Cennet'e Girecek Ilk Hanım

Konu, 'Hanım Sahabeler' kısmında Bîçâre.. tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. Bîçâre..

    Bîçâre.. Islam-TR Üyesi

      
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) her sözü şüphesiz hikmetlidir ve de sözlerin en güzelidir. İste hayali hanımlara en güzel örnek:

    Hz. Fâtıma (r.a.) bir gün Efendimiz Aleyhisssalâtü Vesselâm'a:
    "Babacığım, kadınlardan cennete ilk önce girecek olan kimdir?" diye merakla sordu. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz:
    "Falan mahallede, falan evde oturan bir kadın var. Cennete ilk girecek kadın, iste o kadındır." buyurdular. Hz. Fatıma anamız hayretle:
    "Babacığım, o kadın cennete, benden de mi evvel girecek?" diye tekrar sordu. Peygamber Efendimiz:
    "Evet! Senden de evvel girecek." buyurdu. Ve şayet isterse, gidip o kadınla tanışabileceğini söyledi.
    Hz. Fâtıma'nın o kadın hakkındaki merakı iyice artmıştı. Bu kadın ne yapıyor, nasıl bir amel işliyordu ki, cennete ilk olarak girmeyi hak ediyordu. Bir gün o kadınla görüşüp tanışmak ve onunla konuşmak için evinden çıktı. Kadının evini sora sonra buldu ve kapısını tıklattı. İçeriden yaşlı bir kadın: "Kim o?" diye seslendi. Hz. Fakıma anamız da kendisini tanıtarak onunla görüşmek istediğini söyledi. Kadın, Peygamber kızının kendisiyle görüşmeye geldiğini duyunca çok sevindi. Kapıyı açmadan içeriden seslendi:
    "Ey Resûlullah'in kızı! Hoş geldin sefalar getirdin! Canım sana feda olsun! Aslında ben de sizinle görüşmeyi çok arzu ediyordum; fakat dışarı çıkmadığım için maalesef ziyaretinize de gelemedim. Simdi sizin gelmeniz beni çok memnun etti. Fakat kocamdan izin almadan bugüne kadar ben kimseye kapı açmış değilim. Onun için sizden çok özür diliyorum. Ben sizin içeri girmeniz için bu akşam eşimden izin alayım ve yarın görüşelim, ne olur, yarın tekrar buyurun." dedi.
    Bunun üzerine Hz. Fâtıma geri döndü. Akşam olunca kadın mes'eleyi anlatıp kocasından izin aldı. Ve ertesi gün Hz. Fâtıma o kadınla görüşmek için tekrar geldi. Bu sefer yanında oğlu Hz. Hasan da vardı. Hz. Hasan o sıralar henüz küçük bir çocuk olduğu için rahat durmamış, annesi mecburen onu da yanında getirmek zorunda kalmıştı. Kadının evine geldi ve kapısını çaldı. Tabiî kadın içeriden Hz. Hasan’ın sesini duymuştu. Hz. Fatma’nın yanında bir çocuk bulunduğunu fark edince çok üzüldü. Hz. Fâtıma’ya:
    "Ey Fâtıma! Ben kocamdan yalnız sizin için izin almıştım. Çocuk için izin almadığımdan dolayı onu içeri alamam. Ne olur beni affedin. İsterseniz siz buyurun, çocuk dışarıda kalsın. İsterseniz yarın gelin; bu aksam onun için de izin alayım." dedi.
    Hz. Fâtıma ikinci defa içeri giremeden geri döndü. Ve üçüncü gün tekrar kadına gitmek üzere çıktı. Hikmet-i ilâhî bu sefer Hz. Hüseyin'i de yanına almak zorunda kalmıştı. Tabiî kapıyı çaldığında, kadın Hz. Hüseyin'in de olduğunu öğrenince Hz. Fâtıma yine dünkü durumla karsılaştı. Kadın kocasından onun için de izin alması gerektiğini söyledi. Hz. Fâtıma bir önceki günkü gibi hiç ısrar etmedi. Ve çocuklarıyla beraber mecburen geri dönmek zorunda kaldı. Bir sonraki gün üçü birden gittiklerinde kadın kocasından her üçü için de izin almıştı. Kapı açıldı ve içeri girdiler. Kadın binlerce özürler diledi, affını istedi ve Peygamber çocuklarını en güzel şekilde karşıladı ve ağırladı.
    Hz. Fâtıma içeriden gelen sese göre kadının gayet yaslı bir nine olduğunu zannetmişti. Fakat bir de baktı ki, kapıyı açıp kendisini karşılayan kadın hem çok genç, hem de çok güzel bir hanımdı. Hz. Fâtıma hayretle sordu:
    "Sizinle dışarıdan konuşurken sesiniz çok değişik geliyordu. Oysa sesiniz hiç de öyle değilmiş, bu nasıl oluyor?" dedi. Kadın:
    "Sizinle konuşurken sesim dışarı çıktığı için sesimi yabancı bir erkek duyar da günaha girerim diye ağzıma küçük bir taş parçası alarak konuşuyordum. Simdi ise o taşı çıkardım." dedi.
    Hz. Fâtıma Radiyallahu Anhâ, bu cennetlik kadının sözlerinden dolayı çok memnun olmuştu. Namahrem-den sesini bile böylesine sakınan, kocasına da böylesine itaat eden bu kadının, neden cennete evvelâ gireceğini anladı. Onunla bir müddet sohbet ettiler. Bazı konuları konuştular. Bir ara kadın Hz. Fâtıma’ya:
    "Ey Resûlullah'in kızı! Acaba ben kocama karsı vazifemi ifa etmiş oluyor muyum? Onun bendeki hakları sebebiyle Allah Teâlâ kocama itaatsizlikten dolayı beni hesaba çeker mi? Bundan korkuyorum." dedi.
    Hz. Fâtıma bu sûali tebessümle karşıladı ve babasının yani Peygamber Efendimizin müjdesini kendisine bildirdi:
    "Hayır! Sen bilakis babamın, "cennete ilk girecek kadın" diye müjdelediği kimsesin." dedi.
    Hz. Fatıma Radiyallahu Anha, Resûlullah'in cennetle müjdelediği bu mübarek kadınla bir müddete daha sohbet ettikten sonra müsaade istedi ve oradan ayrıldı.

    _________________________________________________

    Edep, hâya ve âhlak mülahazalarının tükenmeye yüz tuttuğu günümüzde, bu hikâye, bu kimileri için acı lâkin gerçek hadise sınırlar ötesi bir misâl, bir örnek ve çıkış yolu olarak doğruyu göstermekte. İnşâallah muvaffak olunur.
  2. aleyna

    aleyna Islam-TR Üyesi

    Yukarıda yaşanan durum, günümüz şartlarında nasıl uygulanacak? kapıya misafir geldi zile bastı, (bir de 2 saatlik uzun yoldan geldiğini düşünün) nasıl karşılayacağız.
    kocamızdan izin mi alacağız( bu şu an ewliler için)
  3. meryem islam

    meryem islam لا الله الا انت سبحانك اني كنت من الظالمن

    ablacım haklısın bu konuda misal kendine şöyle şartlar yani kurallar çizip desen ki habersiz misafir kabul etmeyecem ve bunu güzel bir şkilde seni ziyarete gelebilme ihtimali olanlara iletsen ve onlar gelmeden haber verse sende izin alsan ve o şekilde kabul etse veya etmesen olmaz mı sence benim aklıma öyle geldi de . işte aniden olan bir durum olunca orda kalıyor . Allah bizi hak gözetenlerden eylesin
  4. Umm Varaka

    Umm Varaka Islam-TR Üyesi

    Eşinizin sevip sevmediği kişileri, misafirlik konusundaki ilkelerini önceden öğrenip, bu gibi durumlar için genel bir izin alabilirsiniz. Misafir seven bir insansa sorun çıkmayacaktır inşallah.
  5. Elif Yılmaz

    Elif Yılmaz Islam-TR Üyesi

    Peki kocam evde yalnızsa ve eve biri gelse onu içeri almak için benden izin almalı mıdır? Evi ortak aldık biz yani sadece kocamın evi değil.
  6. Batılsavar

    Batılsavar Islam-TR Üyesi

    Bunun kaynağı nedir bacılar
  7. hebbit kerrih

    hebbit kerrih Islam-TR Üyesi

    sübhanAllah kardeş bu düşünce çok kötü evi ortak aldık sadece onun değil. Allah rızası için bunu kocana sakın söyleme. Erkek evin reyisi eşi ise onun baş tacıdır.

    izin alma konusuna gelince senden izin alması güzel olandır ama şer'i olarak olay abdülmuiz hocaya intikal eder olay :)

    inşallah kalbini kırmış olmam ama o düşünceyi boş ver Allah rızası için yani ev senin ve ya onun ve ya ikinizin doğru olan nedir önemli olan o. hakkını helal et.
  8. Umm Zaynab

    Umm Zaynab ikk

    erkegin evin reisi olmasi, evin tasinin duvarinin sahibi olmasiyla alakali degildir, burada 'ev' teriminden kasit yuvadir, yani o evin icinde yasayan ailenin reisi, lideridir erkek, eger sizin mantiginizla dusunursek (ki islamda bizim mantigimiz degil Allah'in emirleri gecerlidir) eger evi kadin almissa reis de o olmalidir ki ser'en boyle bir durum soz konusu olamaz. Allahu Alem.
  9. aleyna

    aleyna Islam-TR Üyesi

    Evlilikteki en önemli kurallar ikinizin de üzerinde anlaştığı kurallardır. Kimse zarar görmediği sürece (önemli olan da budur) eşler arasındaki her ‘kural’ tartışılabilir.


    İKİ ŞEY

    İki şey 'Kalitesiz İnsan’ın özelliğidir1- Şikayetçilik
    2- Dedikodu

    İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer1- Bakış açısını değiştirmek
    2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

    İki şey yanlış yapmayı engeller1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek
    2- Hak yememek

    İki şey kişiyi gözden düşürür1- Demagoji (Laf kalabalığı)
    2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)


    İki şey insanı 'Nitelikli İnsan' yapar1- İradeye hakim olmak
    2- Uyumlu olmak




    İki şey geri bırakır
    1- Kararsızlık
    2- Cesaretsizlik

    İki şey kaşif yapar1- Nitelikli çevre
    2- Biraz delilik

    İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar1- Baskın yeteneği bulmak
    2- Sevdiğin işi yapmak


    İki şey başarının sırrıdır
    1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
    2- Kendini güncellemek


    İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır1- Niyetin saf olması
    2- Ruhsal farkındalık

    İki şey milyonlarca insandan ayırır1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak
    2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek


    İki şey gelişmeyi engeller1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat,vs)
    2- Felakete odaklanmış olmak


    İki şey çözüm getirir
    1- Tebessüm (gülümseme)
    2- Sükut (susmak)


    İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:1- Anne
    2- Baba

    İki şey geri alınmaz
    1- Geçen zaman
    2- Söylenen söz


    İki şey gerçek sondur1- Cennet
    2- Cehennem

    İki şey ulaşmaya değerdir1- Sevgi
    2- Bilgi


    İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir1- Nefes alabilmek
    2- Nefes verebilmek




    EVLİLİKLER ORTAK MALLARLA DEĞİL , ORTAK HAYATLARLA YAPILAN BİR ANLAŞMADIR.

    aleyna........
  10. Hattab Amedi

    Hattab Amedi Islam-TR Üyesi

    Kimse kusura bakmasın ama bu hikayenin elle tutulur hiç bir yanı yok,büyle bir şeye inanmamı kimse beklemesin.Kadını ev hapsine sokmak için uydurulmuş bir hikaye olarak bakıyorum.Efendimizin biricik kızı kapıya gelecek ve içeriye alınmayacak,namahrem değil,yabancı değil,peygamberin kızı.Nerde kaldı misafirperverlik hakkı?kadını erkeğe köle etme zihniyeti olarak görüyorum bu hikayeyi ve zerre kadar inandırıcılığı yok..sadece bunu yaptı diye,yani kocaya itaat etti diye fatımadan önce veya sümmeyyeden önce cennete gidecek demek,asiyelere şehid müminelere hakaret olarak görüyorum.
Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.