girer." (Ahmed ve Hakim sahih senedle rivayet ettiler)

Hastalık v.s'den korunmak için takılan ip, kurdela gibi şeyler yukarıda açıkladığımız gibi takanın durumuna göre ya büyük şirk ya da küçük şirk olur.

Huzeyfe radiyallahu anh'ın bu ayeti okuması sahabelerin büyük şirk hakkındaki ayetleri küçük şirk hakkında da delil olarak getirebildiklerini gösteriyor.


Ukbe b. Amir radiyallahu anh Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğunu rivayet ediyor:

"Kim uğur getirsin diye bir şeAy takınırsa Allah ona hiç uğur getirmesin. Kim kendisini korusun diye bir şey taşırsa Allah onu korumasın." diye dua etmiştir. (Ahmed ve Hakim sahih senedle rivayet ettiler.)

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem uğur getirsin veya kendisini korusun diye bir şey takanlara:

"Allah ona hiç uğur getirmesin, Allah onu korumasın" diye beddua etmiştir.

Öyle ise bu tür kimselere beddua etmek caizdir.