Ahir Zamanda Müslümanların Durumu Ne Olacak?

Konu, 'Kıyamet Alametleri - Ölüm, Kabir ve Ötesi' kısmında AlexanderHeek tarafından paylaşıldı.

  1. AlexanderHeek

    AlexanderHeek Islam-TR Üyesi

      
    Ben şu soruyu sormak istiyorum.Şuan sizinde bildiğiniz gibi ahir zamanda yaşıyoruz...Bu dönem içinde ileride neler olacak?Müslümanların ahir zamanındaki durumu ne olacak?Kur'an-ı Kerim de bu konuda neler yazmaktadır...Yoksa müslümanlar hep ezilmeye devamı edecek.İslam yerinde mi sayacak yoksa yayılacak mı?Ve bunun belirtileri ne olacaktır.
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin Forum Yöneticisi

  3. AlexanderHeek

    AlexanderHeek Islam-TR Üyesi

    Hocam benim asıl merak ettiğim konu ahir zaman içnde müslümanların ve islamın durumu ne olacak...İslam yükselişe geçecek diyorlar...Mehdi(a.s.) çıkacağını peygamber efendimiz(s.a.v) ve islam alimleri söylüyor...Mehdi ne zaman çıkacaktır...İslam Mehdi(a.s.) ile birlikte nerelere gelecek ben bunları merak ediyorum...Ayetlerle ve kendi bildikleriniz varsa anlatır mısınız?
  4. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Yetkili Kişi Site Admin Forum Yöneticisi

    Kardeşim , sorun net olmamala birlikte çok geniş zaman dilimini kapsıyor. Konuyla ilgili hadis-i şeriflere bakarak değerlendirebiliriz. Sorunuzun daha detayını da yine Hadis-i şeriflerden tamamlayabilirsiniz.


    Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki) : Bize Cerir Abdulmelik b. Umeyr'den, o da Câbir b. Semura'dan, o da Nâfi b. Utbe' den naklen rivayet etti. Nâfi' şöyle demiş :
    Bir gazada Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte idik. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ye Sellem)'e bati tarafından üzerlerinde yün elbiseler bulunan bir kavim geldi. Ve kendisine bir tepenin yanında tesaduf ettiler. Onlar ayakta Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturuyordu. Nefsim bana dedi ki: Şunların yanına git de onlarla Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in araşma dur. Ona bir baskın yapmasınlar! Sonra (kendi kendime) belki onlarla bir sır konuşur, dedim ve yanlarına vararak onlarla Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arasına durdum.
    Nâfi' şöyle demiş : Muteakiben ondan dört kelime belledim, bunları elimde sayarım!
    «Arab yarımadasında gaza edeceksiniz. Allah onu size fethedecektir. Sonra İran'a gaza edeceksiniz. Allah onu sîze fethedecektir. Sonra Romalılarla gaza edeceksiniz. Allah orasını da size fethedecektir. Sonra Deccal'la gaza edeceksiniz. Allah onu da fethedecektir.» buyurdular.

    Râvî diyor ki: «Bunun üzerine Nâfi' : Yâ Câbir! Biz Romalılar fethedilmedikçe Deccal'ın çıkacağını zannetmiyoruz, dedi.»
    Arab yarımadasının sınırlarını evvelce görmüştük. Kısacası îmam Mâlik 'den bir rivayete göre Arab yarımadası Mekke, Medîne, Yemâme ve Yemen 'den ibarettir.
    Hadîs-i şeriften murad; bu yarımadanın kalan yerlerini yahut hiç bir kâfir kalmamak şartiyle bütününü elde edeceksiniz, demektir. Taberî : «Burada hitap yalnız mevcutlara değil, hem onlara hem diğer sahabeye ve kıyamete kadar Allah yolunda harbedecekleredir.» diyor. Hadîs-i şerîf Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mucizelerindendir.
    (Muslim, Fitne, Bab 12, Hadis no: 38 (2900)




    - Bize Musedded haber verdi, Onlara Ömer b. Abîd haber vermiş. Bize Ebû Bekir, yani İbn-i Ayaş haber verdi. Bize Musedded haber verdi, bize Sûfyân'dan Yahya haber verdi. Bize Ahmed b. İbrahim haber verdi. Bize Ubeydullah b. Musa haber verdi.
    Bize Zaide haber verdi. Bize Ahmed b. İbrahim haber verdi, bana Ubeyduilah b.Mûsa Fıtri'dan haber verdi, dedi. (Rivâyetlerdeki) mânâ aynıdır. Bunların hepsi Asım'dan, Asım, Zir'den o da Abdullah (b.Mes'ûd (r.anh) vasıtasıyla Rasûlullah (s.a.v.)'den rivayet etmiştir;

    Rasûlullah (s.a) şöyle buyurmuştur:
    "Dünyada sadece bir gün kalsa, -Zaîde, hadisinde şöyle dedi - Allah o günü uzatır da - sonra bütün râvîler ittifak ettiler. (Buradaki şek râvî'dendir) -O günde Benden veya ehli beytimden, adı adıma, babasının adı da babamın adına uyan bir adam gönderir"

    Fitr hadisinde şu ilâve vardır:
    O şahıs "dünyayı, zulümle dolduğu gibi, adaletle dolduracaktır"
    Sufyân hadisinde şöyle dedi. "Arablara, adı adıma uyan ehl-i beytimden biri hakim olmadıkça dünya son bulmayacak", - Veya gitmeyecektir - (Şek ravidendir)
    Ebû Davûd der ki, Ömer ve Ebu Bekr'in (rivayetleri) Sufyân'ın (rivayetinin) aynıdır, (yani son ilâve, bunların rivayetinde de vardır.)
    (Ebu Davud, Mehdi, Bab 35, hadis no : 4282; Tirmizî, Fiten 52)


    Tirmizî, hadis-î şerif için "Hasen Sahîh" demiştir.
    Bu hadis, musannıfa beş ayrı isnâdla gelmiştir. Bu isnâdlardaki rivayetler mânâ itibariyle aynı olmakla birlikte, lâfız olarak aralarına bazı küçük farklar vardır. Metinde bu farklar gösterilmiş, tercemeye de aynen aktarılmıştır. Ancak bu: okuyucu için, hadisin mânâsını anlatmakta, bir güçlük doğurmaktadır. Onun için, hadiste ifâde edilen mânâyı tekrar atkarmak istiyoruz.


    Efendimiz'in beyânına göre, dünyanın ömründen sadece bir gün bile kalsa Cenab-ı Allah, o günü uzatacak ve Rasûlullah'ın ehl-i beytinden Abdullah oğlu Muhammed isminde bir zat gönederecektir. Bu zat tüm arablara hakim olacak ve daha önce zulümle dolan dünyayı adaletle dolduracaktır.

    Ulemanın beyanına göre, Rasûlullah'ın geleceğini haber verdiği bu zat Mehdî'dir. Mehdî'nin, Rasûlullah'ın ehl-i beytinden olduğu, hadisle sabit olmakla beraber, onun Hz. Hasan'ın mı yoksa Hz. Huseyin'in mi soyundan geleceği konusunda bir nâss yoktur. Bu yüzden Ulema bu hususta ihtilâf etmiştir.
    Aliyyu'l Kârî Mirkat'da, iki nesebin birlikte bulunmasına bir engel olmayacağını, zahire göre Mehdî'nin baba tarafından Hz. Hasan, Anne tarafından Hz. Huseyin'e mensub olacağını söyler. Bunu söylerken de Hz. İbrahim'in oğullan İsmail ve İshak (a.s)'a kıyas yapar, îsrailoğullarının bütün peygamberleri Hz. îshak'm soyundan geldiği halde bizim Peygamberimiz (s.a.v.), Hz. İsmail'in soyundan gelmiş ve öbürlerinin tümü makamına kâîm olmuştur. Aynı şekilde imamların çoğu ve ummetim büyükleri, Hz. Huseyin'in soyundan gelmiştir. İşte buna karşılık beklenen Mehdî'nin de Hz. Hasan'ın soyundan gelmesi muvafıktır. İşte evliyanın sonuncusu olacak olan bu zat, diğer büyük zevatın yerine kaîm olacaktır.
    Hadisten, gelecek zatın adının Muhammed, babasının adının da Abdullah olacağı bildirilmektedir. Bu, beklenen Mehdî'nin, Samerra'daki bir dehlizde gizli olan Muhammed b. Hasen el - Askerî olduğunu söyleyen Şiâ'yı reddetmektedir. Çünkü onların iddia ettikleri Mehdî'nin babasının adı Abdullah değil Hasen'dir.

    Efendimiz'in bildirdiğine göre, Mehdî geldiğinde yeryüzünü adaletle dolduracaktır. Kimi alimler bundan maksadın tüm dünya, kimi alimler Arab ülkeleri ve ona tâbi yerler olduğunu söylerler.
    Sufyân'ın rivayetine göre, Mehdî tüm Arablara malik olacaktır. Alimler "Arablar"ın galibe nazaran zikredildiğini, onun sadece Arablara değil tüm kavimlere mâlik olacağını söylerler. Rasulullah'ın sadece Arabları anması, o zaman Müslümanların arablardan oluşması, ya da diğer halklar müslüman olunca, ilk müslüman olan Arablarla tek millet gibi olmalarıdır. Şubhesiz, doğrusunu Allah bilir.


    Ali (b. Ebî Talib) (r.anh)'dan; Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.
    "Dünyanın ömründen sadece birgün kalsa bile, Allah (c.c) benim ehl-i beytimden bir adam gönderecektir. O dünyayı, (daha önce) zulumle olduğu gibi, Adaletle dolduracaktır."
    (Ebu Davud, Mehdi, Bab 35, hadis no : 4283;İbn Mâce, Fiten 34; Ahmed b. Hanbel 1-299, III -28,37)
Yüklüyor...

Sayfamızı paylaşarak bize destek verebilirsiniz.