Diş Dolgusu ve Abdest Meseleleri ?

Konu, 'Namaz Soru - Cevap' kısmında ehli sunnet tarafından paylaşıldı.

  1. ehli sunnet
    Islam-TR Üyesi


    Essalumun aleykum kardesler,
    Ozelikle bir ehil veya bilgin kisi sorularimi yanitlasin. Abdulmuiz kardes eger yanilmiyorsam suana kadar senin vermis oldugun cevaplar terbiye ve ahlak sinirlari icerisinde.

    Sorularima gelince:

    1. Ben hanefi fikhini izleyen bir kardesim. Ornegin disim dolgulu ve kaplamali. Hanefide asbest almada agiz yikamanin farz oldugunu biliyorum. Bu durumda abdeste maliki veya diger mezheblere uymam gerekiyor....?

    2. Niyetin sekli mesela nasil olmali. Soyle soylemek uygunmu...? Ornek:
    'Niyet ettim Allah rizasi icin hanefi fikhina veya maliki fikhina gore abdest almaya'.... bu sekilde dogrumu?

    3. Illa abdeste veya namaz kilmada niyet ederken uymus oldugun veya takip ettigin veya taklit ettigim diye niyet edilirmi....?

    4. Veya herhangi bir mezhebi soylemeden niyet ettim su veya bunga namaza diye soylemek uygunmu...?

    5. Dis dolgusu veya dis kaplamasi durumda olan hanefi fikhini ornek alan kardeslerimiz ne yapmali namazda, abdeste ve niyette ...?


    ****

    Essalamun aleykum Abdulmuiz kardes. Vermis oldugun dis dolgusu meselesindeki yanita
    baktim. Yanlis anlama ve kusuruma bakma. Bazen bu tur sorulara genelleme cevaplarda yanit bulamiyorum. Eger vaktin olursa sorulara tek tek, baska yanita yoneltmeden, cevap verirsen sevinirim. Simdiden hakkini helal et kardes. Bu tur cetrefilli konular cok zahmet gerektiriyor.
    Soru 1. Bir musluman hanefi fikhini takip ediyorsa, dis dolgusu ve bu baglamda namaz ve niyetlerde maliki, safii veya hanbeliye uyulabilirmi ? yani bu 3 mezhebde farz degil ama hanefide farz ( senin demis
    oldugun gibi bazi hanefi fikhi alimleri farkli bakiyorlar).
    Onemli olan sunu bilmek istedigim her 4 mezheb alimlerinin ictihadini takip etsek yanlismi olur?
    2. Yani farkli konularda farkli mezhebe uymak caizmi ?
    3. Veya ben gonlumu rahatlatmak icin her fikhi konuda malikiye veya safiiye uysam olurmu?


    ****


    Ek olarak eger sunu belirtmek istiyorum. Bu siteyi didik didik tariyorum. Ilmihal ve fikih konularinda çok arastima yapiyorum. Olumlu elestiri yapmak gerekirse bazen bazi konularda kimin ehil oldugunu kestirmek zor oluyor.

    Ek olarak anladigim su, eger yanlis anladiysam duzeltin ve laten acik yanit verirseniz iyiyim olur.
    1. Niyet ettim imam Hanefinin veya imam Malikin kilmis oldugu gibi su veya bu namazi kilmaya diye bilirmiyim ?
    2. Mesela: Niyet ettim Allah rizasi icin aksam namazini Hanefi fikhina veya Maliki fikhina uyarak kilmaya diye bilirmiyim...?
    3. Taklitcilik haram diye okumustum. Belki yaniliyorum. Allah afetsin, dogrusu O bilir.
    Yani su veya bu mezhebi taklit ediyorum diye namaza veya abdeste Niyet bilirmiyim.....?
    4. Ve ayri bir konu olarak. Malikide gusl abdesti alinca avret yerini gusl abdesti alimi basinda, ortasinda veya abdestin sonunda dokunursam gusl veya abdest bozulurmu ?
  2. Abdulmuizz Fida
    أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ

    Aleykum selam we rahmetullah ;

    C 2 - 3 - 4 - Abdest ve Namazda Niyetin Şekli (Ağız veya Kalb)
    http://www.islam-tr.com/forum/ilmihal-abdest-gusul-ve-teyemmum-konulari/44170-abdest-ve-namazda-niyetin-sekli-agiz-veya-kalb.html

    Delillerle Rasulullah'ın (s.a.v.) Gusul ve Namaz Abdesti Alması
    http://www.islam-tr.com/forum/abdes...ahin-s-a-v-gusul-ve-namaz-abdesti-almasi.html

    C 1 - 5 - İslam'a Göre, Diş Dolgusunun Hükmü Nedir?
    http://www.islam-tr.com/forum/ilmihal-abdest-gusul-ve-teyemmum-konulari/34594-islama-gore-dis-dolgusunun-hukmu-nedir.html

    Aleykum selam we rahmetullah kardeşim ;
    Verdiğim linkteki açıklama, diş dolgusu meselesinde genel kâidedir. Sizin illâ ki mezhebsel yanıt beklemeniz, veya mezhebte olmayan ifadeleri, 'falanca mezhebtenim, falanca mezhebe uymaya niyet ederek namaz kılmaya diyerek niyet edebilirmiyim?" tarzında suallerinize kısaca "hayır" demek yerine, Ehl-i sunnetin geneline göre veya Rasulullahın sahih hadisleriyle genel cevab vermeye çalışıyoruz. Çünkü verilen cevablar herkesin istifadesi için sitede bulundurulmaktadır.


    Diş dolgusu tarzındaki hastalıktan kaynaklanan tedavi amaçlı tamiratlar bir zarurattır, ihtiyaçtır. keyfi değildir. Bu sebebşe gusle engel değildir. Yapılan bu işlem tedavi amaçlı olduğundan, başka mezhebleri taklid etmeyi de gerektirmemektedir.

    Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "Ey Allah'ın kulları! Tedâvi olun, çünkü Allah, yarattığı her hastalık için mutlaka bir şifâ veya devâ yaratmıştır. Ancak bir dert mustesnâ; o da ihtiyarlıktır."
    (Tirmizî, Tıb 2; Ebû Dâvud, Tıb 1; İbn Mâce, Tıb 1; Ahmed bin Hanbel, III/156)
    Diş dolgusu, protez, vs türü hastalıklar zarurattir ve böyle bir sıkıntı ile karşılaşan bir musluman için
    " قَالَ رَسُولُ للّهِ:يسِّرُوا وَلآ تُعَسِّرُوا وَبَشِِّرُوا. وَ لاَ تُنَفِّرُوا - Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, mujdeleyin nefret ettirmeyin" (Buhârî, İlm 12, Edeb 80; Muslim, Cihad 6, 7; Bir rivayette de:"...Isındırın, nefret ettirmeyin..." buyrulmuştur.)
    Rasulullahın buyruğu gereğince âlimlerimiz , bu tür kısıtlayıcı/zorlayıcı fetva verilmiş meselelerde, kolaylık sağlayan ictihadlara yönelmişlerdir.

    Arface b. Es’ad (r.anhuma)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:

    “Cahiliyye döneminde meydana gelen Kulab vakasında burnumdan yaralanmıştım ve burnum kesilmişti. Sonra gümüşten bir burun yaptırmıştım fena koku yapmıştı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) bana altından bir burun yaptırmamı emir buyurdu.”
    (Tirmizi, Libas 31; Ebû Dâvud, Hâtem 7; Nesâî, Ziyne: 41)
    Tirmizî: Ali b. Hucr, Rabî’ b. Bedir’den, Muhammed b. Yezîd el Vasîti’den ve Ebû’l Eşheb’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Abdurrahman b. Tarafe’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Selm b. Zerîr’de bu hadisi Abdurrahman b. Tarefe’den, Ebû’l Eşheb’in rivâyeti gibi rivâyet etmiştir. İlim adamlarından pek çok kimse dişlerini altınla kaplattırdıkları rivâyet edilmiştir. Bu hadis onlar için delildir. Abdurrahman b. Mehdî diyor ki: Selm b. “Vezîr” şeklinde söylenmesi bir vehmdir doğrusu “Zerir” dir.
    Ebû Saîd es San’anî’nin ismi Muhammed b. Muyesser’dir

    İşte bu hadisten hareket eden, Hanefi mezhebi alimlerinden İmam Muhammed (rahimehullah) olmak üzere bazı İslâm âlimleri, takma ve doldurma diş yaptırmada bir sakıncanın bulunmadığını; hattâ bunun altın madeninden yapılması hususunda ruhsat bulunduğunu ifâde etmektedirler. (Serahsî. el-Mebsût, 1/132)


    Mezheb Taklidi Hakkında 5 Soru ?
    http://www.islam-tr.com/forum/dinler-mezhebler-firkalar-ve-sahislar/43628-mezheb-taklidi-hakkinda-5-soru.html


    C 1 - 2 - 3- Namazda niyet yeri aslen kalbtir. Hanefi mezhebinde dil ile de niyet söylenebilmektedir. Fakat hiç bir mezheb veya muctehid, namazı falanca mezhebe göre diye niyet edilir dememiştir. Çünkü Rasulullah (s.a.v.) "Benden gördüğünüz gibi namaz kılın" (Bu hadisi Buharî, Malik b. Huveyris'ten rivayet etmiştir. Subulu's-Selâm, I, 200) buyurmuştur.
    Kardeşim verdiğim linkte, sorduğun Hanefi mezhebi dahil 4 mezhebe göre namazda niyetin şekli hakkında açıklama ve deliller mevcutken hâla aynı soruyu sormanı anlayamıyorum. Ya verdiğim linki tıklamıyorsun, ya cevabı okuyup sorduğun ifadeyle kelime kelime aynı cümle olmadığı için anlamıyorsun. Halbuki yazı çok açık seçik. Hanefi mezhebini oradan aynen aktarıyorum:

    Namazda Niyet Konusunda Mezheblerin Görüşleri:
    http://www.islam-tr.com/forum/ilmih...-ve-namazda-niyetin-sekli-agiz-veya-kalb.html

    Hanefî Mezhebi:
    Niyet konusu üç noktadan ele alının Niyetin açıklaması, niyetin nasıl yapılacağı, niyetin vakti.
    a) Niyetin Açıklaması:
    Niyet bir şeyi istemektir. Namazın niyeti Allah için namaz kılmayı istemektir. Bir şeyi istemek ise kalbin işidir. Niyetin mahalli, kişinin kalbinden hangi namazı kıldığını bilmesidir. Dil ile niyeti söylemek şart değildir. Kalbin niyeti ile dilin telaffuzunu birleştirmenin mustehab olmasının sebebi, dilin kalbe yardımcı olmasıdır.
    Kılınacak olan namazı tayin etmek genel olarak daha faziletli ve daha ihtiyatlıdır. Sonra eğer namaz öğle, ikindi yahut vitir, tilâvet secdesi, adak namaz, bayram namazları gibi vacip bir namaz ise, mutlaka bu namazların belirlenmesi gerekir. Nitekim namazları kaza ederken de hem vaktin hem de günün belirlenmesi gerekir. Fakat kılınacak namazın kaza namazı olduğuna niyetlenmek gerekli değildir. Bu aynen namazın rekâtlarını belirlemenin gerekmemesine benzer.
    Sabah namazının sünneti ile teravih namazları gibi nafilelerde, sahih olan görüşe göre, mutlak niyet etmek yeterlidir. İhtiyaten belirleme yapılabilir. Meselâ, teravih yahut sünnet namaz gibi nafile vasıflarına niyet eder. Niyeti Allah'ın dilemesine bağlamakla, yani "inşallah" demekle niyet batıl olmaz. Çünkü niyetin mahalli kalptir. Mutemet olan görüşe göre, fiil ile eda edilen bütün ibadetlerin niyetleri bu ibadetlerin bütününü içine alır.
    Bir kimse, namaz kılan bir cemaate yetişse bu namazın fare namaz mı yoksa teravih namazı mı olduğunu bilmese, farza niyet eder. Eğer bu cemaat farz namaz kılmakta iseler namaz sahih olur. Eğer farz namazda değillerse nafile namaz olur.

    b) Namaza Niyet Etmenin Şekli:
    Eğer namaz kılan kişi yalnız başına kılıyorsa farz yahut vacib türünü tayin eder. Eğer nafile ise namaza niyet etmek yeterli olur. Niyetin bu hususunu açıklamıştık.
    Eğer namaz kılmakta olan kişi imam ise, daha önce de geçtiği üzere, namazı tayin eder. Bir kimsenin erkeklere imamlık etmeye niyet etmesi şart değildir. Erkeklere imam olmayı niyet etmeksizin, bir cemaatin imama uymaları sahihtir. Fakat imam olan kişinin kadınlara imamlık etmeye niyet etmesi şarttır. Aksi takdirde kadınlann böyle bir imama uymaları sahih değildir.
    Aradaki fark şudur:
    Eğer kadının erkeğe uyması sahih olursa, onunla aynı hizada bulunması söz konusu olur, dolayısıyla imamın namazını bozar, kendi isteği dışında ona zarar vermiş olur. Kadınların imama uymaları için, imamın kadınlara imamlık etmeye niyet etmesi şart koşuldu ki, nzası ve iltizamı olmaksızın imama bir zarar gelmesin. Böyle bir şey erkekler için söz konusu değildir.
    Özetle: İmamın sadece bir şekilde imamlığa niyet etmesi şarttır. O da kadınlara imamlık etmeye niyet etmesi durumudur.
    Eğer namaz kılmakta olan kişi, imama uyan kişi ise daha önce de geçtiği üzere, kılacağı namazı tayin eder. Fazla olarak imama uymaya niyet eder.
    Meselâ, şöyle niyet eder; Öğle namazının farzını kılmaya ve imama uymaya niyet ettim. Yahut imamın kılmakta olduğu namaza başlamaya niyet ettim yahut imamın kılmakta olduğu namaza niyet ettim, demek gibi.

    c) Niyetin Vakti:
    Niyetin tekbir vaktinde olması, yani niyetin tekbire yakın olması mendubtur.
    Hanefîlere göre, niyetin iftitah tekbirinden önce olması sahihtir. Ancak, bu ikisi arasında, birini diğerinden ayıracak bir iş bulunmadığı zaman, niyetin önceden yapılması sahihtir. Niyet ile iftitah tekbirinin birbirine yakın olması , şart değildir.
    (el-Bedâyi', 1,127 vd.; ed-Durru'l-Muhtâr, 1,406 vd.; Tebyînu'l-Hakâik, 1,99 vd.; Fethu'l-Kadir 1,185 vd.;el-Lubâb, 1,66)


    C 4-Busra binti Safvan (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
    Kim eliyle tenasul organına dokunursa abdest alsın.

    (Ebû Davud, Tahara: 70; Muslim, Tahara: 15; Nesai, Gusul, Bab 30, hadis no : 440, 441)
    Çıplak elle aradan bez olmadan cinsel uzva (ferc) teması halinde Hanefi mezhebi hariç abdest bozulur. Bu sebeble Hanefi mezhebi haricindeki mukallidlerin önce avrat bölgesini yıkamaya başlaması ihtiyat açısından gereklidir.
    Hanefi mezhebine göre ise cinsel uzva dokunmasıyla abdestin bozulma şartı şehvettir. Şehvetsiz temastan dolayı abdest bozulmaz.

    Cinsel Organa El Sürmek, Abdesti Bozar mı?
    http://www.islam-tr.com/forum/soru-cevap-bolumu/12196-cinsel-organa-el-surmek-abdesti-bozar-mi.html
  3. ehli sunnet
    Islam-TR Üyesi

    Essalamun aleykum Abdulmuiz kardes. Vermis oldugun dis dolgusu meselesindeki yanita
    baktim. Yanlis anlama ve kusuruma bakma. Bazen bu tur sorulara genelleme cevaplarda yanit bulamiyorum. Eger vaktin olursa sorulara tek tek, baska yanita yoneltmeden, cevap verirsen sevinirim. Simdiden hakkini helal et kardes. Bu tur cetrefilli konular cok zahmet gerektiriyor.
    Soru 1. Bir musluman hanefi fikhini takip ediyorsa, dis dolgusu ve bu baglamda namaz ve niyetlerde maliki, safii veya hanbeliye uyulabilirmi ? yani bu 3 mezhebde farz degil ama hanefide farz ( senin demis
    oldugun gibi bazi hanefi fikhi
    alimleri farkli bakiyorlar). Onemli
    olan sunu bilmek istedigim her 4
    mezheb alimlerinin ictihadini
    takip etsek yanlismi olur?
    2. Yani farkli konularda farkli mezhebe uymak caizmi ?
    3. Veya ben gonlumu rahatlatmak
    icin her fikhi konuda malikiye veya safiiye uysam olurmu?
  4. ehli sunnet
    Islam-TR Üyesi

    Ek olarak eger sunu belirtmek istiyorum. Bu siteyi didik didik tariyorum. Ilmihal ve fikih konularinda çok arastima yapiyorum. Olumlu elestiri yapmak gerekirse bazen bazi konularda kimin ehil oldugunu kestirmek zor oluyor.

    Ek olarak anladigim su, eger yanlis anladiysam duzeltin ve laten acik yanit verirseniz iyiyim olur.
    1. Niyet ettim imam Hanefinin veya imam Malikin kilmis oldugu gibi su veya bu namazi kilmaya diye bilirmiyim ?
    2. Mesela: Niyet ettim Allah rizasi icin aksam namazini Hanefi fikhina veya Maliki fikhina uyarak kilmaya diye bilirmiyim...?
    3. Taklitcilik haram diye okumustum. Belki yaniliyorum. Allah afetsin, dogrusu O bilir.
    Yani su veya bu mezhebi taklit ediyorum diye namaza veya abdeste Niyet bilirmiyim.....?
    4. Ve ayri bir konu olarak. Malikide gusl abdesti alinca avret yerini gusl abdesti alimi basinda, ortasinda veya abdestin sonunda dokunursam gusl veya abdest bozulurmu ?
  5. Abdulmuizz Fida
    أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ

    Aleykum selam we rahmetullah kardeşim ;
    Verdiğim linkteki açıklama, diş dolgusu meselesinde genel kâidedir. Sizin illâ ki mezhebsel yanıt beklemeniz, veya mezhebte olmayan ifadeleri, 'falanca mezhebtenim, falanca mezhebe uymaya niyet ederek namaz kılmaya diyerek niyet edebilirmiyim?" tarzında suallerinize kısaca "hayır" demek yerine, Ehl-i sunnetin geneline göre veya Rasulullahın sahih hadisleriyle genel cevab vermeye çalışıyoruz. Çünkü verilen cevablar herkesin istifadesi için sitede bulundurulmaktadır.

    Diş dolgusu tarzındaki hastalıktan kaynaklanan tedavi amaçlı tamiratlar bir zarurattır, ihtiyaçtır. Kısaca keyfi değildir. Bu sebeble gusle engel değildir. Yapılan bu işlem tedavi amaçlı olduğundan, başka mezhebleri taklid etmeyi de gerektirmemektedir.

    Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

    "Ey Allah'ın kulları! Tedâvi olun, çünkü Allah, yarattığı her hastalık için mutlaka bir şifâ veya devâ yaratmıştır. Ancak bir dert mustesnâ; o da ihtiyarlıktır."
    (Tirmizî, Tıb 2; Ebû Dâvud, Tıb 1; İbn Mâce, Tıb 1; Ahmed bin Hanbel, III/156)

    Diş dolgusu, protez, vs türü hastalıklar zarurattir ve böyle bir sıkıntı ile karşılaşan bir musluman için
    "
    قَالَ رَسُولُ للّهِ:يسِّرُوا وَلآ تُعَسِّرُوا وَبَشِِّرُوا. وَ لاَ تُنَفِّرُوا
    - Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, mujdeleyin nefret ettirmeyin"
    (Buhârî, İlm 12, Edeb 80; Muslim, Cihad 6, 7; Bir rivayette de:"...Isındırın, nefret ettirmeyin..." buyrulmuştur.)
    Rasulullahın buyruğu gereğince âlimlerimiz , bu tür kısıtlayıcı/zorlayıcı fetva verilmiş meselelerde, kolaylık sağlayan ictihadlara yönelmişlerdir.

    Arface b. Es’ad (r.anhuma)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:
    “Cahiliyye döneminde meydana gelen Kulab vakasında burnumdan yaralanmıştım ve burnum kesilmişti. Sonra gümüşten bir burun yaptırmıştım fena koku yapmıştı. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) bana altından bir burun yaptırmamı emir buyurdu.”

    (Tirmizi, Libas 31; Ebû Dâvud, Hâtem 7; Nesâî, Ziyne: 41)
    Tirmizî: Ali b. Hucr, Rabî’ b. Bedir’den, Muhammed b. Yezîd el Vasîti’den ve Ebû’l Eşheb’den bu hadisin bir benzerini rivâyet etmiştir.
    Tirmizî: Bu hadis hasen garibtir. Bu hadisi sadece Abdurrahman b. Tarafe’nin rivâyetiyle bilmekteyiz. Selm b. Zerîr’de bu hadisi Abdurrahman b. Tarefe’den, Ebû’l Eşheb’in rivâyeti gibi rivâyet etmiştir. İlim adamlarından pek çok kimse dişlerini altınla kaplattırdıkları rivâyet edilmiştir. Bu hadis onlar için delildir. Abdurrahman b. Mehdî diyor ki: Selm b. “Vezîr” şeklinde söylenmesi bir vehmdir doğrusu “Zerir” dir.
    Ebû Saîd es San’anî’nin ismi Muhammed b. Muyesser’dir


    İşte bu hadisten hareket eden, Hanefi mezhebi alimlerinden İmam Muhammed (rahimehullah) olmak üzere bazı İslâm âlimleri, takma ve doldurma diş yaptırmada bir sakıncanın bulunmadığını; hattâ bunun altın madeninden yapılması hususunda ruhsat bulunduğunu ifâde etmektedirler. (Serahsî. el-Mebsût, 1/132)


    Mezheb Taklidi Hakkında 5 Soru ?

    http://www.islam-tr.com/forum/dinler-mezhebler-firkalar-ve-sahislar/43628-mezheb-taklidi-hakkinda-5-soru.html
  6. Abdulmuizz Fida
    أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ


    C 1 - 2 - 3- Namazda niyet yeri aslen kalbtir. Hanefi mezhebinde dil ile de niyet söylenebilmektedir. Fakat hiç bir mezheb veya muctehid, namazı falanca mezhebe göre diye niyet edilir dememiştir. Çünkü Rasulullah (s.a.v.) "Benden gördüğünüz gibi namaz kılın" (Bu hadisi Buharî, Malik b. Huveyris'ten rivayet etmiştir. Subulu's-Selâm, I, 200) buyurmuştur.

    Kardeşim verdiğim linkte, sorduğun Hanefi mezhebi dahil 4 mezhebe göre namazda niyetin şekli hakkında açıklama ve deliller mevcutken hâla aynı soruyu sormanı anlayamıyorum. Ya verdiğim linki tıklamıyorsun, ya cevabı okuyup sorduğun ifadeyle kelime kelime aynı cümle olmadığı için anlamıyorsun. Halbuki yazı çok açık seçik. Hanefi mezhebini oradan aynen aktarıyorum:

    Namazda Niyet Konusunda Mezheblerin Görüşleri:

    http://www.islam-tr.com/forum/ilmih...-ve-namazda-niyetin-sekli-agiz-veya-kalb.html

    Hanefî Mezhebi:
    Niyet konusu üç noktadan ele alının Niyetin açıklaması, niyetin nasıl yapılacağı, niyetin vakti.
    a) Niyetin Açıklaması:
    Niyet bir şeyi istemektir. Namazın niyeti Allah için namaz kılmayı istemektir. Bir şeyi istemek ise kalbin işidir. Niyetin mahalli, kişinin kalbinden hangi namazı kıldığını bilmesidir. Dil ile niyeti söylemek şart değildir. Kalbin niyeti ile dilin telaffuzunu birleştirmenin mustehab olmasının sebebi, dilin kalbe yardımcı olmasıdır.
    Kılınacak olan namazı tayin etmek genel olarak daha faziletli ve daha ihtiyatlıdır. Sonra eğer namaz öğle, ikindi yahut vitir, tilâvet secdesi, adak namaz, bayram namazları gibi vacip bir namaz ise, mutlaka bu namazların belirlenmesi gerekir. Nitekim namazları kaza ederken de hem vaktin hem de günün belirlenmesi gerekir. Fakat kılınacak namazın kaza namazı olduğuna niyetlenmek gerekli değildir. Bu aynen namazın rekâtlarını belirlemenin gerekmemesine benzer.
    Sabah namazının sünneti ile teravih namazları gibi nafilelerde, sahih olan görüşe göre, mutlak niyet etmek yeterlidir. İhtiyaten belirleme yapılabilir. Meselâ, teravih yahut sünnet namaz gibi nafile vasıflarına niyet eder. Niyeti Allah'ın dilemesine bağlamakla, yani "inşallah" demekle niyet batıl olmaz. Çünkü niyetin mahalli kalptir. Mutemet olan görüşe göre, fiil ile eda edilen bütün ibadetlerin niyetleri bu ibadetlerin bütününü içine alır.
    Bir kimse, namaz kılan bir cemaate yetişse bu namazın fare namaz mı yoksa teravih namazı mı olduğunu bilmese, farza niyet eder. Eğer bu cemaat farz namaz kılmakta iseler namaz sahih olur. Eğer farz namazda değillerse nafile namaz olur.

    b) Namaza Niyet Etmenin Şekli:
    Eğer namaz kılan kişi yalnız başına kılıyorsa farz yahut vacib türünü tayin eder. Eğer nafile ise namaza niyet etmek yeterli olur. Niyetin bu hususunu açıklamıştık.
    Eğer namaz kılmakta olan kişi imam ise, daha önce de geçtiği üzere, namazı tayin eder. Bir kimsenin erkeklere imamlık etmeye niyet etmesi şart değildir. Erkeklere imam olmayı niyet etmeksizin, bir cemaatin imama uymaları sahihtir. Fakat imam olan kişinin kadınlara imamlık etmeye niyet etmesi şarttır. Aksi takdirde kadınlann böyle bir imama uymaları sahih değildir.
    Aradaki fark şudur:
    Eğer kadının erkeğe uyması sahih olursa, onunla aynı hizada bulunması söz konusu olur, dolayısıyla imamın namazını bozar, kendi isteği dışında ona zarar vermiş olur. Kadınların imama uymaları için, imamın kadınlara imamlık etmeye niyet etmesi şart koşuldu ki, nzası ve iltizamı olmaksızın imama bir zarar gelmesin. Böyle bir şey erkekler için söz konusu değildir.
    Özetle: İmamın sadece bir şekilde imamlığa niyet etmesi şarttır. O da kadınlara imamlık etmeye niyet etmesi durumudur.
    Eğer namaz kılmakta olan kişi, imama uyan kişi ise daha önce de geçtiği üzere, kılacağı namazı tayin eder. Fazla olarak imama uymaya niyet eder.
    Meselâ, şöyle niyet eder; Öğle namazının farzını kılmaya ve imama uymaya niyet ettim. Yahut imamın kılmakta olduğu namaza başlamaya niyet ettim yahut imamın kılmakta olduğu namaza niyet ettim, demek gibi.

    c) Niyetin Vakti:
    Niyetin tekbir vaktinde olması, yani niyetin tekbire yakın olması mendubtur.
    Hanefîlere göre, niyetin iftitah tekbirinden önce olması sahihtir. Ancak, bu ikisi arasında, birini diğerinden ayıracak bir iş bulunmadığı zaman, niyetin önceden yapılması sahihtir. Niyet ile iftitah tekbirinin birbirine yakın olması , şart değildir.
    (el-Bedâyi', 1,127 vd.; ed-Durru'l-Muhtâr, 1,406 vd.; Tebyînu'l-Hakâik, 1,99 vd.; Fethu'l-Kadir 1,185 vd.;el-Lubâb, 1,66)


    C 4- Busra binti Safvan (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
    Kim eliyle tenasul organına dokunursa abdest alsın.

    (Ebû Davud, Tahara: 70; Muslim, Tahara: 15; Nesai, Gusul, Bab 30, hadis no : 440, 441)

    Çıplak elle aradan bez olmadan cinsel uzva (ferc) teması halinde Hanefi mezhebi hariç abdest bozulur. Bu sebeble Hanefi mezhebi harharicindeki mukallidlerin önce avrat bölgesini yıkamaya başlaması ihtiyat açısından gereklidir.
    Hanefi mezhebine göre ise cinsel uzva dokunmasıyla abdestin bozulma şartı şehvettir. Şehvetsin temastan dolayı abdest bozulmaz.

    Cinsel Organa El Sürmek, Abdesti Bozar mı?
    http://www.islam-tr.com/forum/soru-cevap-bolumu/12196-cinsel-organa-el-surmek-abdesti-bozar-mi.html
  7. ehli sunnet
    Islam-TR Üyesi

    Allah razi olsun. Tekrar kusura bakmayin. Bu açíklama kafi.

Sayfayı Paylaş

Yüklüyor...