ALLAH'IN İSİMLERİ NASIL ZİKREDİLİR? (SAYILIR)

Konu, 'Tevhid' kısmında ABDULHAK tarafından paylaşıldı.

  1. ABDULHAK
    Üye


    ALLAH'IN İSİMLERİ NASIL SAYILIR




    Bu isimleri Allah (c.c) kitabında ve Rasulullah (s.a.v.) sahih hadislerinde bize bildirmişlerdir. Bunlar hem isim hem de sıfat konumundadır ve hepsi de övgü taşımaktadırlar.
    Bu isimler en yüce, en şerefli zata delalet ettikleri için Es-mau'l Husna adını almışlardır.
    Allah'ın isimlerini Kur'an ve sünnette bildirildiği ve kastedildiği şekilde bilmek gerekir. Mesela "Rahim" ismine, hem Allah'ın bir ismi olarak hem de delalet ettiği mana itibarıyla inanıyoruz. Allah dilediğine rahmet eder, dilediğine de etmez.Allah'ın isimlerinin gerçek sayısını ancak Allah bilmekle birlikte Buhari ve Müslim'de 99 tane olduğuna dair bir rivayet vardır.
    Rasulullah (s.a.v) şöyle buyuruyor:
    "Allah'ın doksan dokuz ismi varır. Yüzden bir eksiktir. Kim bunu ihsa ederse cennete girer. Allah tekdir, teki de sever."

    ( Buhari, Müslim, Nesei, Tirmizi, İbni Mace )
    Hadiste geçen ihsa kelimesi hakkında alimler:
    "Bu isimleri bilmesi, ezberlemesi, anlaması, iman etmesi ve onun gerektirdiği şekilde amel etmesi anlamındadır" demişlerdir.

    Anlaşıldığı üzere "Bu isimleri kim ihsa ederse" sözünden kastın sadece kuru kuruya (tane tane) lafzen saymak değil , aksine bu isimleri ezberleyip sayarken aynı zamanda bu isimlerin içeriğine iman etmesi , anlamını bilerek tefekkür etmesi ve her bir ismin mana ve kapsamını hayatında tatbik ederek pratiğe dökerek sayması demektir.
    Aksi taktirde hadiste isimleri ihsa ederse kelimesi değil sadece lafız olarak sayma anlamına gelen (adet adet) ta'did kelimesi gelir ve ardı ardına sadece sayarak cennet kazanılma kampanyası başlatılırdı.


    Alimler bu hadisten Allah'ın doksan dokuz ismi olduğunun çıkarılamayacağını belirtmişlerdir. Allah (c.c)'ın bundan başka isimleri oluğuna, fakat bunları bize bildirmediğine dair deliller vardır.
    Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

    "Bir müslümana bir üzüntü isabet ettiğinde: "Allah'ım! Ben senin kulunum. Anam babam da senin kulundur. Benim idarem sana aittir. Benim hakkımda senin verdiğin hüküm geçerlidir. Benim başıma gelen kaza ve kader de sendendir ve ben onun adaletli olduğuna inanıyorum. Bildirdiğin ve bildirmediğin isimlerin hakkı için Kur'an'ı benim kalbimin ilkbaharı, üzüntümün ilacı, keder ve endişelerimin gidericisi yap" diye dua ederse Allah (c.c) bu kulun bütün sıkıntılarını giderir ve onun yerine sevinç getirir.
    "Sahabeler bu sözü işittiklerinde:" Ya Rasulullah! Bu kelimeleri öğrenelim mi?" dediler.
    Rasulullah (s.a.v.):
    "Bu kelimeleri duyan kişinin muhakkak bunları ezberleyip öğrenmesi lazımdır" dedi.

    (Ahmed, Ebu Uvani sahihinde)


    Allah'ın İsim Ve Sıfatları Hakkındaki Deliller:

    Kur'an ve sünnette bu konuyla ilgili deliller çoktur. Hatta diyebiliriz ki Kur'an'ın her suresinde, her sahifesinde Allah'ın isim ve sıfatları zikredilmektedir.
    İbadet, teşri (kanun koyma), emir, yasak, korkutma, söz verme, kıssa vb. her yerde zikredilmektedir. Bu konuda kapsamlı bir sure ve bir ayet vardır. Bunları zikretmekle yetineceğiz. Bu sure meşhur İhlas suresidir. Rasulullah'ın dediği gibi bu sure Kur'an'ın üçte biridir. Bu surenin fazileti hakkında bir çok sahih hadisler vardır.
    Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

    "(Ey Muhammed!) De ki: "O Allah bir tektir. Allah sameddir (her şeyden müstağni ve her şey O'na muhtaçtır.) O doğurmamıştır ve doğmamıştır. Hiçbir şey O'na denk değildir." (ihlas suresi)

    Bu sure Allah (c.c)'ın bütün noksan sıfatlardan uzak olup kemal sıfatlara sahip olduğunu ispatlıyor. Allah birdir, Samed'dir, doğmamış, doğurmamıştır. O'nun eşi ve benzeri de yoktur. Allah Tek'tir. O'nun benzeri ve dengi yoktur, demektir. Allah Samed'dir. İnsanın hayatı boyunca başına gelebilecek her türlü olayda yardım istenilebilecek, sıkıntı ve ihtiyaçları giderebilecek tek merci demektir.
    İkincisi ise Ayet'el Kursi'dir.Allah (c.c) şöyle buyuruyor:

    "Allah; O'ndan başka ibadete layık ilah olmayan, kendisini uyuklama ve uyku tutmayan, diri, her an yarattıklarını gözetip durandır. Göklerde ve yerde olanlar ancak O'nundur. O'nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir. Dilediğinden başka ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların gözetilmesi O'na ağır gelmez. O yücedir, büyüktür." (Bakara 255)


    "Allah; O'ndan başka ibadete layık ilah olmayan."
    Ayeti kerimenin bu kısmı Tevhidin temeli ve insanın varoluşun gayesi olan, ibadetin yalnız Allah'a yapılması demek olan Uluhiyyetin tevhidini açıklıyor. İnsanın yalnız Allah'a ibadet etmesi, yalnız O'na itaat etmesi, yalnız O'nun hükmüne boyun eğmesi ve O'nun hükmüyle muhakeme olması, kanunlarını, hayat prensiplerini, ahlakını, düşüncelerini ve hayatını düzenleyen tüm kuralların Allah'ın şeriatından olması gerekir. Bunu yapmadığı müddetçe Allah'a ibadet etmiş sayılmaz.

    "O, Hayy'dir, Kayyum'dur."
    Ayeti kerimenin bu bölümünde Allah (c.c)'ın iki büyük ismi öğretiliyor.

    Birincisi; Hayy. Yani; başlangıcı ve bitişi olmayan devamlı ve sonsuz hayat sahibi demektir. Allah'ın hayatı, yarattığı şeylerin hayatı gibi değildir. Mahlukatın hayatı, başkası tarafından verilmiş bir hayattır. Allah'ın hayatı ise hiç kimse tarafından O'na verilmemiş zatında kaim olan ezeli ve ebedi bir hayattır.

    İkincisi ise Kayyum. Yani mahlukatın bütün işlerini ve alemlerde meydana gelen bütün olayları ahenkli bir biçimde düzenleyen, yarattıklarının rızkını ve koruyup gözetilmesini dilediği gibi yapan demektir. Bu iki isim Allah'ın en büyük isimlerindendir. Çünkü diğer bütün isimler bu iki isimle ilgilidir.

    "Hayy" (Yani; Allah (c.c)'ın ezeli ve ebedi hayat sahibi olması) sıfatı O'nun kemal sıfatlara sahip olmasını ve bütün noksan sıfatlardan uzak olmasını gerektirir.

    "Kayyum" sıfatı ise Allah'ın hiç kimseye muhtaç olmaması ve en mükemmel kudret sahibi olması anlamlarını da kapsar. O hiçbir zaman hiçbir şekilde başkasına muhtaç değildir. O'ndan başka bütün varlıklar ise O'na muhtaçtır.

    "Kendisini uyuklama ve uyku tutmayan."
    Yani; O noksan sıfatlardan münezzehtir. Yarattıklarından asla gafil değildir. Onları asla unutmaz. Herkesin ne kazandığını her an görüp gözetir, her şeyi görür, hiçbir şey O'ndan gizli kalmaz. Allah (c.c)'ın uyuklamamak ve uyumak sıfatları O'nun Hayy ve Kayyum sıfatlarınının gereğidir. Zira uyuklamak ve uyumak Hayy ve Kayyum sıfatlarına ters düşer.

    "Göklerde ve yerde olanlar ancak O'nundur."
    Yani herkesin O'nun kulu olduğunu, her şeyin O'nun mülkünde ve hükümranlığı altında olduğunu bildirmektedir.

    "O'nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir?"
    İşte ayeti kerimenin bu bölümü yaratıcının yetkisini bildiriyor ve kulun yetkisinin sınırlarını çiziyor. Yaratılmış her şey Allah'ın kuludur ve hiçbir kul kulluğunun sınırını aşamaz. O'nun izni olmadan kimse kimseye şefaat edemez. Şefaat etme ve şefaat için izin verme hakkı sadece Allah'a aittir.

    "Onların işlediklerini ve işleyeceklerini bilir. Dilediğinden başka ilminden hiçbir şey kavrayamazlar."
    Yani Allah'ın ilminin bütün kainatı geçmişiyle, hali hazırdaki durumuyla ve geleceğiyle kuşattığını bildiriyor. Aynı zamanda mahlukatın aczini bildirerek ancak Allah'ın izin verdiği kadar ilim sahibi olabileceklerini haber veriyor.

    "O'nun kursüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onların gözetilmesi O'na ağır gelmez."
    Ayeti kerimenin bu bölümü Allah'ın kudretinin kemalini ve yüceliğini bildiriyor. Sonra Allah (c.c) bu ayeti kerimeyi iki değerli ismini zikrederek tamamlıyor.

    "O, Aliy'dir, Azim'dir."
    "Aliyy" yücelik ve yükseklik sahibi demektir. O'nun ulvi ve yüce makamına mahlukatından hiç kimse ulaşamaz. "Azim" Azamet ve büyüklük sahibi demektir. Mahlukatından hiçbiri O'nun azamet ve büyüklüğüne erişemez. Rasulullah (s.a.v.) bu ayetin Kur'an'ın en yüce ayeti olduğunu haber vermiştir. Bu ayet Tevhidin üç bölümünü de kapsar. Her müslümanın bu ayeti ezberlemesi, düşünmesi ve ona uygun amel etmesi gerekir.
    Bu ayetin fazileti hakkında hadisler:
    "Yatağına yatmak için girdiğinde Ayet'el Kursü'yü oku. Sabaha kadar Allah seni korur. Şeytan, sabaha kadar sana yaklaşamaz." (Buhari)

    Ubey b. Ka'b Rasulullah (s.a.v.)'in şöyle dediğini rivayet ediyor: Rasulullah (s.a.v.) bana:
    "Ey Eba'l Munzir! Kur'an'da ezberlediğin en yüce ayetin ne olduğunu biliyor musun?" dedi.
    Ben: "Allah ve Rasulü daha iyi bilir" dedim.
    Aynı soruyu bir daha sordu. Ben:"Ayet'el Kursi'dir" dedim.
    Rasulullah (s.a.v.) göğsüme vurdu ve:
    "Allah seni bu ilme hidayet ettiği için seni tebrik ediyorum" dedi. (Muslim)


    Ebu Hureyre (r.a)'den rivayet edildiğine göre:
    "Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurdu" demiştir:
    "Şüphesiz Allah 'ın doksan dokuz (yani) yüzden bir eksik ismi vardır. Her kim bunları ihsa ederse cennete girer.
    O; kedisinden başka ibadete layık ilah olmayan Allah'tır. Rahman'dır, Rahim'dir, Melik'dir, Kuddus'tür, Selam'dır, Mü'min'dir, Muheymin'dir, Aziz'dir, Cabbar'dır, Mutekbbir'dir, Bari'dir, Musavvir'dir, Gaffar'dır, Kahhar'dır, Vehhab'dır, Basıt'dır, Hafı'dır, Rafi'dir, Hekem'dir, Adl'dir, Latif'dir, Habir'dir, Halim'dir, Azim'dir, Gafur'dur, Şekur'dur, Aliy'dir, Kebir'dir, Hafiz'dir, Mukit'tir, Hasib'dir, Celil'dir, Kerim'dir, Rakib'dir, Mucib'dir, Vasi'dir, Hakim'dir, Vedud'dur, Mecid'dir, Bais'dir, Şehid'dir, Hakk'dır, Vekil'dir, Kaviyy'dir, Metin'dir, Veliyy'dir, Hamid'dir, Muhsi'dir, Mubdi'dir, Muiyd'dir, Muhyi'dir, Mumit'dir, Hayy'dır, Kayyum'dur, Vacid'dir, Macid'dir, Vahid'dir, Samed'dir, Kadir'dir, Muktedir'dir, Mukaddim'dir, Muahhir'dir, Evvel'dir, Ahir'dir, Zahir'dir, Batın'dır, Vali'dir, Müteali'dir, Berr'dir, Tevvab'dır, Muntakim'dir, Afuvv'dur, Rauf'dur, Melik'ul Mulk'dur, Zu'l Celali Ve'l İkram'dır, Muksid'dir, Cami'dir, Ganiyy'dir, Muğni'dir, Mani'dir, Dar'dır, Nafi'dir, Nur'dur, Hadi'dir, Bedi'dir, Baki'dir, Varis'dir, Reşid'dir ve Sabur'dur." (Tirmizi)

    Allah c.c. bu isimlerine Yahudi Kabala işi olan Ebced ve cifir hesapları yaparak belli rakamlar icat ederek bu rakamlar adedince lafız olarak söylemek Türkiye'ye mahsus Bid'at'lerdendir.
    Bu tür bida'atleri Ne Rasulullah (s.a.v.) söyledi ne ashabı bilirdi. Hiç birisi bu tür safsataları ne yapmışlar ne buyurmuşlardır.
    Tuvalette nasıl def-i haced yapacağımızı dahi bize buyuran Rasulullah böyle önemli(!) olan sünneti bize bildirmemiş olması , gizlemesi düşünülemez. Bu din tamamlanmış ve Allah c.c. ondan razı olmuştur .
    Bazı akide yetimlerinin kolaycılığa kaçarak iki dudağı çalıştırarak bütün işlerini halletmeye çalışmaları , her gün cennete girip girip çıkmaları kendi heva ve heveslerinden kaynaklanmaktadır. Zira müslümanın iki kaynağı olan Kuran-ı Kerim ve Hadis-i şeriflerde bahsi geçen sihirli formuller bulunmamaktadır .
    Akıl sahibi müslüman , bu tarz tılsımlı iksirleri kendisine tavsiye eden kimseye kaynağını sorup araştırırsa hakikatleri görmesi kaçınılmaz olacaktır .


    Bu tarz sayılarla (ebced - cifir) ilgili hüküm :

    http://www.islam-tr.com/forum/tevhid/11604-ebced-ve-cifir-yahudi-kabalasinin-sirkidir.html


    [​IMG][​IMG][​IMG][​IMG][​IMG]
  2. DAVA
    Islam-TR Üyesi

    ALLAH razi olsun üstad
  3. Mutedeyyin
    Islam-TR Üyesi

    hadiste gelen 99 sayısı doğru ama sayılan 99 ismin bazılarının kuranda veya sünnette geçtiği bazılarının geçmediği ve kuranda geçen bazı isimlerinse bu sayılan listelerde olmaması hasabiyle bazı alimler bu listenin hadise sonradan eklendiği görüşü belirtmişlerdir örneğin El Rab ismi listede yok ama kuranda Allah cc Allah has isminden sonra 2 . sırayı almaktadır

Sayfayı Paylaş

Yüklüyor...