Alemler Hz. Muhammed (s.a.v) için mi yaratıldı?

Konu, 'Tasavvuf Nedir?' kısmında KavlulFasl tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.
  1. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi

      
    Hadis mütevatir ve Kur'an itikadına aykırı ne yapacan? zan (hadis) ile hakkı (ayeti) mı iptal edecen? Kur'an'a uyumsuz sözü Kur'an bile söyleyemezken (Nisa 82) hadis nasıl söyler? Hak (Kur'an) zanna tabi olmaz, tarafından da iptal edilemez. Zan ancak hakka tabi olduğu kadar hak muamelesi görür. Kur'an'ın onayından geçmeden hadis itibar görmez. Bu hadis inkar etmek değil, ayeti inkar ettirecek hadisi inkar etmektir. Hakkı zanna karşı savunmaktır. Peygamberin ağzından çıkan söz ile ağzından çıkartılan söz arasındaki farkı bilelim. Uydurma hadis diye birşey var. Peygamber Allah'ın vahyiyle konuşuyordu amma uydurmacılar şeytanın vahyiyle konuşuyorlar. Peygamber aramızda yaşamadığına ve peygambere isnad edilen sözlerin ona ait olup olmadığını bilemeyeceğimize göre öğrenebileceğimiz tek ve en güvenilir kaynak peygamberin sözlerinin kaynağı olan Allah'ın korunmuş kitabıdır.

    "Onlardan bir grup, kitapta olmayanı ondan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler ve Allah katından olmadığı halde, "Bu Allah katındandır" derler. Onlar bile bile Allah hakkında yalan uydurmaktadırlar."
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Sen olmasaydın Ya Muhammed! evreni yaratmazdım’

    ( لما اقترف آدم الخطيئة؛ قال: يا رب! أسألك بحق محمد لما غفرت لي. فقال الله: يا آدم! وكيف عرفت محمدا، ولم أخلقه؟ قال يا رب! لما خلقتني بيدك، ونفخت في من روحك؛ رفعت رأسي، فرأيت على قوائم العرش مكتوبا: لا إله إلا الله محمد رسول الله، فعلمت أنك لم تضف إلى اسمك إلا أحب الخلق إليك. فقال الله: صدقت يا آدم! إنه لأحب الخلق إلي، ادعني بحقه، فقد غفرت لك، ولولا محمد ما خلقتك)


    ''Hz Adem günah işlediğinde şöyle dua etti:
    Ya Rabb! Muhammed'in hakkı için benim günahımı bağışlamanı diliyorum.
    Allahu Teala dedi ki: Ey Adem! Sen Muhammed'i nereden biliyorsun, ben onu daha yaratmadım.
    Adem: Ey Rabbim, Sen beni yarattığında ve ruhundan bana üflediğinde başımı kaldırdım ve arşın sütunları üzerinde 'Lailahe İllallah Muhammedun Rasulullah' yazılı olduğunu gördüm. Ve bildim ki, Sen kendi adının yanına ancak en çok sevdiğin kişinin ismini ilave edersin.
    Allahu Teala dediki: Doğru söylüyorsun ey Adem, o (Hz. Muhammed sav) benim en sevdiğim kulumdur. Sen Benden onun (Hz Muhammed sav) hakkı için istedin, Ben seni bağışladım. Muhammed olmasaydı Ben seni yaratmazdım''
    ( Hakim Mustedrek 2/615 Hz Ömer (ra)'dan merfu olarak ;İbn Asâkir (2/323), el-Beyhâki, Delâil’un-Nubuvve (5/488) )


    Uydurmadır.
    Râvilerinden olan Abdurrahm an b. Zeyd b. Eslem hakkında İbn Hibbân şöyle der: «Hadis uydurmakla itham olunmuş, Leys, Malik ve İbn Lehi’a üzerine hadisler uydurmuştur. Dolayısıyla imâm ez-Zehebî rivâyet hakkında uydurma ve batıl derken, İbn Hacer el-Askalânî de ona katılır.
    Zehebi, bu hadis hakkında: ''Hadis uydurmadır. Abdurrahman yalancıdır. Ve Abdullah İbni Meslem el-Fahri'nin kim olduğunu bilmiyorum'' demektedir.


    Mizan'ul-İtidal'de bu hadis için ''batıl bir haberdir'' denilmektedir.

    Beyhaki Delail Nubuvve'de ''Abdurrahman İbni Zeyd İbni Eslem zayıf ravilerdendir'' der.

    El-Elbani bu hadisi aktardıktan sonra '' Sonuç olarak ben derim ki: Bu hadisin Peygamber (sav)'den aslı yoktur. Bu hadise iki muhterem hafız -Askalani ve Zehebi- batıl hükmü vermiştir. ( Zayıf Hadisler Silsilesi 1/hadis no 25) diyerek hadisi eleştirmektedir.


    Şeyhul İslam İbni Teymiyye (ra): ''Hakim bu rivayeti sahihi sakimden (zayıf) ayırma babının girişinde aktarmakta ve Abdurrahman İbni Zeyd İbni Eslem'in babasından rivayet ettiği hadisler uydurmadır'' demektedir.


    El-Sagani uydurulmuş” dedi. ( El-Sagani El-Hadis El-Mevzuat sy.7)
    Elbani'de aynı şeyi söylemiştir. (Silsile el-Zayif 1/450 no 282)
    El Acluni Uydurma olduğunu söylemiştir( el-Aclûnî, Keşfu'l-Hafâ, II, 214.)


    Şeyh Molla Aliyyul Kari ’Zayıftır ama anlamı doğrudur…” (Aliyyul Kari El-Esrar El-Merfuat sy 67-68) der ve şu iki hadisi bu görüşüne delil getirir:

    a. İbn Esakir tarafından nakledilen hadis ”sen olmasaydın dünya yaratılmazdı.” İbni Cevzi bunu nakletti ve şöyle dedi ”uydurulmuştur” (İbni Cevzi El-Mevzuat 1/288) ve Suyuti’de aynı şeyi söylemiştir. (Suyuti El-Laai 1/272)

    b. Deylemi’den nakledilen bir hadis ”Ya Muhammed! Sen olmasaydın Bahce (cennet) yaratılmış olmazdı ve Sen olmasaydın ateş (cehennem) yaratılmış olmazdı
    ElBani derki ”Deylemi’den hadisin sahih olduğunu ortaya koymadan gerçekliğini onaylamak doğru olmaz ki Hiç bir alimin bu konu üzerinde durmuş olmasına rastlamış değilim… Deylemi’nin bunu aktaran tek kişi olması benim için bu hadisin zayıf olduğuna inanmak için yeterlidir, dahası Musned’inde (Deylemi Musned 1/41/2) rastladığımda zayıf olduğuna inandım.
    (El Elbani; Silsile El-Zayıf, 1/451 no. 282)


    Yukarıdaki sözün uydurma olduğuna bir delil de yine başka bir rivayetten ! Akıl sahiplerini çelişkiyi görmeye davet ediyorum :

    Adem (a.s.)’ın Nebî (s.a.v.)’i, kendi yaratılışından sonra cennette iken yer yüzüne inmesinden bilmesidir. Halbuki zayıf, ancak daha iyi bir senedle gelen başka rivayette:
    Adem (a.s.) Hindistana iner ve yanlızlık hisseder, bunun üzerine Cebrâil inerek; Allâhu Ekber, Allâhu Ekber, Eşhedu En Lâ İlâhe İllallâh(iki defa), Eşhedu Enne Muhammeden Rasûlullâh (iki defa) deyip ezan okur. Adem şöyle der: «Muhammed de kim»? Cebrâil: «Peygamberlerden son oğlundur» der.
    İbn Asâkir (1/323/2).


    Râvilerinden Ali b. Behrâm bilinmemekte, diğer bir râvi olan Muhammed b. Abdullâh b. Süleyman aynı şekilde bilinmemektedir.
    Bir önceki rivâyette Âdem (a.s.) daha cennette iken Peygamber (s.a.v.)’i tanıyordu, bu ikinci rivayette ise, Âdem (a.s.) yer yüzüne indiği halde Muhammed (s.a.v.)’i tanımamıştır.
    Menfaatları için birbirinden habersizce Panik halinde hadis peydahlayanların düştüğü bu trajikomik durum tam ibretlik !



    *********************


    Bir üstteki sözün benzeri olan ;

    "Ben gizli bir hazineydim ve ben bilinmeyi diliyordum bundan dolayı ben yaratılmış olanı (insanoğlunu) yarattım sonra kendimi onlara bildirdim ve onlar beni tanıdı”. sözü


    Sehavi (905 , İbni Hacer El-Askalani’nin öğrencisi) dedi ki “İbni Teymiyye derki “İbni Teymiyye derki bu Peygamberin (s.a.v.) hadislerinden değildir ve sahih yada zayıf oluşuna dair bilinen hiç bir isnad yoktur.’ Zerkaşi ve Şeyhimiz (İbni Hacer) onu (bu kararında) desteklemiştir.” ( Sehavi, el-Makasıdu’l-hasene, no. 838 )


    Suyuti (911) dediki “bunun aslı yoktur (Suyuti, Durural Muntasar, no. 330 )

    El Acluni (1162) dediki “bu söylem genellikle ona itimat eden ve bazı temellerini onun üzerine kuran sufilerde vuku bulur.” (El-Acluni, Keşfu’l-hafa, no. 2016)

    el- Elbani derki “bu hadisin aslı yoktur (Muhammed Nasiruddin El-Elbani, Silsile El-Zayıf, 1/166 )



    "kuntu kenzen mahfiyye" diye başlayan bu gizli hazine uyduruk hadisi de bir benzeri gibi "men arafe nefsehu fe kad arafe rabbehu" yani "kim kendini bilirse rabbini de bilir" rivayeti gibi "gizli kardeşlik" tarafından uydurulmuş bir sözdür. Bu tarz sözleri uydurmanın amacı vahdeti vücüd akidesine sözde islami dayanak hazırlamaktır.
    Buna göre güya Allahu teala gizli bir hazineyken kendisinden bir parçayı yani kainatı yaratıp kendisini açığa vurmuştur. Buna göre kainat allahtan sudur etmiştir, doğmuştur.(sudur teorisi)
    Alemlerin rabbini sofilerin bu tarz iftiralarından tenzih ederiz.


    zariyat 56- Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.



    Devamı :

    RASULULLAH'I KURUTAN SÖZLER
    - UYDURMA HADİSLER -


    http://www.islam-tr.com/forum/tevhid/12029-rasulullahi-kurutan-sozler-uydurma-hadisler-kitap.html
  3. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi

    "Ben gizli bir hazineydim ve ben bilinmeyi diliyordum bundan dolayı ben yaratılmış olanı (insanoğlunu) yarattım sonra kendimi onlara bildirdim ve onlar beni tanıdı”

    Manasını doğru buluyorum. Bir de bu muhaddisler, alimler senedden önce hadisleri Kur'an'a arz mı ediyorlar yoksa senedi sağlam diye Kur'an'a arz etmeden delil mi kabul ediyorlar? Ve bir iki alimin, muhaddisin "bilmiyorum, zayıf, uydurma" demesiyle olacak işler midir bunlar? Geniş çaplı bir icma gerekmez mi?
  4. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Uydurma Hadislerin %90 ı nefse ve akla hoş gelen mantıklı sözlerdir.

    Muhaddislerin delillerini endişeyle karşılıyorsanız sizin buna sahih hadis diyen alimleri kitapları ve şerhlerini ortaya koyun ki (aslında var diyene delil düşer) ümmeti bu hatadan kurtarasınız. Aksi taktirde hadis alimlerinin uydurma demesini delillendirmesine rağmen ben bu uydurma ile itikat edeceğim demek akıl sahibi muslumana yakışmaz.
  5. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi


    Nefsi, menfi sebeplerden hadis uydurulmuş olabilir ama bu, her faydalı hadise uydurma demeyi mi gerektirir? Mantıklı bulunduğu için de hadis uydurulmuş olabilir ama bu, her mantıklı hadise uydurma demeyi mi gerektirir? Allah insanların nefislerini hoşnut edici ve akıllarına yatan şeyler vahyetmez mi? Elbette ki bir sözün peygamberden olduğunu kabul etmek nefse ve mantıklı olmasına değil Kur'an'a uygun olmasına bağlıdır, yani senedmiş, şu muhaddismiş, buhariymiş, müslimmiş kurtarmaz. Önce Kur'an, sonra Kur'an'a uygun Hadis daha sonra da Kur'an'a uygun senedi sağlam (sahih) hadis. Bundan öte Kur'an ve sünnete uygun her söz de peygambere isnad edilip, peygamber sözü olarak aktarılmaksızın ve dinde delil kabul edilmemeksizin benimsenebilir. Allahu alim.
    Yukarıda alıntıladığım peygambere isnad edilen sözü dinde, itikadde delil olarak benimsemiyor sadece manasını (kısmen) benimsiyorum.
  6. salah-ad-din

    salah-ad-din Islam-TR Üyesi

    ben manasını da benimsemiyorum, ne olacak?
    benim ya da senin konuyla alakalı mantıksal çıkarımlarda bulunmamız bir anlam ifade eder mi? ayet var, hadis var, alimlerin icması var. gerisi kuru laf...
  7. Habibullah

    Habibullah İyi Bilinen Üye Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    eğer böyle bir şaçmalık doğru olsa idi polonyalı protestanların HZ.İsa a.s için söyledikleri bire bir aynı kelimeler doğru olurdu ki bu lafların ilk söylenişi İSLAM dan 500 yıl evvellere dayanmaktadır bu laf tamamen onların peygamberi böyle imiş bizimki neden olmasın saçmalığından başka bir şey degildir .....
  8. Amel-i Sâlih

    Amel-i Sâlih Islam-TR Üyesi

    Kardeşim bu nedir şaka gibi. Aşıklardan, şairlerden gitmişsin. Orhan Pamuk'a kadar varacak sanırım.

    Korkum şu ki, ileride ravi verirken Nobel ödüllü Orhan Pamuk şu eserinde tahric etmiştir demeniz.

    Acilen kaynaklara yönelin, şiirde, hikayede, şairde, romancıda aktarma aramayın.
  9. salah-ad-din

    salah-ad-din Islam-TR Üyesi

    sen "takvim yaprağı" mevzusunu kaçırdın tabii. iyiki de kaçırmışsın... :)
  10. EBU SEHRAN

    EBU SEHRAN Üyeliği İptal Edildi

    mütevatir hadis zanni değil kat'idir.peygamberin sözleri kuran ile çelişmez.Onun konuştuğu Vahy-i gayri metluv dur.he bu arada ben bahsi geçen hadisi savunmuyorum.uydurma olduğunu biliyorum.bir de sana soruyorum kabir azabına inanıyor musun?
  11. Amel-i Sâlih

    Amel-i Sâlih Islam-TR Üyesi

    Gördüm ne yazık ki. Şaşkınım .)

    Allah kardeşimize hayırlı ilim versin, ilmini arttırsın. Amin.
  12. alpsanli

    alpsanli Üyeliği İptal Edildi

    Günde 2-3 tane hadisi kafama yerleştirmeye çalışıyorum. Bir kitabı alıp sıra sıra okumak daha mı akılda kalıcı oluyor. Hem dini de yeni öğreniyorum. Bunu Tanışma bölümünde yazmıştım. Ne kadar ayıp!

    Ayrıca

    "Sen olmasaydın alemleri yaratmazdım"
    "Âdem aleyhisselam, Arşta gördüğü nurun mahiyetini sual etti. Hak teâlâ buyurdu..."
    "Ben bir gizli hazineydim..."
    Sözlerini mana olarak benimsemeyen var mı? Üstteki ikisinin manasını inkar edene Cübbeli Ahmet tekrar söylüyorum hapı yutar diyor. Muhtemelen hocası Mahmut Efendi de aynı şeyi söyler. Üstteki ikisini benimsemeyenlere ağır suçlamalar yapılıyor. Dini bölüyor vs...
  13. alpsanli

    alpsanli Üyeliği İptal Edildi

    Orhan Pamuk vs... beni ilgilendirmez. Bahsi geçen isimlere dikkat et!!!
    ALVARLI EFE HZ. (MUHAMMET LÜTFİ)
    Amel-i Sâlih in dikkatine arz ederim. Kim olduğunu araştır!

    Divanından bir şiirinden mısra yazıyorum buraya!!! Forumdakilerin dikkantine. Ben taraf tutmuyorum. Sadece münazara!!!

    * * *
    bu mevcûdât vücûdı mevcûduna sebepsin
    ey me’haz-i hidâyet ey dergeh-i muallâ
    * * *
    !!!
  14. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    611

    İlmi konuda edepsizlikte aşırıya gidiyor haddini bilmiyorsun. Ümmetin ittifak ettiği mutevatir hadislerin inkarı muslumanı kafir yapar. Tabi önce muslumansa.
    Muhaddisler, alimler hakkında hiç bir alim senin gibi seviyesiz, saygısızca konuşmamasının sebebini biliyormusun?
    Sana sorduğum soruya neden cevap vermeden İmam Buhariye vs alimlere itibar edilmeyeceğini senin pis nefsine ve hevana göre Kurana Uygunluğunu tek şart olarak gördüğün hükümle hadisin onaylanacağını söylüyorsun ? Bu dini (sözü) hangi alimden aldın?
    Bu soruma da cevap vermeden başka mevzulara girme.


    Hadisin sahih olmasının şartını hangi hadis usulunda tek şart olarak Kuranba uygunluk olarak buldun? Bu soruma cevabını (delilini) sunmanı bekliyorum.

    Diğer üye kardeşlerim lütfen 611 delilini yazana kadar kimse yazmasın. !
  15. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi

    Hayır, zannidir. Allah'ın koruduğu Kur'an ile insanların "korumaya çalıştığı" hadisler aynı değildir. Peygamberin sözleri Kur'an ile çelişemez. Onun konuştuğu vahyi gayrimetluvdur ama onun ağzından aktarılanlar vahiy değildir, zandır. Zan (hadis) ise Hak (Kur'an) namına bir hiçtir. Bu yüzden peygambere ait olduğu "iddia edilen" sözler Kur'an onaylı ve olabildiğince de çok sağlam bir senede sahip olmalıdır.

    Kabir azabını sorma sebebini merak ediyorum ve şu ayeti aktarıyorum; "Onlar, sabah akşam ateşe arzolunurlar. Kıyamet kopacağı gün de: «Firavun hanedanını azabın en şiddetlisine tıkın!»"
  16. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi

    Öncelikle ağır ol, edepsizlikten önce kendini men et ki karşındakini men edebilecek yüzün olsun. Ümmetin ittifak ettiği mütevatir hadisler mi? Kaç kişi ittifak etmiş, söyler misin? Hadisleri değil, sadece Kur'an ile çelişen hadisleri kabul etmeyip Kur'an'a arz edilen mütevatir hadisleri kabul eden ve Kur'an'a yani hakka iman etmiş bir Müslüman'ı kim körükörüne zanna iman etmediği için tekfir ediyormuş, bilelim.

    Eğer ki hiçbir alimin sözünü Allah'ın sözünün üstünde görmediğim için bana bu lafları edersen Allah'tan korkmalısın, ben sana birşey demiyorum ancak Allah'tan affını dilerim. Ama şu kadar söyleyeyim ki Allah peygamberin kendisine karşı yalan uydurması durumunda peygambere ne yapacağını Kur'an'da bildiriyor. Yani, bırak yüzyıllar sonra zan ile gelen buhariden, müslimden peygambere isnad edilen hadisleri peygamber bile yaşadığı dönemde Kur'an'a aykırı söz söyleyemezdi.
  17. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Bak kardeşim sözü geçen uydurma hadise sahih diyen Allahu Tealanın hangi ayetidir yaz. Eğer böyle bir ayet var da buna rağmen biz ayeti kabul etmiyor İmam Buharinin veya itibar edilen muhaddislerin sözünü alıyorsak dediğinde haklısın . Ama yok; Ayet yok ise , aksine bu dini ve hadisleri senden benden iyi bilen ehli sunnet alimleri muhaddislerin delillerine itibar etmek gereklidir. Kafandan bu Kurana ters diyerek sanki biz Allahı değilde alimleri Rab edinmişiz gibi yollara sapmayasın .
    Şimdi senden son kere bahsi geçen uydurma hadisin Kurandan nosunu bekliyorum.
  18. Habibullah

    Habibullah İyi Bilinen Üye Yetkili Kişi Forum Yöneticisi



    her faydalı eylem hadis olabilirmi kandillerde bak hepsi faydalı eylem ama baştan sona uydurma aradaki farkı anlamıssındır herhalde.

    bu konuda ıse sen kafana hiç takma bu kitaplarda senin gibi mantık dinine bağlı kişilerin yazılar yazmıyor o kitaplarda ALLAH CELLE CELAUHUNUN indirdiklerine iman etmiş ( aynı zamanda cennetle müjdelenmiş )kişilerin haberleri var.

    burası ise gercekten ilginç bir bölüm yukarıda bir çok yerde mantığınıza göre takılıp arkasından böyle bir şeyi kabul edebilmek icine düştüğünüz durumu açıkça ortaya koyuyor
  19. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi

    Öncelikle ben yukarıda uydurma olduğu iddia edilen sözü destekleyici herhangi bir ayetin olduğunu iddia etmedim ama red eden ayet de görmedim. Zariyat 56 ayeti insan ve cinlerin başkaları için değil "sadece" Allah'a kulluk için yaratıldığından bahsediliyor. Bu da o söze ters değil -ki Allah insanları kulluğu için yarattıysa bu insanlara kendini bildirme, bilinme isteğidir aynı zamanda. Çünkü insanlar bilmedikleri birşeye kulluk yapamazlar. Sözü hadis olarak benimsemediğimi ama iki-üç alimin, muhaddisin red etmesiyle de hadislerin iptal olunamayacağını savunuyorum. Sence de bu işler 2-3 alimin sözüyle olacak şey midir? Bu sayı çok az değil midir? Geniş çaplı bir icma gerekmez mi?
  20. Habibullah

    Habibullah İyi Bilinen Üye Yetkili Kişi Forum Yöneticisi

    BİLGİLENDİĞİNİZ KAYNAKLARI TAHLİL EDİN ARAŞTIRIN YUKARIDAKİ YAZILARINIZ VE DAHA EVVELKI KONULARDA GEÇEN YAZILARINIZI İNCELERSENİZ BESLENMİŞ OLDUĞUNUZ KİTAPLARI SEÇERKEN GELİŞİGÜZEL DAVRANMIŞ OLDUĞUNUZ HİSSİNE KAPILMAMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR..
    YOKSA KIRMIZI YAZILARI YA AZABİLMEK İÇİN İKİ SEBEB VARDIR BİRİ ÇORBAYI KARIŞTIRMAK İKİNCİSİ CAHİL OMAK......
  21. abdullah11

    abdullah11 Misafir

    611 bak bakalım kuranda ne diyor


    “Rasul, size neyi getirdiyse alın, neyi yasak ettiyse ondan sakının.” (Haşr, 7


    De ki: Allah'a ve Resûlü'ne
    itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler
    ki Allah kâfirleri sevmez.” (Al-i İmran 31, 32

    “O, arzusuna
    göre de konuşmaz. O (bildirdikleri)
    vahyedilenden başkası değildir Necm 3 ve 4.


    şimdi sen ya kuran okumuyorsun hada boş konusuyorsun . nasıl olurda sahıh hadislere ZAN dersin . hadisin zan oldugunu nereden çıkardın . al sana necm suresindeki ayet sahıh hadısın de allah tab oldugunu bildiren ayet O, arzusuna
    göre de konuşmaz. O (bildirdikleri)
    vahyedilenden başkası değildir Necm 3 ve 4. .... ne diyeceksin
  22. kelime-i şehadet

    kelime-i şehadet Islam-TR Üyesi

    Rasul'ün getirdiğini alıyor ve yasakladıklarından uzak duruyorum. Allah'a ve O'nun sözlerine bağlı konuşan, Kur'an dışı vahiyleri insanlara aktaran Peygambere itaat ediyorum ama peygamberin ağzından aktarılan (çıkan değil) her söze zan gözüyle bakıyorum, Kur'an'a ve senedlerie bakmadan itaat etmiyorum. Aktarılan her sözün Kur'an ile sağlaması yapılacak daha sonra da çok ama çok sağlam bir senede sahip olacak. Peygamber arzusundan konuşmaz değil KONUŞAMAZ yoksa Allah onun işini bitirirdi. Zaten ben peygamberin ağzından döküldüğünü bizzat duysam hiçbir sorun kalmaz ama malumunuz Peygamber Allah'ın vahyiyle konuşurken uydurucular da boş durmuyor, şeytandan vahiy alıyorlar. Uydurma hadisleri de kabul etmiyor ancak manası Kur'an'a ters düşmüyor ise herhangi bir söz (vecize gibi vs.) olarak benimsiyorum ama şunu da söyleyeyim ki iki-üç alimin sözüyle de hadis iptal etmiyorum ve yine 2-3 alimin sözüyle tasdik etmiyor, geniş çaplı bir icma olması gerektiğini savunuyorum. Umarım anlatabilmişimdir. Şimdi halen beni hadis inkarcısı, uydurma hadis mümini olmakla itham edecek varsa ben bundan sonrasında yokum. Yeterince açıklama yaptım. Allah'tan sizler için anlayış diliyorum.
  23. abdullah11

    abdullah11 Misafir

    Valla kardes yazdıklarından hadis usulü bilmediğini anlıyorum tabimi 2 alimin dedigiyle hadis iptal edilemez ama usul okusaydin sahih diye adlandırılan haberlerin koca bir cumhurun tasdikiyle onaylandigini bilirdin biz sana senet araştırması yapmadan hadisi al demiyoruz tabiki araştıracaksın ama aklına yada aklının algıladığı kadar kurani anlamana götürüp hadisi sonradan bu kuranla çelişiyor reddederim diyemezsin diyebilmen için nasih mensuh olayını iyi bilmen lazım ... Peki sence kuranda birbirini Mesh eden 2 ayeti nasıl anlayacaksın neticede Kur'an peyderpey indi suanki sıralaması da sünnet neticesinde toplandı . Bu sebeble peygamber Allah bana Kur'an ve bir o kadarını verdi diyerek sünneti işaret etmistir
  24. EBU SEHRAN

    EBU SEHRAN Üyeliği İptal Edildi

    sen hangi usulu okudun bilmiyorum ama yazılarından hadis inkarcısı olduğun anlaşılıyor.sen diyorsun ki kuran da varsa inanırım yoksa inanmam.Altın ve ipeğin haram oluşu yırtıcı kuşların etinin haram oluşu recm bunlar kuran da yok ne yapcaz inkar mı etcez.
  25. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin

    Gördüğümüz gibi hadis usulu ilmine rağmen , o ilmin ve alimlerin aklını ve metodunu beğenmeyerek yeni metodlar çıkararak, aklına uygun olanların kabul edilmesini savunmaktadırlar.
    Halbuki 1400 senedir İslam aleminde bu taifeden başka, hadislere şüphe katan, şüpheyle yaklaşılmasını sağlayan, ilim ehline itibar etmeyen kimse çıkmış mıdır?
    Bu nefsi itham bugüne kadar ki ehli sünnet akaidinin sıhhatini ve doğruluğunu zan altında bırakmaktadır.
    Hadis usulu alimleri ve hadis usulu ilmine göre hadislerin "sağlamlık, güvenilirlik kaydı" ilimle verilmekte, kimsenin nefsine, ırkına, çıkarına kayırma gözetilmeden incelenip, bildirildiği için ittifakla kabul edilmekte, amel edilmektedir.


    Beyhaki şu hadisi zikreder:
    Bizden işttiği hadisi işittiği gibi aynen rivayet edenin (c.c.) yüzünü ağartsın. Çünkü kendisine aktarılan bazı kimseler dinleyenden daha iyi beller
    (İbnu Mace Mukaddime: 18; Darimi Mukaddime: 24; Tirmizi: 2657; Musned: 1/427; Ebu Davud: 3660)

    Beyhaki daha sonra Ebu Davud’un Ebu rafi’den rivayet ettiği hadisi zikreder: Rasulullah (sav) şöyle buyurdular:
    Sizden birinizi, koltuğuna yaslanmış olarak, kendisine emrettiğim veya nehyettiğim bir haber geldiğinde “bunu bilmiyoruz. Biz Kuran’da bulunduğumuz tabi oluruz” derken bulmayayım.”


    İmam Şafii de şöyle der:
    Bu hadis, onunla ilgili Kuran’da bir ayet bulamasalar bile muminlerin Rasulullah’tan (s.a.v) gelen emre uymayanları bildirip, buna uymanın zaruri olduğunu ortaya koymaktadır.


    Beyhaki daha sonra yine Ebu Davud’dan, el-İrbat b. Sariye’den gelen hadisi zikreder:
    O an beraberinde bulunan ashabı da bulunduğu halde (fethetmek üzere) Rasulullah (s.a.v) ile birlikte Hayber’e geldik. Hayber’in başındaki adam da azılı bir kafirdi. Rasulullah’ın (s.a.v) gelip şöyle dedi:
    -Ya Muhammed! Eşeklerimizi boğazlayıp, ürünlerimizi yiyip, kadınlarımıza da vurma hakkınız varmı?
    Bu söz üzerine Rasulullah (s.a.v) celallendi ve şöyle buyurdu:
    -İbnu Avf! Atına atla git te (ashabıma cennete sadece müminlerin gireceğini ve) namaza toplanmalarını söyle.
    Onlar da toplandılar. Rasulullah namazı kıldırdıktan sonra ayağa kalkıp şöyle hitap etti:
    - Sizden biriniz koltuğuna yaslanıp, Allah sadece Kur’an’da haram kıldığı şeyleri yasaklamıştır diye düşünerek böyle mi zanneder? Dikket eden! Vallahi ben de bazı şeyleri emrettim ve anlattım. Bazı şeyleri de yasakladım. Benim emirlerim ve yasaklarım da yanı Kur’an gibidir, belki de daha önceliklidir. (Bilesiniz ki) Allah Teala sizlere, izin verilmedikçe zimmilerin evine girmezinizi, kadınlarına vurmanızı ve gerekli öşrü verdileri takdirde ürünlerini yemenizi yasaklamıştır.

    (Ebu Davud:3050; Beyhaki Sunne: 9/204.)


    Hadisleri Reddeden Bir Takım Kimselerin Delil Olarak Getirdikleri, Zayıf Şahısların Rivayete Olan “Sünnetin Kur’an’a Arz Edilmesi’ne Dair Ki Haberlerin Batıl Oluşu:


    İmam Şafii şöyle der:
    Rasulullah’tan gelen bazı hadisleri reddeden bir kimse bana şu hadisi delil olarak gösterdi:
    Benden size gelen haberi Kur’an’a arz edin. Onu uyuyorsa, onu ben demişimdir. Kur’an’a uymuyorsa onu ben demedim
    O kimseye şöyle dedim:

    - Az çok rivayeti sahih olan hiçbir kimse bunu rivayet etmemiştir. Bu mechul bir kimseden gelen munkatı’ bir rivayetteri. Biz ise böyle rivayetleri herhangi bir konuda delil olarak kabul etmeyiz.

    Beyhaki de şöyle der: İmam Şafii bu sözüyle Halid b. Ebi Kerime’nin Ebu Ca’fer tarikıyla Rasulullah’tan rivayet ettiği hadisi kastetmiştir.
    Hadis şöyledir:
    Rasululah yahudileri çağırır ve onlara sorular sorar. Onlarda anatırlar. Bu arada İsa’ya da iftirada bulunurlar. Bunun üzerine Rasulullah minbere çıkar ve insanlara hutbe irad eder:
    “- Benden sonra hadisler yayılacaktır. Size Kur’an’a uygunu olarak gelen hadisler bendendir. Kur’an’a muhalif olarak sizlere gelen hadisler bendendir. Kur’an’a muhalif olarak sizlere gelen hadisler ise bana ait değildir
    (Mecmue’z Zevaid: 1/170)

    Beyhaki bu rivayet için şöyle der:
    Hadisler Kur’an’a ters düşmez. Bilakis Rasulullah’ın hadisleri, Allah Teala’nın ayetle am mı has mı, nasih mi mensuh mu kastettiğini açıklar. Akabinde Rasululah’ın sünetiyle ortaya koyduğu(ve açıkladığı) farzlar insanlara mecburi olur. Allah Rasulu’nün emirlerini kabul eden kimse, Allah’ın emirlerini kabul etmiş olur.

    Beyhaki de der ki:
    Bu hadis hepsi de zayıf olan başka tariklerle de rivayet edilmiştir.

    Beyhaki daha sonra İbnu Vehb, Amr b. el Haris, el Esteğ b. Muhammed b. Ebu Mansur tarikıyle şu hadisi rivayet eder:
    Ebu Mansur’a ulaştığına göre Rasululah şöyle buyurmuştur:
    “- Hadisler üç kısma ayrılır: Size benden gelen ve Allah’ın kitabında geçmesi sebebiyle bildiğiniz hadisleri kabul edin. Size benden gelen fakat Kur’an’da bulamadığınız ve yerini tesbit edemediğiniz hadisleri kabul etmeyin. Keza benden size gelen ve tüylerinizin diken diken olduğu, gönüllerinizin kırıldığı ve Kur’an’da onun aksini bulduğunuz bir rivayet gelince onu da reddedin

    Beyhaki der ki: Bu mechul bir kimseden gelen munkatı’ bir rivayettir.
    Beyhaki daha sonra Asım b. Ebi’n Necud (Asım b. Ebi’n Necud. Yedi kurradan biri. Adı Asım b. Behdele el-Kufi’dir. Benu Esed’in mevla’sıdır. Kıraata güvenilirdir. Hadiste ise daha alt seviyededir. Saduk’tur), Zirr b. Hubeyş, Ali b. Ebi Talib tarikıyla şu rivayeti nakleder:
    “-Benden sonra raviler olacak, hadislerimi rivayet edecekler. Rivayet ettikleri hadisleri Kur’an’a arz edin. Kur’an’a muvafıksa rivayet edin, Kur’an’a muvafık değilse onu almayın

    Beyhaki şöyle der: Darekutni demiştir ki:
    - Bu hadiste vehm vardır. Doğrusu hadisin Asım tarikıyla Zeyd b. Ali’den munkatı’ olarak gelmiş olduğudur.

    Beyhaki senedini de zikrederek Bişr b. Numeyr, Huseyin b. Abdillah tarikıyla onun bbasından onun da Ali’den naklettiği hadisi zikreder:
    Rasulullah şöyle buyurmuşlardır:
    - “Bazı insanlar olacak, benden hadis rivayet edecekler. Size bir kimse hadis rivayet ettiğinde bu Kur’an’a muvafıksa, onu ben dedim. Size bir kimse de hadis rivayet ettiğinde bu Kur’an’a muvafık değilse onu ben demedim
    Yine “Haberiniz olsun! Bana Kitap (Kur’an) ve onunla birlikte , onun gibisi (sünnet) verilmiştir.” (Ebu Davud(sünnet 5, imare 33) Tirmizi (ilim 10) Ahmed(2/367, 4/132) )

    Sahih hadisi ve bir çok benzer rivayetler de, sünnetin Allah tarafından verilmiş bir vahiy olduğunu ifade eder.



    Peygamber efendimiz, hadislerle amel etmeyecek olan kişilerin nasıl İnsanlar olacaklarını bizlere tanıtmış ve bu gibi İnsanlardan uzak olmamızı beyan etmiştir.
    Bu hususta Ebu Rafi (Ebu Rafı Rasulullah'ın azadlı kölesi olup, İsmi Eslem'dir) Rasulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
    "Sakın sizden birinizi koltuğuna yaslanmış otururken, kendisine emrettiğimiz veya yasakladığımız hususlardan bir husus geldiğinde "biz bunu bilmiyoruz. Biz Allah'ın Kitabında ne bulduksa ona tabi oluruz" diyen biri olarak görmeyeyim. "
    (Ebû Dâvûd, Kit. Sünnet, bab: 6 hn: 4605; Tirmizî, Kit. İlim, bab: 10 hn: 2663; îbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 13.
    Ebû Dâvûd, Kit. Sünnet, bab: 6 hn: 4605; Tirmizî, Kit. İlim, bab: 10 hn: 2663; îbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 13)


    Mikdam b. Mâdi Kerib ise Rasulullah'ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:
    "Dikkat edin! Bana kitap, bir de onun kadarı (vahyi gayri metluv) verilmiştir. Yakında karnı tok olan ve koltuğuna yaslanan bir kişi:
    "Siz sadece bu Kur'an'a sarılın. Siz onda neyin helal olduğunu görürseniz onu helal sayın ve neyin de haram olduğunu görürseniz onu haram sayın" diyecektir. Dikkat edin! Ehlî eşeklerin etleri size helal değildir. Köpek dişi bulunan yırtıcı hayvanların etleri de helal değildir
    ."
    ( Ebû Dâvûd, Kit. Sünnet bab: 6, hn: 4604; Tirmizî, Kit. İlim, bab: 10 hn: 2664; İbn Mace, Kit. Mukaddime, bab: 12; Müsned, İmam Ahmed, c. IV, sh. 131.00 )


    Diğer bir rivayette şöyledir.
    "Dikkat edin olabilir ki, koltuğuna yaslanan bir kimseye benim hadisim ulaşır. O da der ki: "Bizimle sizin aranızda Allah'ın kitabı bulunmaktadır. Onda neyin helal olduğunu görürsek onu helal sayarız. Neyin de haram olduğunu görürsek onu haram sayarız." Dikkat edin. Allah'ın rasulunün haram kıldığı Allah'ın haram kıldığı gibidir. "
    (Tirmizî, Kit. ilim: bab: 10 hn: 2664 )

Yüklüyor...
Konu Durumu:
Daha fazla cevap için açık değil.

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.